Google fragen

Sie suchten nach: deportation (Englisch - Türkisch)

Menschliche Beiträge

Von professionellen Übersetzern, Unternehmen, Websites und kostenlos verfügbaren Übersetzungsdatenbanken.

Übersetzung hinzufügen

Englisch

Türkisch

Info

Englisch

Deportation

Türkisch

Tehcir

Letzte Aktualisierung: 2015-05-15
Nutzungshäufigkeit: 6
Qualität:

Referenz: Wikipedia

Englisch

Deportation

Türkisch

Sınır dışı etme

Letzte Aktualisierung: 2012-02-25
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Referenz: Wikipedia

Englisch

The two are accused of murder, forced deportation and inhuman acts.

Türkisch

İkili cinayet, zorla sürme ve insanlık dışı eylemlerle suçlanıyor.

Letzte Aktualisierung: 2012-04-07
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Referenz: Wikipedia

Englisch

Prosecutors now have 40 days to submit all necessary documents for the deportation.

Türkisch

Savcıların mahkumun sınır dışı edilmesi için gereken bütün belgeleri sunmak için 40 günleri var.

Letzte Aktualisierung: 2012-04-07
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Referenz: Wikipedia

Englisch

Immigrants found without a green card are immediately arrested and await deportation.

Türkisch

Yeşil kartsız yakalanan yabancılar derhal tutuklanıyor ve sınır dışı edilmeyi bekliyor.

Letzte Aktualisierung: 2016-01-20
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Referenz: Wikipedia

Englisch

"Rather it is a serious case of persecutions, extermination and deportation."

Türkisch

Yargıç, "Bu daha çok ciddi bir zulüm, toplu katliam ve sınırdışı etme davasıdır," diye konustu.

Letzte Aktualisierung: 2016-01-20
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Referenz: Wikipedia
Warnung: Enthält unsichtbare HTML-Formatierung

Englisch

The most significant loss in World War II was the deportation of the 1221 Jewish citizens to Auschwitz.

Türkisch

Dünya Savaşı'nda en önemli kaybı, Auschwitz'e 1221 Yahudi vatandaşının sınırdışı edilmesi oldu.

Letzte Aktualisierung: 2016-03-03
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Referenz: Wikipedia

Englisch

The deportation is part of an on-going campaign in Kosovo against Muslim extremists.

Türkisch

Sınır dışı uygulaması, Kosova'nın radikal İslamcılara karşı sürdürdüğü bir kampanya kapsamında yer alıyor.

Letzte Aktualisierung: 2016-01-20
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Referenz: Wikipedia

Englisch

Considered the informal leader of the ex-mujahedin, he awaits deportation on Wednesday.

Türkisch

Eski mücahitlerin gayrıresmi lideri olarak kabul edilen İmad Çarşamba günü sınırdışı edilmeyi bekliyor.

Letzte Aktualisierung: 2012-04-07
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Referenz: Wikipedia

Englisch

He was married to Gertrud Meyer from Lübeck in a marriage of convenience to protect her from deportation.

Türkisch

Sınırdışı edilmekten korumak için hayali bir evlilik ile Lübeck'de Gertrud Meyer ile evliydi.

Letzte Aktualisierung: 2016-03-03
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Referenz: Wikipedia

Englisch

Tuka was one of the main forces behind the deportation of Slovak Jews to Nazi concentration camps in German occupied Poland.

Türkisch

Tuka, Alman işgali altındaki Polonya'da Nazi toplama kamplarına Slovak Yahudilerinin sürgününün arkasındaki ana kuvvetlerinden biriydi.

Letzte Aktualisierung: 2016-03-03
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Referenz: Wikipedia

Englisch

He is accused of complicity in the murder, persecution, deportation and forced displacement of Albanian civilians.

Türkisch

Corceviç Arnavut sivillere yönelik cinayet, zulüm, sınırdışı etme ve zorla yer değiştirme suçlarıyla suçlanıyor.

Letzte Aktualisierung: 2012-04-07
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Referenz: Wikipedia

Englisch

He is charged with commanding, committing and participating in murder, deportation, imprisonment, torture and rape.

Türkisch

Zanlı cinayet, sürme, hapsetme, işkence ve tecavüz suçlarına komuta etmek, bunları işlemek ve bunlarda yer almakla suçlanıyor.

Letzte Aktualisierung: 2012-04-07
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Referenz: Wikipedia

Englisch

He is also charged in connection with abetting murders and the deportation of civilians in the northwest Krajina region from 1990 to 1992.

Türkisch

Klikoviç, 1990- 1992 yılları arasında kuzeybatıdaki Krajina bölgesinde sivillerin öldürülmesi ve sınır dışı edilmelerini teşvik etmekle de suçlanıyor.

Letzte Aktualisierung: 2012-04-07
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Referenz: Wikipedia

Englisch

He is also charged in connection with abetting murders and the deportation of civilians in the northwest Krajina region from 1990 to 1992.

Türkisch

Zanlı hakkında, 1990- 1992 yılları arasında kuzeybatıdaki Krajina bölgesinde sivillere yönelik cinayet ve sınırdışı etme suçlarını azmettirme suçlaması da bulunuyor.

Letzte Aktualisierung: 2012-04-07
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Referenz: Wikipedia

Englisch

In April 1944, Barbie ordered the deportation to Auschwitz of a group of 44 Jewish children from an orphanage at Izieu.

Türkisch

1944 Nisanında 44 yahudi çocuğun Izieu'daki bir yetimhaneden Auschwitz toplama kampına nakli emrini vermiştir.

Letzte Aktualisierung: 2016-03-03
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Referenz: Wikipedia

Englisch

However, their deportation has been an underlying issue in the country's Euro-Atlantic integration.

Türkisch

Ancak bunların sınır dışı edilmeleri ülkenin Avrupa Atlantik entegrasyonunda sorun yaratıyordu.

Letzte Aktualisierung: 2016-01-20
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Referenz: Wikipedia

Englisch

The dismissal came amid allegations that Sadovic obstructed the deportation of Islamic radicals from Bosnia and Herzegovina (BiH).

Türkisch

Görevden alma, Sadoviç'in radikal İslamcıların Bosna-Hersek'ten (BH) sınır dışı edilmelerini engellediği yönündeki iddialar üzerine gerçekleşti.

Letzte Aktualisierung: 2016-01-20
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Referenz: Wikipedia

Englisch

The accusations against him include the murder of more than 1,600 Muslims and Croats and the deportation of tens of thousands of civilians.

Türkisch

Hükümlü aleyhindeki suçlamalar arasında 1. 600'den fazla Müslüman ve Hırvat'ın öldürülmesi ve onbinlerce sivilin sürülmesi de yer alıyor.

Letzte Aktualisierung: 2012-04-07
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Referenz: Wikipedia

Englisch

As such, he is held responsible for the unlawful killings of at least 150 Krajina Serbs and the forced deportation of up to 200,000 others.

Türkisch

Bu yüzden de en az 150 Krajinalı Sırp'ın kanunsuz şekilde öldürülmesi ve 200 bin kadarının zorla sürülmesinden sorumlu tutuluyor.

Letzte Aktualisierung: 2016-01-20
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Referenz: Wikipedia

Eine bessere Übersetzung mit
4,401,923,520 menschlichen Beiträgen

Benutzer bitten jetzt um Hilfe:



Wir verwenden Cookies zur Verbesserung Ihrer Erfahrung. Wenn Sie den Besuch dieser Website fortsetzen, erklären Sie sich mit der Verwendung von Cookies einverstanden. Erfahren Sie mehr. OK