Google fragen

Sie suchten nach: düşünülmekteydi (Türkisch - Englisch)

Menschliche Beiträge

Von professionellen Übersetzern, Unternehmen, Websites und kostenlos verfügbaren Übersetzungsdatenbanken.

Übersetzung hinzufügen

Türkisch

Englisch

Info

Türkisch

Pandora, F-Halkasındaki bir dış çoban uydu olarak düşünülmekteydi.

Englisch

Pandora was thought to be an outer shepherd satellite of the F Ring.

Letzte Aktualisierung: 2016-03-03
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Türkisch

Önceden Kılıçbalığı Grubu'nun bir üyesi olarak düşünülmekteydi fakat daha sonra bu düşünce reddedilmiştir.

Englisch

It was originally thought to be a member of the Dorado Group, however, this membership was later rejected.

Letzte Aktualisierung: 2016-03-03
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Türkisch

Bunun başarılması halinde, 4,5 milyar ABD$ tutarındaki CTF finansmanının yaratacağı kaldıraç etkisi ile toplam 37 milyar ABD$ civarında bir finansman yaratılacağı düşünülmektedir.

Englisch

If achieved, this would result in the total CTF fund of US$ 4.5 billion leveraging investments of around US$ 37 billion.

Letzte Aktualisierung: 2017-04-27
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Türkisch

"Thesaurus Thesaurorum" ya da "Rosarius Philosophorum", "Novum Lumen" ve "Flos Florum" gibi simya ile ilgili kitapların onun yazdığı düşünülmektedir.

Englisch

Many alchemical writings, including "Rosarius Philosophorum", "Novum Lumen", or "Flos Florum", are also ascribed to him, but they are not authentic.

Letzte Aktualisierung: 2016-03-03
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Warnung: Enthält unsichtbare HTML-Formatierung

Türkisch

0,15; 0,3 ve 0,6 mg/kg dozlarında alınan deksametazonun da aynı derecede etkili olduğu düşünülmektedir.

Englisch

Dexamethasone at doses of 0.15, 0.3 and 0.6 mg/kg appear to be all equally effective.

Letzte Aktualisierung: 2016-03-03
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Türkisch

1657'de yerel bir sanat koleksiyoncusu olan Pieter van Ruijven ile tanıştığı ve Ruijven'in Vermeer'e para verdiği düşünülmektedir.

Englisch

In 1657, he might have found a patron in the local art collector Pieter van Ruijven, who lent him some money.

Letzte Aktualisierung: 2016-03-03
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Türkisch

1676'da Anton van Leeuwenhoek mikroorganizmaları keşfetti; yaptığı çizimlere göre bunların protozoa ve bakteriler olduğu düşünülmektedir.

Englisch

Hooke was followed in 1676 by Anton van Leeuwenhoek, who drew and described microorganisms that are now thought to have been protozoa and bacteria.

Letzte Aktualisierung: 2016-03-03
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Türkisch

1970’lerin ortalarına kadar otizmde genetiğin rolü üzerine çok az kanıt bulunmaktaydı ancak günümüzde otizmin tüm psikiyatrik durumlar içinde en kalıtsal olanı olduğu düşünülmektedir.

Englisch

As late as the mid-1970s there was little evidence of a genetic role in autism; now it is thought to be one of the most heritable of all psychiatric conditions.

Letzte Aktualisierung: 2016-03-03
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Türkisch

2011 itibariyle ülkeyi ziyaret eden uluslararası turistin aynı zamanda Bagan'ı da ziyaret ettikleri düşünülmektedir.

Englisch

The majority of over 300,000 international tourists to the country in 2011 are believed to have also visited Bagan.

Letzte Aktualisierung: 2016-03-03
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Türkisch

3,000 ile 30,000 yıl önce meydana gelen bir süpernovanın kalıntıları olduğu düşünülmektedir.

Englisch

There is some agreement that the progenitor supernova happened between 3,000 and 30,000 years ago.

Letzte Aktualisierung: 2016-03-03
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Türkisch

== Dağılımı ve yaşam alanı ==Sumatra fili bir zamanlar adada yaygın olarak bulunmaktaydı ve en çok fil popülasyonuna sahip olduğu düşünülen Riau'da 1980'lerde 1.600 fil olduğu düşünülmektedir.

Englisch

==Distribution of populations==The Sumatran elephant was once widespread on the island, and Riau Province was believed to have the largest elephant population in Sumatra with over 1,600 individuals in the 1980s.

Letzte Aktualisierung: 2016-03-03
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Türkisch

=== Flores ===Flores'te "Stegodon" türlerinin gelişimine göre endemik cüce fillerden Buzul Çağı'nın başlarına ait olan "Stegodon sondaarii" türünün yaklaşık 840.000 yıl önce soyunun tükendiği düşünülmektedir.

Englisch

=== Flores ===The present understanding of the succession of "Stegodon" species on Flores is that endemic dwarfs, represented by the Early Pleistocene species "Stegodon sondaarii", became extinct around 840,000 years ago.

Letzte Aktualisierung: 2016-03-03
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Warnung: Enthält unsichtbare HTML-Formatierung

Türkisch

=== Kavram Olarak İşlev ===Radcliffe-Brown çoğunlukla işlevselcilik ile anılmıştır ve bazıları tarafından da yapısal işlevselciliğin kurucusu olarak düşünülmektedir.

Englisch

=== Concept of function ===Radcliffe-Brown has often been associated with functionalism, and is considered by some to be the founder of structural functionalism.

Letzte Aktualisierung: 2016-03-03
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Türkisch

=== Şarap ===Yunanların pembe şarap ve beyaz şarabın yanı sıra kırmızı şarap yapmayı da bildikleri düşünülmektedir.

Englisch

=== Wine ===The Greeks are thought to have made red as well as rosé and white wines.

Letzte Aktualisierung: 2016-03-03
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Türkisch

Adanın kuzeyinin Knossos'tan, güneyin Festos'tan, orta kesimlerim Malya'dan, doğu ucunun Kato Zakros'tan ve batı ucunun da Hanya'dan yönetildiği düşünülmektedir.

Englisch

The north is thought to have been governed from Knossos, the south from Phaistos, the central eastern part from Malia, the eastern tip from Kato Zakros, and the west from Chania.

Letzte Aktualisierung: 2016-03-03
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Türkisch

Afrika'nın kutsal aynağı ("T. aethiopicus") ve Asya'nın "Threskiornis melanocephalus" aynağı ile üst tür kompleksinin bir parçasını oluşturduğu düşünülmektedir.

Englisch

It is considered part of a superspecies complex with the sacred ibis ("T. aethiopicus") of Africa, and the black-headed ibis ("T. melanocephalus") of Asia.

Letzte Aktualisierung: 2016-03-03
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Warnung: Enthält unsichtbare HTML-Formatierung

Türkisch

Ancak başlangıcı hızlı olsa da, bu geçişlerin her biri on yıl kadar bir sürede meydana geldiği düşünülmektedir.

Englisch

It has been believed that the transitions each occurred over a period of a decade or so, but the onset may have been faster.

Letzte Aktualisierung: 2016-03-03
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Türkisch

Ancak çevresel ve genetik faktörlerin karışımıyla ilişkili olduğu düşünülmektedir.

Englisch

However, they are believed to be related to a mix of environmental and genetic factors.

Letzte Aktualisierung: 2016-03-03
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Türkisch

Ayrıca Big Bang ve kozmolojide de görüldüğü üzere, bu zayıf kuvvetin elementlerin nükleosentezlerinde çok önemli bir rol oynadığı da düşünülmektedir.

Englisch

It is also believed that the weak force has played a fundamental role in the nucleosynthesis of the elements, as studied in cosmology and the big bang.

Letzte Aktualisierung: 2016-03-03
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Türkisch

Ayrıca, hücresel büyüme ve embriyonik gelişimin düzenlenmesinde rol oynadıkları düşünülmektedir.

Englisch

This proto-oncogene may play a role in the regulation of embryonic development and cell growth.

Letzte Aktualisierung: 2016-03-03
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Eine bessere Übersetzung mit
4,401,923,520 menschlichen Beiträgen

Benutzer bitten jetzt um Hilfe:



Wir verwenden Cookies zur Verbesserung Ihrer Erfahrung. Wenn Sie den Besuch dieser Website fortsetzen, erklären Sie sich mit der Verwendung von Cookies einverstanden. Erfahren Sie mehr. OK