Google fragen

Sie suchten nach: güçleştirmek (Türkisch - Englisch)

Menschliche Beiträge

Von professionellen Übersetzern, Unternehmen, Websites und kostenlos verfügbaren Übersetzungsdatenbanken.

Übersetzung hinzufügen

Türkisch

Englisch

Info

Türkisch

Marx, özellikle yetkililerin onu takip etmelerini güçleştirmek için çoğunlukla bir ev yada daire kiralarken, sıklıkla takma isim kullanırdı.

Englisch

Marx frequently used pseudonyms, often when renting a house or flat, apparently to make it harder for the authorities to track him down.

Letzte Aktualisierung: 2016-03-03
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Türkisch

Bu durum, kadastro haritaları birçok devlet uygulaması için altlık harita işlevi görmesi sebebiyle, e-Devlet uygulamalarını desteklemeyi güçleştirmektedir.

Englisch

This makes it difficult to support E-government applications as cadastre maps serve as a base mapping for many government applications.

Letzte Aktualisierung: 2017-04-27
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Türkisch

Rohan, "Kosovalı Sırpların durumu yeterince zor ve onları gelirlerinin belirli bölümlerinden feragat etmeye zorlamak durumu daha da güçleştirmekte.

Englisch

"The situation of the Kosovo Serbs is difficult enough and to force them to forego certain parts of their income will make the situation even more difficult.

Letzte Aktualisierung: 2016-01-20
Nutzungshäufigkeit: 2
Qualität:

Warnung: Enthält unsichtbare HTML-Formatierung

Türkisch

Kavurucu sıcaklar Tiran'da yalnızca her gün işe gitmek zorunda kalanlar için hayatı güçleştirmekle kalmıyor, turistlerin de tatilin tadini çıkarmalarını engelliyor.

Englisch

The scorching heat has made life difficult not only for those who still have to work daily in Tirana, but also for holidaymakers trying to enjoy themselves.

Letzte Aktualisierung: 2016-01-20
Nutzungshäufigkeit: 2
Qualität:

Türkisch

Yalnız dış yüzeyinin kaygan olması ve arka yüzündeki çoklu kadranın küçüklüğü kullanımı güçleştirmekte.

Englisch

However, there are several small comments to be made about the actual housing, such as its slippery surface, as well as the small mode dial on the side of the camera, which turns out slightly uncomfortable to touch.

Letzte Aktualisierung: 2014-09-24
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Referenz: MatteoT

Türkisch

Diğer Üye Devletler’de eğilim daha az açıktır ve az sayıdaki vakalar rakamların yorumlanmasını güçleştirmektedir (164).

Englisch

In the other Member States, the trend is less clear, and the small numbers of cases makes it difficult to interpret the figures (164).

Letzte Aktualisierung: 2014-02-06
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Referenz: MatteoT

Türkisch

Bununla birlikte, bu çalışmalarda çeşitli yöntemlerin kullanılmış ve farklı sürücü gruplarının örneklenmiş olması, bu çalışmalardan genel sonuçların çıkartılmasını güçleştirmektedir.

Englisch

In France, Austria and Portugal, some impairing psychoactive medicines such as benzodiazepines are not covered by the drug driving law, though they may be

Letzte Aktualisierung: 2014-02-06
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Referenz: MatteoT

Türkisch

Eldeki veriler bu alanda sonuç çıkarmayı güçleştirmektedir.

Englisch

The available data make drawing conclusions in this area difficult.

Letzte Aktualisierung: 2014-02-06
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Referenz: MatteoT

Türkisch

Bölgesel veya yerel çalışmalardan elde edilen veriler de HIV enfeksiyonu yayılmasının İspanya ve İtalya’da hâlâ sorun olduğunu düşündürmekle beraber, ulusal vaka raporlama verilerinin yokluğu bu ülkelerde eğilimlerin takip edilmesini güçleştirmektedir.

Englisch

Data from regional or local studies also suggest that transmission of HIV infection remains an issue in Spain and Italy, although the absence of national case reporting data makes tracking trends in these countries difficult.

Letzte Aktualisierung: 2014-02-06
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Referenz: MatteoT

Türkisch

Karşılaştırılabilir verilerin eksikliği, uyuşturucu kullanımının ülkeler arasındaki sağlığa ilişkin etkisini değerlendirmeyi güçleştirmekle beraber, 2005’te uyuşturucu enjekte etmeye bağlı yeni tanı konmuş HIV enfeksiyonlarına ilişkin tahmini oranların ihtiyatlı bir karşılaştırması Avustralya, Kanada ve Avrupa Birliği’ndeki oranların bir milyon kişi başına 10 vakanın altında olduğunu, ABD’de ise milyon başına 36 vaka dolaylarında olduğunu ortaya koymaktadır.

Englisch

A lack of comparable data makes it difficult to assess the health impact of drug use across countries, although a cautious comparison of estimated rates of newly diagnosed HIV infections related to drug injecting in 2005 suggests rates in Australia, Canada and the European Union at below 10 cases per million population, and around 36 cases per million in the USA.

Letzte Aktualisierung: 2014-02-06
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Referenz: MatteoT

Türkisch

Veri eksikliği enjekte etme yaygınlığına ilişkin zamansal eğilimler hakkında sonuç çıkarmayı güçleştirmekle beraber, eldeki veriler Çek Cumhuriyeti, Yunanistan, Birleşik Krallık ve

Englisch

The lack of data makes drawing conclusions on time trends in the prevalence of injecting difficult, although the available data suggest a stable situation in the Czech

Letzte Aktualisierung: 2014-02-06
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Referenz: MatteoT

Türkisch

Birleşik Krallık, İspanya ve İtalya gibi bazı ülkeler kokain kullanımında ciddi artışlar deneyimlere katkıda bulunsa da, kokainin farmakolojisi, kullanıcıların sosyal çeşitliliği ve diğer psikoaktif maddelerle bir arada kullanımı tepki geliştirilmesi ve hedeflendirilmesini yaşarken, Doğu Avrupa başta olmak güçleştirmektedir. Opioid

Englisch

Some countries, such as the UK, Spain and Italy, have seen considerable increases in cocaine use while

Letzte Aktualisierung: 2014-02-06
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Referenz: MatteoT

Türkisch

Fransa’da, Ekim 2005’de yürürlüğe giren bir kanun, yasadışı uyuşturucu ticaretinin havadan ve karadan engellenmesi amacıyla Karayip bölgesiyle işbirliğini güçleştirmektir.

Englisch

There are also provisions for the temporary protection of witnesses in drugs cases and, in some circumstances, for protecting the identity of witnesses, as well as special rules for the questioning of such witnesses and use of undercover officers.

Letzte Aktualisierung: 2014-02-06
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Referenz: MatteoT

Türkisch

Verilerin yorumlanması sık sık başka maddelerin de bulunmasından dolayı daha da karmaşık hale gelmekte ve bir sebep-sonuç bağlantısı kurmayı güçleştirmektedir.

Englisch

Large-scale longitudinal cohort studies can be used to test hypotheses about, for example, the reasons for changes in the numbers of druginduced deaths, as well as to monitor the overall risk and detect changing patterns in the causes of death.

Letzte Aktualisierung: 2014-02-06
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Referenz: MatteoT

Türkisch

Bununla beraber, veriler, her zaman karşılaştırılabilir olmayan, çok çeşitli kaynaklardan gelmekte olup, ülkeler arasında hassas karşılaştırmalar yapılmasını güçleştirmektedir.

Englisch

However, data come from a range of different sources, which are not always comparable, making accurate comparisons between countries difficult. cult.

Letzte Aktualisierung: 2014-02-06
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Referenz: MatteoT

Türkisch

Veri eksikliği, enjekte etme konusundaki eğilimlere ilişkin sonuç çıkarmayı güçleştirmekle beraber, tedaviye başlayan kullanıcılar hakkındaki veriler yoluyla bu davranışa ilişkin faydalı bilgiler edinilmektedir.

Englisch

Most available estimates of injecting drug use are derived from either fatal overdose rates or data on infectious diseases (such as HIV). Considerable variation is reported between countries, with national estimates typically ranging between 0.5 and six cases per 1 000 population aged 15–64, in the period 2001–05.

Letzte Aktualisierung: 2014-02-06
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Referenz: MatteoT

Türkisch

Bölüm 6: Opioid kullanımı ve uyuşturucu enjeksiyonu oranlarındaki büyük farklılıklar genelleme yapmayı güçleştirmektedir.

Englisch

Chapter 6: Opioid use and drug injection

Letzte Aktualisierung: 2014-02-06
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Referenz: MatteoT

Türkisch

Uyuşturucu tedavisini güçleştirmekte olup, şiddet ve suçla ilişkilendirilmektedir.

Englisch

The situation in Nordic countries adds to concerns about the possible outward diffusion of methamphetamine use beyond the Czech Republic.

Letzte Aktualisierung: 2014-02-06
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Referenz: MatteoT

Eine bessere Übersetzung mit
4,401,923,520 menschlichen Beiträgen

Benutzer bitten jetzt um Hilfe:



Wir verwenden Cookies zur Verbesserung Ihrer Erfahrung. Wenn Sie den Besuch dieser Website fortsetzen, erklären Sie sich mit der Verwendung von Cookies einverstanden. Erfahren Sie mehr. OK