Google fragen

Sie suchten nach: reaim donduruldu (Türkisch - Englisch)

Menschliche Beiträge

Von professionellen Übersetzern, Unternehmen, Websites und kostenlos verfügbaren Übersetzungsdatenbanken.

Übersetzung hinzufügen

Türkisch

Englisch

Info

Türkisch

Hesabınız donduruldu.

Englisch

Your account has been suspended.

Letzte Aktualisierung: 2011-06-05
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Warnung: Enthält unsichtbare HTML-Formatierung

Türkisch

Gölet sert donduruldu.

Englisch

The pond was frozen hard.

Letzte Aktualisierung: 2014-02-01
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Türkisch

Bu kişilerin banka hesapları donduruldu.

Englisch

Their bank accounts have been frozen.

Letzte Aktualisierung: 2016-01-20
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Türkisch

Bu ülkelerde kendi mal varlıkları donduruldu ve Aksyonov'un bu ülkelere girmesi yasaklandı.

Englisch

His assets in these countries were frozen, and Aksyonov was banned from entering these countries.

Letzte Aktualisierung: 2016-03-03
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Türkisch

Girişim, Alman firması RWE'nin geri çekilmesi sonrasında 2009 sonbaharında tamamen neredeyse donduruldu.

Englisch

The venture was practically frozen in fall 2009 after the German company RWE pulled out.

Letzte Aktualisierung: 2016-01-20
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Türkisch

Yapımı planlanan tesisle ilgili çalışmalar, projenin ana yatırım ortağı Alman RWE'nin projeden çekilmesi üzerine 2009 yılı sonlarında neredeyse donduruldu.

Englisch

Work on the planned facility was effectively frozen in late 2009, after the main investment partner in the project, Germany's RWE, pulled out of it.

Letzte Aktualisierung: 2016-01-20
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Türkisch

SETimes: Makedonya ile Yunanistan arasındaki isim anlaşmazlığı, Yunanistan'ın içinde bulunduğu zor durum ve istikrarsızlık nedeniyle uzun vadede donduruldu diyebilir miyiz?

Englisch

SETimes: Is the name issue between Macedonia and Greece frozen long-term because of the difficult situation in -- and instability of -- Greece?

Letzte Aktualisierung: 2016-01-20
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Türkisch

" Sonunda Manhattan merkezli Walter Reade Organization filmi sansürsüz dağıtmayı kabul etti ancak ismini "Night of the Living Dead" olarak değiştirdi; çünkü önceki başlık olan "Night of the Flesh Eaters", daha önce çekilmiş olan "The Flesh Eaters" isimli filmi hatırlatıyordu.

Englisch

The Manhattan-based Walter Reade Organization agreed to show the film uncensored, but changed the title from "Night of the Flesh Eaters" to "Night of the Living Dead" because a film had already been produced under a similar title to the former.

Letzte Aktualisierung: 2016-03-03
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Warnung: Enthält unsichtbare HTML-Formatierung

Türkisch

Bu tarihsel sehre giris kuzeyde "Porta Nuova" sehir kapisindan ve guneyde "Porta Reale" (simdi "Porta Vecchia") kapisindan yapilmaktaydi.

Englisch

There were two main gates: Porta Nuova on the North and Porta Reale (now Porta Vecchia) on the South.

Letzte Aktualisierung: 2016-03-03
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Warnung: Enthält unsichtbare HTML-Formatierung

Türkisch

Chris Rea, Journey South ve Collectors Club gibi çok sayıda müzik grubu çıkmıştır.

Englisch

A number of bands and musicians hail from the area, including Chris Rea, Journey South and Collectors Club.

Letzte Aktualisierung: 2016-03-03
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Türkisch

Dondurulmuş bir kuyruklu yıldızın Güneş’in sıcaklığı tarafından nasıl dönüştüğünü en yakın derecede incelemek için ilk uzay aracı olması planlanmıştır.

Englisch

It is planned to be the first spacecraft to examine at close proximity how a frozen comet is transformed by the warmth of the Sun.

Letzte Aktualisierung: 2016-03-03
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Türkisch

== Unser Star für Oslo 2010 ==Almanya'nın yarışmacıları ise şunlardır;* Yvonne Catterfeld* Marius Müller Westernhagen* Sarah Connor* Peter Maffay* Jan Delay* Xavier Naidoo* Sasha Schmitz* Cassandra Steen* Joy Denalane* Adel Tawil* Stefanie Kloß of Silbermond* Barbara Schöneberger* Rea Garvey of Reamonn=== Eleme 1 (2 Şubat 2010) ===* Celebrity judges: Yvonne Catterfeld and Marius Müller-Westernhagen=== Eleme 2 (9 Şubat 2010) ===* Juri: Sarah Connor and Peter Maffay=== Eleme 3 (16 Şubat 2010) ===* Juri: Nena and König Boris=== Eleme 4 (23 Şubat 2010) ====== Eleme 5 (2 Mart 2010) ====== Çeyrekfinal (5 Mart 2010) ===* juriler: Anke Engelke ve Adel Tawil=== Yarı final (9 Mart 2010) ===* juriler: Anke Engelke ve Adel Tawil=== Final (12 Mart 2010) ===* Juriler: Stefanie Kloß and Xavier Naidoo

Englisch

===Elimination chart======Heat 1 (2 February 2010)===*Celebrity judges: Yvonne Catterfeld and Marius Müller-WesternhagenResults:===Heat 2 (9 February 2010)===*Celebrity judges: Sarah Connor and Peter MaffayResults:===Heat 3 (16 February 2010)===*Celebrity judges: Nena and König BorisResults:===Heat 4 (23 February 2010)===*Celebrity judges: Sasha and Cassandra SteenResults:===Heat 5 (2 March 2010)===*Celebrity judges: Joy Denalane and Rea GarveyResults:===Quarterfinal (5 March 2010)===*Celebrity judges: Anke Engelke and Adel TawilResults:===Semifinal (9 March 2010)===*Celebrity judges: Barbara Schöneberger and Jan DelayResults:===Final (12 March 2010)===*Celebrity judges: Stefanie Kloß and Xavier NaidooResults:==Before Eurovision==The six versions of the four finalist songs were released minutes after the final concluded.

Letzte Aktualisierung: 2016-03-03
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Türkisch

Carsten Niebuhr Rhea Silvia ismini "suçlu" anlamına gelen "Rea" ve "ormanların" anlamına gelen "Silvia" ile ilişkilendirmiş ve ismin "ormanın suçlu kadını" anlamına geldiğini tahmin etmiştir.

Englisch

Carsten Niebuhr proposed that the name Rhea Silvia came from "Rea", meaning "guilty", and "Silvia" meaning "of the forest" and so assumed that Rhea Silvia was a generic name for "the guilty woman of the forest", i.e.

Letzte Aktualisierung: 2016-03-03
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Warnung: Enthält unsichtbare HTML-Formatierung

Türkisch

Şirket bir kauçuk ayakkabı üreticisi olarak çalışmış, kadınlar, erkekler ve çocuklar için dondurulmuş kauçuktan ayakkabılar üretmiştir.

Englisch

The company was a rubber shoe manufacturer, providing winterized rubber soled footwear for men, women, and children.

Letzte Aktualisierung: 2016-03-03
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Türkisch

Sırbistan'da ekonomik durgunluk nedeniyle 2008 sonundan bu yana dondurulmuş durumda olan kamu sektörü maaşları, önümüzdeki yıl itibarıyla biraz artacak.

Englisch

Public sector salaries in Serbia, frozen since late 2008 as a result of the economic recession, will be going up slightly at the start of next year.

Letzte Aktualisierung: 2016-01-20
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Türkisch

Avukat Milos Saljiç, Mladiç'in ailesinin söz konusu işlemi başlatmaya iki nedenden ötürü karar verdiğini söyledi: dondurulmuş mal varlıkları ve emekli aylıklarının serbest kalmasını istemeleri ve kendilerine yönelik bütün "baskının" sona ermesini istemeleri.

Englisch

Lawyer Milos Saljic explained that Mladic's family has decided to initiate the procedure for two reasons: they want access to his frozen assets and pensions and they want to end all "pressure" exerted on them.

Letzte Aktualisierung: 2016-01-20
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Warnung: Enthält unsichtbare HTML-Formatierung

Türkisch

İngiliz başbakanı Alman DPA haber ajansının aktardığı sözlerinde "Sekiz başlık dondurulsa bile dondurulmamış 27 tane başlığımız var." diyerek şöyle devam etti: "Dinamiği değiştirmek zorundayız."

Englisch

"Even though the eight chapters are frozen, we have another 27 that are not," German news agency DPA quoted the British prime minister as saying. "We've got to change the dynamic."

Letzte Aktualisierung: 2016-01-20
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Warnung: Enthält unsichtbare HTML-Formatierung

Türkisch

Ülke, aday ülkelerin Birliğe üye olmadan önce tamamlamaları gereken 35 faslın sadece 12 tanesini açabildi ve 13 fasıl dondurulmuş durumda.

Englisch

Of all 35 chapters that aspiring countries are required to complete prior to their admission into the Union, Turkey has been able to open only 12; talks on the other 13 have been frozen.

Letzte Aktualisierung: 2016-01-20
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Türkisch

BELGRAD, Sırbistan -- Fransa'nın Belgrad Büyükelçisi Jean Francois Terral 13 Kasım Cuma günü yaptığı açıklamada, AB ile Sırbistan arasında dondurulmuş durumdaki İstikrar ve Ortaklık Anlaşması (SAA) ile ilgili sorunun yakında çözüleceğine inandığını söyledi.

Englisch

BELGRADE, Serbia -- Jean Francois Terral, France's ambassador to Belgrade, said on Friday (November 13th) that he believes the frozen Stabilisation and Association Agreement (SAA) between the EU and Serbia will be resolved shortly.

Letzte Aktualisierung: 2016-01-20
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Türkisch

Tasarruf paketi kapsamında, 2010 yılı itibarıyla bütün kamu çalışanlarının maaşları %25 azaltıldı ve emekli aylıkları donduruldu. 5 puanlık bir KDV zammıyla birlikte gelen tedbirler, Romenlerin yaşam standardında belirgin bir düşüşe yol açtı.

Englisch

As of mid-2010, all the public employees' salaries have been slashed by 25% and pensions frozen as part of an austerity package. The measures, coupled with a 5 point VAT increase, led to a dramatic decrease in the Romanians' standard of living.

Letzte Aktualisierung: 2016-01-20
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Eine bessere Übersetzung mit
4,401,923,520 menschlichen Beiträgen

Benutzer bitten jetzt um Hilfe:



Wir verwenden Cookies zur Verbesserung Ihrer Erfahrung. Wenn Sie den Besuch dieser Website fortsetzen, erklären Sie sich mit der Verwendung von Cookies einverstanden. Erfahren Sie mehr. OK