Ask Google

Results for birleştirerek translation from Turkish to English

Human contributions

From professional translators, enterprises, web pages and freely available translation repositories.

Add a translation

Turkish

English

Info

Turkish

Noktaları Birleştirerek Kare Yap

English

Connect the dots to create squares

Last Update: 2014-08-15
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Noktaları Birleştirerek Kare YapName

English

Connect the dots to create squares

Last Update: 2011-10-23
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Bunu yenilenebilir enerjileri birleştirerek yapabilirsiniz.

English

You can do that by combining renewables.

Last Update: 2015-10-13
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Bu ikisini birleştirerek, 3. tip bölgeler için olan sonucu elde ederiz.

English

Putting the two together, we get the result for regions of type III.

Last Update: 2016-03-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

İlkokuldan başlayarak laik eğitimle dini çalışmaları birleştirerek veren birçok okuldan birisidir.

English

It is one of many schools in Jerusalem, from elementary school and up, that combine secular and religious studies.

Last Update: 2016-03-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Böylece Gropius sanat ve zanaatı birleştirerek, fonksiyonel ve sanatsal ürünler yaratmak istiyordu.

English

To these ends, Gropius wanted to reunite art and craft to arrive at high-end functional products with artistic merit.

Last Update: 2016-03-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Ülke ücret avantajları ile cazip mali kaynaklarını birleştirerek, komşuları ile kıyasıya rekabet etti.

English

The country competed fiercely with its neighbours, combining wage comparative advantages with impressive financial resources.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Doğaçlamayı ve kamera kullanımını birleştirerek gerçeği meydana çıkarır veya kaba gerçekliğin arkasında gizlenmiş konuları vurgular.

English

It combines improvisation with the use of the camera to unveil truth or highlight subjects hidden behind crude reality.

Last Update: 2016-03-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Java dilini kullanan uygulamaları veya hizmetleri birleştirerek, tümüyle duruma özel uygulama ve hizmetler geliştirmelerini sağlar.

English

sterk aangepaste toepassingen of services te maken door deze met de Java-taal te combineren

Last Update: 2013-12-24
Usage Frequency: 1
Quality:

Reference: MatteoT

Turkish

Yetkililer deregülasyon ve özelleştirme çabalarını eşgüdümlü IFC yatırımları ile birleştirerek özel sektörün yatırımlarını arttırmasına yardımcı olmaktadır.

English

By matching its deregulation and privatization efforts with coordinated investments with the IFC, officials are able to reduce and spur investment by the private sector.

Last Update: 2017-04-27
Usage Frequency: 1
Quality:

Reference: MatteoT

Turkish

Fakat İstanbul bağımsız milletvekili Ufuk Uras BDP ile güçlerini birleştirerek onlara yeterli temsil sağlayabileceğini ileri sürdü.

English

However independent Istanbul deputy Ufuk Uras suggested he might join forces with the BDP, giving them sufficient representation.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

Reference: MatteoT

Turkish

Deneysel psikolojinin, 19. yüzyılın sonlarına doğru yükselişinden beri psikolojinin algı anlayışı çeşitli teknikleri birleştirerek ilerledi.

English

Since the rise of experimental psychology in the 19th Century, psychology's understanding of perception has progressed by combining a variety of techniques.

Last Update: 2016-03-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Reference: MatteoT

Turkish

Büyükbabası ile ilgili anıları hâlâ taze olan Broz, siyasete atıldı ve dört sol partiyi birleştirerek Komünist Partiyi kurdu.

English

With those memories at the front of his mind, Broz has taken up politics, and has united four leftist parties to form the Communist Party.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

Reference: MatteoT

Turkish

Cochrane Grubu uluslararası kar amacı gütmeyen bir vakıf, yapılan tüm çalışmalara ait verileri birleştirerek sistematik incelemeler yapıyor.

English

The Cochrane Groups are an international nonprofit collaboration that produce systematic reviews of all of the data that has ever been shown.

Last Update: 2015-10-13
Usage Frequency: 1
Quality:

Reference: MatteoT

Turkish

Ayrıca bu parçaları sadece döndürerek, ters çevirerek ve farklı yönlerde birleştirerek düzenli ya da soyut desenler oluşturmakta kullanabildim.

English

But then as well, I was able to just flip them, rotate them and combine them in different ways to create either regular patterns or abstract patterns.

Last Update: 2015-10-13
Usage Frequency: 1
Quality:

Reference: MatteoT

Turkish

Yaptığımız şey şu, DNA origamisi ve karoları birleştirerek, tek başına DNA origaminin yapamayacağı kadar büyük bir şey yapmayı başardık.

English

So, what we've done is we've succeeded in making something much bigger than a DNA origami by combining DNA origami with tiles.

Last Update: 2015-10-13
Usage Frequency: 1
Quality:

Reference: MatteoT

Turkish

Lewis Richardson, hücresel bir insan ağına problemin küçük bir parçasını verip, sonra birleştirerek çözülebileceğini öngördü.

English

Lewis Richardson saw how you could do this with a cellular array of people, giving them each a little chunk, and putting it together.

Last Update: 2015-10-13
Usage Frequency: 1
Quality:

Reference: MatteoT

Turkish

O, bu yerel ve dünyevi nesneleri daha müthiş heykel ve yerleştirmeler ile birleştirerek, daha büyük boyutlarda işlemekte ve göklere çıkarmaktadır.

English

He celebrates these local and mundane objects globally, and on a grander and grander scale, by incorporating them into ever more colossal sculptures and installations.

Last Update: 2015-10-13
Usage Frequency: 1
Quality:

Reference: MatteoT

Turkish

Bu, anlamı ve amacı olan etkenlere ait paternleri birleştirerek bunlardan anlam çıkarma dürtüsü, ki genelde görünmez varlıklara uygulanıyor.

English

That is the tendency to infuse patterns with meaning, intention and agency, often invisible beings from the top down.

Last Update: 2015-10-13
Usage Frequency: 1
Quality:

Reference: MatteoT

Turkish

Plan, Mississippi Şirketinin başarısıyla yatırımcıların arzularını ve Louisiana'ya ilişkin beklentilerini birleştirerek sürdürülebilir bir birleşik ticaret şirketi oluşturmaktı.

English

The scheme promised success for the Mississippi Company by combining investor fervor and the wealth of its Louisiana prospects into a sustainable, joint-stock, trading company.

Last Update: 2016-03-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Reference: MatteoT

Get a better translation with
4,401,923,520 human contributions

Users are now asking for help:



We use cookies to enhance your experience. By continuing to visit this site you agree to our use of cookies. Learn more. OK