Results for yerleşmiştiniz translation from Turkish to English

Human contributions

From professional translators, enterprises, web pages and freely available translation repositories.

Add a translation

Turkish

English

Info

Turkish

hatta, sizden önce kendilerine zulmetmiş olanların konutlarına yerleşmiştiniz ve onlara yaptıklarımız da size belli olmuştu.

English

"and you dwelt in the dwellings of men who wronged themselves, and it was clear to you how we had dealt with them.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Warning: Contains invisible HTML formatting

Turkish

hatta, sizden önce kendilerine zulmetmiş olanların konutlarına yerleşmiştiniz ve onlara yaptıklarımız da size belli olmuştu.

English

and you lived among the dwellings of those who wronged themselves, and it had become clear to you how we dealt with them.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

hatta, sizden önce kendilerine zulmetmiş olanların konutlarına yerleşmiştiniz ve onlara yaptıklarımız da size belli olmuştu.

English

you lived in the dwellings of those who wronged themselves, even though it was made clear to you how we dealt with them.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

hatta, sizden önce kendilerine zulmetmiş olanların konutlarına yerleşmiştiniz ve onlara yaptıklarımız da size belli olmuştu. Üstelik, size örnekler de vermiştik.

English

"and ye dwelt in the dwellings of men who wronged their own souls; ye were clearly shown how we dealt with them; and we put forth (many) parables in your behoof!"

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Warning: Contains invisible HTML formatting

Turkish

hatta, sizden önce kendilerine zulmetmiş olanların konutlarına yerleşmiştiniz ve onlara yaptıklarımız da size belli olmuştu. Üstelik, size örnekler de vermiştik.

English

and (have ye not) dwelt in the dwellings of those who wronged themselves (of old) and (hath it not) become plain to you how we dealt with them and made examples for you?

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

hatta, sizden önce kendilerine zulmetmiş olanların konutlarına yerleşmiştiniz ve onlara yaptıklarımız da size belli olmuştu. Üstelik, size örnekler de vermiştik.

English

and ye dwell in the dwellings of those who had wronged themselves and it had become manifest unto you in what wise we had dealt with them, and we had propounded for you similitudes.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

hatta, sizden önce kendilerine zulmetmiş olanların konutlarına yerleşmiştiniz ve onlara yaptıklarımız da size belli olmuştu. Üstelik, size örnekler de vermiştik.

English

and you dwell in the abodes of those who were unjust to themselves, and it is clear to you how we dealt with them and we have made (them) examples to you.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

hatta, sizden önce kendilerine zulmetmiş olanların konutlarına yerleşmiştiniz ve onlara yaptıklarımız da size belli olmuştu. Üstelik, size örnekler de vermiştik.

English

and you dwelt in the dwelling-places of those who wronged themselves, and it became clear to you how we did with them, and how we struck similitudes for you.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

hatta, sizden önce kendilerine zulmetmiş olanların konutlarına yerleşmiştiniz ve onlara yaptıklarımız da size belli olmuştu. Üstelik, size örnekler de vermiştik.

English

and you inhabited the homes of those who wronged themselves, and it became clear to you how we dealt with them, and we cited for you the examples.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

hatta, sizden önce kendilerine zulmetmiş olanların konutlarına yerleşmiştiniz ve onlara yaptıklarımız da size belli olmuştu. Üstelik, size örnekler de vermiştik.

English

while you dwelt in the dwellings of those who had wronged themselves [before], and it had been made clear to you how we had dealt with them [before you], and we had [also] cited examples for you?’

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

hatta, sizden önce kendilerine zulmetmiş olanların konutlarına yerleşmiştiniz ve onlara yaptıklarımız da size belli olmuştu. Üstelik, size örnekler de vermiştik.

English

yet you dwelt in the dwellings of those who had exceeded themselves, and it was evident to you how we had dealt with them; and we held out examples before you."

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Warning: Contains invisible HTML formatting

Turkish

hatta, sizden önce kendilerine zulmetmiş olanların konutlarına yerleşmiştiniz ve onlara yaptıklarımız da size belli olmuştu. Üstelik, size örnekler de vermiştik.

English

you lived in the dwellings of those who wronged themselves, and it was clear to you how we dealt with them, and how we struck parables for you.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

hatta, sizden önce kendilerine zulmetmiş olanların konutlarına yerleşmiştiniz ve onlara yaptıklarımız da size belli olmuştu. Üstelik, size örnekler de vermiştik.

English

you lived in the dwellings of those who wronged themselves, and it was made clear to you how we had dealt with them and we gave you many examples.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

hatta, sizden önce kendilerine zulmetmiş olanların konutlarına yerleşmiştiniz ve onlara yaptıklarımız da size belli olmuştu. Üstelik, size örnekler de vermiştik.

English

you said so even though you had lived in the dwellings of those who had wronged themselves (by sinning), and you were aware how we dealt with them, and we had even explained to you all this by giving examples.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

hatta, sizden önce kendilerine zulmetmiş olanların konutlarına yerleşmiştiniz ve onlara yaptıklarımız da size belli olmuştu. Üstelik, size örnekler de vermiştik.

English

“and you dwelt in the houses of those who had wronged themselves and it became very clear to you how we had dealt with them, and we illustrated several examples for you.”

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

yahudilerin varlığı İspanyol engizisyonu tarafından İber yarımadası'ndan kovulmalarına dayanırken, almanlar bh'nin hükümdarları ve asil ailelerine hizmet etmek üzere ortaçağda yerleşmişlerdi.

English

the jews traced their residence back to their expulsion by the spanish inquisition from the iberian peninsula, while the germans settled in medieval times to serve bih's rulers and noble families.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

gauguin, kendi ülkesi fransa'dakinden daha az yozlaşmış bir toplum arayışı içerisinde 1891 yılında tahiti'ye yerleşmişti.

English

looking for a society more elemental and simplistic than that of his native france, gauguin left for tahiti in 1891.

Last Update: 2016-03-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

20. yüzyıl başında japonya'dan göçmenler gelip bu kırsal yerleşke civarında "cooperativa" adı verilen semte yerleşmişleridir.

English

by the beginning of the 20th century, japanese immigrants arrived, most of them going to the neighborhood called cooperativa.

Last Update: 2016-03-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Warning: Contains invisible HTML formatting

Turkish

albüm, billboard 200'de 33. sıraya, ve abd dance chart'ta ise 2. sıraya yerleşmişti.

English

the album charted at number 33 on the "billboard" 200 and number two on the u.s. dance chart.

Last Update: 2016-03-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Warning: Contains invisible HTML formatting

Turkish

İsraillilerin geri kalanı, kâhinlerle levililer ise yahudanın öbür kentlerine dağılmıştı. herkes kendi mülküne yerleşmişti.

English

and the residue of israel, of the priests, and the levites, were in all the cities of judah, every one in his inheritance.

Last Update: 2012-05-06
Usage Frequency: 1
Quality:

Get a better translation with
4,401,923,520 human contributions

Users are now asking for help:



We use cookies to enhance your experience. By continuing to visit this site you agree to our use of cookies. Learn more. OK