Results for anlattığını translation from Turkish to Esperanto

Human contributions

From professional translators, enterprises, web pages and freely available translation repositories.

Add a translation

Turkish

Esperanto

Info

Turkish

atalarımızın bize anlattığını.

Esperanto

kion ni auxdis kaj sciigxis, kion rakontis al ni niaj patroj,

Last Update: 2012-05-04
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

İsanın bu benzetmeyi kendilerine karşı anlattığını farkeden din bilginleriyle başkâhinler onu o anda yakalamak istediler, ama halkın tepkisinden korktular.

Esperanto

kaj la skribistoj kaj cxefpastroj celis meti manojn sur lin en tiu sama horo, kaj ili timis la popolon; cxar ili eksciis, ke kontraux ili li parolis cxi tiun parabolon.

Last Update: 2012-05-04
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

bana anlattığın her şeye inanacağım.

Esperanto

kaj kiam ni uzos tion ĉi, mi kredos ĉion kion vi diros al mi.

Last Update: 2016-10-27
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

efendi okkoto nago'nun ölümü hakkında anlattıklarımın hepsi gerçek.

Esperanto

ne timu. mi rakontos nago la fino.

Last Update: 2016-10-27
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Özel bayrak. dizin' in tümü için geçerlidir. bayrağın tam olarak anlattıkları sağ yandaki sütunda görülebilir.

Esperanto

speciala flago. validas por la tuta dosierujo, la precizan signifon de la flago vi povas rigardi en la dekstra kolumno.

Last Update: 2011-10-23
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

mak, senin anlattıkların imkansız, anlıyor musun?

Esperanto

komprenu, mak: tio, kion vi rakontas, ne eblas.

Last Update: 2016-10-27
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

bana anlattıkların muhteşem şeyler!

Esperanto

tio, kion vi rakontis, estas grandioza!

Last Update: 2016-10-27
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

bir onbaşı... sahil güvenlikteydi. anlattığına göre, fark...

Esperanto

estis kaporalo... kiu servis en la marborda gardistaro, do rakontis li, ke kvazaŭ en tiuj submarinoj... krozas ne ordinaraj maristoj.

Last Update: 2016-10-27
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

- size az önce anlattığım şey hakkında.

Esperanto

estis sufiĉaj tiuj viaj rakontoj, sinjoro clausewitz.

Last Update: 2016-10-27
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Özel bayrak. bayrağın tam olarak anlattıkları sağ yandaki sütunda görülebilir.

Esperanto

speciala flago. la precizan signifon de la flago vi povas rigardi en la dekstra kolumno.

Last Update: 2011-10-23
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

ve, umarım annen kusuruma bakmaz bunu sana anlattığım için, ritchie... fakat o genellikle kendi başına bir yerlerde otururken göreceğin kızlardan biriydi.

Esperanto

kaj... nu, ne ĝenos vian patrinon se mi rakontos, richie. Ŝi estis tia knabino, kiu kutime sidas sole.

Last Update: 2016-10-27
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

İsa bütün bunları anlattıktan sonra öğrencilerine, ‹‹İki gün sonra fısıh bayramı olduğunu biliyorsunuz›› dedi, ‹‹İnsanoğlu çarmıha gerilmek üzere ele verilecek.››

Esperanto

kaj kiam jesuo finis cxiujn tiujn vortojn, li diris al siaj discxiploj:

Last Update: 2012-05-04
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

anlattıklarına kulak asmadınız mı?

Esperanto

sed demandu la vojagxantojn, kaj ne malatentu iliajn atestojn:

Last Update: 2012-05-04
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

kendilerine her şeyi anlattıktan sonra onları yafaya gönderdi.

Esperanto

kaj klariginte cxion al ili, li sendis ilin al jafo.

Last Update: 2012-05-04
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

hananya şöyle karşılık verdi: ‹‹ya rab, birçoklarının bu adam hakkında neler anlattıklarını duydum. yeruşalimde senin kutsallarına nice kötülük yapmış!

Esperanto

sed ananias respondis:sinjoro, mi auxdis de multaj pri cxi tiu viro, kiom da malbono li faris kontraux viaj sanktuloj en jerusalem;

Last Update: 2012-05-04
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

adam da gitti, İsanın kendisi için neler yaptığını dekapoliste duyurmaya başladı. anlattıklarına herkes şaşıp kalıyordu.

Esperanto

kaj li foriris, kaj komencis famigi en dekapolis cxion, kion faris jesuo por li; kaj cxiuj miregis.

Last Update: 2012-05-04
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

gönderilen öğrenciler gittiler, her şeyi İsanın kendilerine anlattığı gibi buldular.

Esperanto

kaj la senditoj foriris, kaj trovis, gxuste kiel li diris al ili.

Last Update: 2012-05-04
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

karısının, ‹‹kölen bana böyle yaptı›› diyerek anlattıklarını duyunca, yusufun efendisinin öfkesi tepesine çıktı.

Esperanto

kiam lia sinjoro auxdis la vortojn de sia edzino, kiujn sxi diris al li, parolante: tiel agis kun mi via sklavo-tiam li forte ekkoleris.

Last Update: 2012-05-04
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

başkâhinler ve ferisiler, İsanın anlattığı benzetmeleri duyunca bunları kendileri için söylediğini anladılar.

Esperanto

kaj la cxefpastroj kaj la fariseoj, auxdinte liajn parabolojn, komprenis, ke li parolas pri ili.

Last Update: 2012-05-04
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

aranızdan birini gönderin, kardeşinizi getirsin. geri kalanlarınız göz altına alınacak. anlattıklarınız doğru mu, değil mi, sizi sınayacağız. değilse, firavunun başına ant içerim ki casussunuz.››

Esperanto

sendu unu el vi, ke li alkonduku vian fraton; sed vi estos malliberigitaj, kaj oni esploros viajn vortojn, cxu vi diris la veron; se ne, tiam mi jxuras per la vivo de faraono, ke vi estas spionoj.

Last Update: 2012-05-04
Usage Frequency: 1
Quality:

Get a better translation with
4,401,923,520 human contributions

Users are now asking for help:



We use cookies to enhance your experience. By continuing to visit this site you agree to our use of cookies. Learn more. OK