Ask Google

Results for Ömrüm translation from Turkish to French

Human contributions

From professional translators, enterprises, web pages and freely available translation repositories.

Add a translation

Turkish

French

Info

Turkish

Ömrüm

French

Ömrüm

Last Update: 2020-01-31
Usage Frequency: 1
Quality:

Reference: Anonymous

Turkish

Ama Barzillay, ‹‹Kaç yıl ömrüm kaldı ki, seninle birlikte Yeruşalime gideyim?›› diye karşılık verdi,

French

Mais Barzillaï répondit au roi: Combien d`années vivrai-je encore, pour que je monte avec le roi à Jérusalem?

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Reference: Anonymous

Turkish

Kırgız haber sitesi Vecherni Bishkek'te yayınlanan bir makalede okuyucular Altybasarova'nın uzun ömrünü kutladılar:

French

Dans un article paru sur le site Web d’actualités kirghize, Vecherni Bishkek, les lecteurs célébraient la longue vie d’Altybasarova :

Last Update: 2016-02-24
Usage Frequency: 1
Quality:

Reference: Anonymous

Turkish

Tayvan halkının nükleersiz bir vatan için umutlarına karşılık, Başbakan Ma yönetimi birinci ve ikinci nükleer enerji santrallerinin ömrünü uzatmaya hazırlanıyor.

French

A l'encontre des aspirations du peuple taïwanais à l'abandon du nucléaire, le gouvernement du président Ma est en train de chercher les moyens d'augmenter la durée de vie de la première et de la seconde centrale nucléaires.

Last Update: 2016-02-24
Usage Frequency: 1
Quality:

Reference: Anonymous

Turkish

Resulüm! Ömrüne yemin olsun ki gerçekten onlar, sarhoşlukları içinde bocalayıp duruyorlardı.

French

Par ta vie! ils se confondaient dans leur délire.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Reference: Anonymous

Turkish

Daha sonra da tam kuvvetinize ulaşmanızı sağlıyoruz. Bununla birlikte içinizden bir kısmı öldürülüyor, yine içinizden bir kısmı ilimden sonra bir şey bilmesin diye ömrün en basit ve düşük noktasına geri gönderiliyor.

French

Il en est parmi vous qui meurent [jeunes] tandis que d'autres parviennent au plus vil de l'âge si bien qu'ils ne savent plus rien de ce qu'ils connaissaient auparavant.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Reference: Anonymous

Turkish

Fakat halk o deveyi tepeleyince Salih onlara: “Yurdunuzda üç günlük bir ömrünüz kaldı. Sonra helâk olacaksınız.

French

Ils la tuèrent. Alors, il leur dit: «Jouissez (de vos biens) dans vos demeures pendant trois jours (encore)!

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Reference: Anonymous

Turkish

Sonra güçlü çağınıza ulaşmanız için (sizi büyütürüz). İçinizden kimi vefat eder; yine içinizden kimi de ömrün en verimsiz çağına kadar götürülür; ta ki bilen bir kimse olduktan sonra bir şey bilmez hale gelsin.

French

Il en est parmi vous qui meurent [jeunes] tandis que d'autres parviennent au plus vil de l'âge si bien qu'ils ne savent plus rien de ce qu'ils connaissaient auparavant.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Reference: Anonymous

Turkish

İçinizden bazıları, ömrün en basit ve düşük noktasına geri çevirilir ki, bir ilimden sonra hiçbir şey bilmez olsun.

French

Tel parmi vous sera reconduit jusqu'à l'âge le plus vil, de sorte qu'après avoir su, il arrive à ne plus rien savoir.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Reference: Anonymous

Turkish

Senin ömrüne yemin olsun ki onlar, kendi sersemlikleri içinde bocalıyorlardı.

French

Par ta vie! ils se confondaient dans leur délire.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Reference: Anonymous

Turkish

Bununla beraber kimin ömrünü uzatıyorsak, yaratılışta onu (güç ve kuvvetini alarak) tersine çeviriyoruz.

French

A quiconque Nous accordons une longue vie, Nous faisons baisser sa forme.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Reference: Anonymous

Turkish

İçinizden kimi de, biraz bilgiden sonra eşyayı önceki bildiği gibi bilmesin diye, ömrün en kötü çağına kadar yaşatılır.

French

Tel parmi vous sera reconduit jusqu'à l'âge le plus vil, de sorte qu'après avoir su, il arrive à ne plus rien savoir.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Reference: Anonymous

Turkish

Oğulları şöyle dediler: “Ömrün geçti gitti, hâlâ Yusuf'u dilinden düşürmüyorsun. Vallahi “Yusuf!” diye diye kederden eriyeceksin veya büsbütün ölüp gideceksin”

French

- Ils dirent: «Par Allah! Tu ne cesseras pas d'évoquer Joseph, jusqu'à ce que tu t'épuises ou que tu sois parmi les morts».

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Reference: Anonymous

Turkish

Yaşayan bir varlığa daha çok ömür verilmesi de onun ömründen biraz azaltılması da mutlaka bir kitapta yazılıdır.

French

Et aucune existence n'est prolongée ou abrégée sans que cela soit consigné dans un livre.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Reference: Anonymous

Turkish

Daha önce bilgili iken hiçbir şeyi bilmez hale gelsin diye sizden bazı kimseler ömrün en kötü çağına kadar yaşatılacak şüphesiz ki Allah bilgilidir, kudretlidir.

French

Tel parmi vous sera reconduit jusqu'à l'âge le plus vil, de sorte qu'après avoir su, il arrive à ne plus rien savoir. Allah est, certes, Omniscient et Omnipotent.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Reference: Anonymous

Turkish

Ve kimin ömrünü uzatırsak yaratılışta adeta geriye döndürürüz onu, çocuklaşır; hala mı akıl etmezler?

French

A quiconque Nous accordons une longue vie, Nous faisons baisser sa forme. Ne comprendront-ils donc pas?

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Reference: Anonymous

Turkish

Ömründe nice yıllar aramızda kalmadın mı?"

French

Et n'as-tu pas demeuré parmi nous des années de ta vie?

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Reference: Anonymous
Warning: Contains invisible HTML formatting

Turkish

Ömrün hakkı için onlar, gafletten adeta sarhoştular, gaflet içinde şaşkın bir haldeydiler.

French

Par ta vie! ils se confondaient dans leur délire.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Reference: Anonymous

Turkish

Bir canlıya ömür verilmesi de, onun ömründen azaltılması da mutlaka bir Kitapta(yazılı)dır.

French

Et aucune existence n'est prolongée ou abrégée sans que cela soit consigné dans un livre.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Reference: Anonymous

Turkish

Umulur ki sizi boşarsa Rabbi ona, sizin yerinize sizden de hayırlı Müslüman, inanmış itaatli, tövbekar, ibadette bulunan, ömrünü itaatle geçiren dul ve kız eşler verir.

French

S'Il vous répudie, il se peut que son Seigneur lui donne en échange des épouses meilleures que vous, musulmanes, croyantes, obéissantes, repentantes, adoratrices, jeûneuses, déjà mariées ou vierges.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Reference: Anonymous

Get a better translation with
4,401,923,520 human contributions

Users are now asking for help:



We use cookies to enhance your experience. By continuing to visit this site you agree to our use of cookies. Learn more. OK