Results for ağızlarınızın translation from Turkish to French

Human contributions

From professional translators, enterprises, web pages and freely available translation repositories.

Add a translation

Turkish

French

Info

Turkish

bu konularda söylediğiniz sözler, ağızlarınızın bir lakırdısıdır.

French

il n'a point fait de vos enfants adoptifs vos propres enfants. ce sont des propos [qui sortent] de votre bouche.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

ağızlarıyla, kalblerinde olmayanı söylüyorlar.

French

ils disaient de leurs bouches ce qui n'était pas dans leurs cœurs.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

ne onların bir bilgisi var, ne atalarının; ağızlarından çıkan söz, ne de büyük söz.

French

ni eux ni leurs ancêtres n'en savent rien. quelle monstrueuse parole que celle qui sort de leurs bouches!

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

ağızlarından kin ve nefret taşmaktadır.

French

ils souhaiteraient que vous soyez en difficulté.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

gerçekten, kin ve düşmanlıkları ağızlarından (dökülen sözlerinden) belli olmaktadır.

French

la haine certes s'est manifestée dans leurs bouches, mais ce que leurs poitrines cachent est encore plus énorme.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

allah'ın ışığını ağızlarıyla söndürmek isterler. kafirler istemese de allah ışığını tamamlayacaktır.

French

ils veulent éteindre avec leurs bouches la lumière d'allah, alors qu'allah ne veut que parachever sa lumière, quelque répulsion qu'en aient les mécréants.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

ağızlarıyla, kalplerinde olmayanı söylüyorlardı.

French

ils disaient de leurs bouches ce qui n'était pas dans leurs cœurs.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

ağızlarıyla sizi razı ederler, fakat kalbleri (sizi) istemez. Çokları da yoldan çıkmışlardır.

French

ils vous satisfont de leurs bouches, tandis que leurs cœurs se refusent; et la plupart d'entre eux sont des pervers.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

onlar, o gün, imandan çok küfre yakındılar. kalblerinde olmayanı ağızlarıyla söylüyorlardı.

French

ils disaient de leurs bouches ce qui n'était pas dans leurs cœurs.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

allah'ın nurunu ağızlarıyla (üfleyip) söndürmek istiyorlar. halbuki kafirler hoşlanmasalar da allah nurunu tamamlamaktan asla vazgeçmez.

French

ils veulent éteindre avec leurs bouches la lumière d'allah, alors qu'allah ne veut que parachever sa lumière, quelque répulsion qu'en aient les mécréants.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

ağızlarıyla allah'ın nurunu söndürmek istiyorlar. halbuki kâfirler hoş görmese de allah nurunu tamamlayacaktır.

French

ils veulent éteindre de leurs bouches la lumière d'allah, alors qu'allah parachèvera sa lumière en dépit de l'aversion des mécréants.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

ağızlarıyla allah'ın nurunu söndürmek isterler. İnkarcılar ne kadar istemeseler de, allah nurunu, dinini tamamlayacaktır.

French

ils veulent éteindre de leurs bouches la lumière d'allah, alors qu'allah parachèvera sa lumière en dépit de l'aversion des mécréants.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

İşte o gün ağızlarını mühürleriz, bizimle elleri konuşur, ayakları da yaptıklarına şahidlik eder.

French

ce jour-là, nous scellerons leurs bouches, tandis que leurs mains nous parleront et que leurs jambes témoigneront de ce qu'ils avaient accompli.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

bugün biz onların ağızlarını mühürleriz; (günahtan ve sevaptan yana) kazandıklarını, elleri bize söylemekte, ayakları (aleyhlerinde) şahitlik etmektedir.

French

ce jour-là, nous scellerons leurs bouches, tandis que leurs mains nous parleront et que leurs jambes témoigneront de ce qu'ils avaient accompli.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

İstiyorlar ki, ağızlarıyla allah'ın nurunu söndürsünler. ama allah, küfre batanlar hoş görmeseler de nurunu tamamlayacaktır.

French

ils veulent éteindre de leurs bouches la lumière d'allah, alors qu'allah parachèvera sa lumière en dépit de l'aversion des mécréants.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

bunlar sizin ağızlarınıza gelen sözlerinizdir.

French

il n'a point fait de vos enfants adoptifs vos propres enfants. ce sont des propos [qui sortent] de votre bouche.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

onlar ağızlarıyla sizi razı ediyorlar, halbuki kalpleri (buna) karşı çıkıyor. Çünkü onların çoğu yoldan çıkmışlardır.

French

ils vous satisfont de leurs bouches, tandis que leurs cœurs se refusent; et la plupart d'entre eux sont des pervers.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

buğz (ve düşmanlıkları) ağızlarından dışa vurmuştur, sinelerinin gizli tuttukları ise, daha büyüktür.

French

la haine certes s'est manifestée dans leurs bouches, mais ce que leurs poitrines cachent est encore plus énorme.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

size olan düşmanlıkları, zaten ağızlarından taşıp meydana çıkmıştır. kalplerinin gizlediği düşmanlık ise daha fazladır.

French

la haine certes s'est manifestée dans leurs bouches, mais ce que leurs poitrines cachent est encore plus énorme.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

bu söz, onların uydurup ağızlarına aldıkları bir söz.

French

telle est leur parole provenant de leurs bouches. ils imitent le dire des mécréants avant eux.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Get a better translation with
4,401,923,520 human contributions

Users are now asking for help:



We use cookies to enhance your experience. By continuing to visit this site you agree to our use of cookies. Learn more. OK