Ask Google

Results for ebeveynler translation from Turkish to French

Human contributions

From professional translators, enterprises, web pages and freely available translation repositories.

Add a translation

Turkish

French

Info

Turkish

Ebeveynler için etkinlikler

French

Événements pour les parents

Last Update: 2014-02-06
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Ebeveynler hiç durmazlar!

French

Les parents restent toujours des parents...

Last Update: 2016-02-24
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Gay ve lezbiyen ebeveynler için evlat edinme Amerika'da hararetli bir tartışma konusu olmaya devam etmektedir.

French

L'adoption des parents gays et lesbiens reste un sujet de polémique aux Etats-Unis.

Last Update: 2014-02-01
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Geni taşıyan iki ebeveynin birleşmesiyle oluşan kalıtsal bir durumdur.

French

C’est une maladie héréditaire qui résulte de l’union de deux parents porteurs du gène.

Last Update: 2016-02-24
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

De ki: Maldan harcadığınız şey, ebeveyn, yakınlar, yetimler, fakirler ve yolcular için olmalıdır.

French

Dis: «Ce que vous dépensez de bien devrait être pour les père et mère, les proches, les orphelins, les pauvres et les voyageurs indigents.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Bunun üzerine Süleyman, karıncanın sözüne güldü ve dedi: "Rabbim, bana ve ebeveynime lütfettiğin nimetine şükretmeme, hoşnut olacağın hayırlı ve barışçıl bir iş yapmama imkân ver. Ve rahmetinle beni iyilik ve barışı seven kullarının arasına sok."

French

Il sourit, amusé par ses propos et dit: «Permets-moi Seigneur, de rendre grâce pour le bienfait dont Tu m'as comblé ainsi que mes père et mère, et que je fasse une bonne œuvre que tu agrées et fais-moi entrer, par Ta miséricorde, parmi Tes serviteurs vertueux».

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Warning: Contains invisible HTML formatting

Turkish

Onun sesini işiten Süleyman tebessüm ederek: “Ya Rabbî, dedi, beni nefsime öyle hâkim kıl ki gerek bana, gerek ebeveynime ihsan ettiğin nimetlere şükredeyim,Seni razı edecek güzel ve makbul işler yapabileyim.Bir de lütfedip beni hayırlı kulların arasına dahil eyle!”

French

Il sourit, amusé par ses propos et dit: «Permets-moi Seigneur, de rendre grâce pour le bienfait dont Tu m'as comblé ainsi que mes père et mère, et que je fasse une bonne œuvre que tu agrées et fais-moi entrer, par Ta miséricorde, parmi Tes serviteurs vertueux».

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Taşınması ve sütten kesilmesi otuz aydır. Nihayet, yiğitlik çağına gelip kırk yıla erdiğinde şöyle der: "Rabbim; beni, bana ve ebeveynime verdiğin nimete şükretmeye, hoşnut olacağın iyi bir iş yapmaya yönelt!

French

Inspire-moi pour que je rende grâce au bienfait dont Tu m'as comblé ainsi qu'à mes père et mère, et pour que je fasse une bonne œuvre que Tu agrées.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Warning: Contains invisible HTML formatting

Turkish

2.Aile yaşamıyla mesleki yaşamın uzlaştırılmasıiçin, herkes, annelikle ilgili birnedenden dolayıişten çıkarılmaya karşıkorunma hakkına ve çocuğun doğmasınıveyaevlat edinilmesini müteakip ücretli doğum izni ve ebeveyn izni alma haklarına sahiptir.

French

Tout citoyen ou toute citoyenne de l’Union a le droit de vote et d’éligibilité aux électionsmunicipales dans l’État membre où il ou elle réside, dans les mêmes conditions que les ressortissants de cet État.

Last Update: 2014-02-06
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Esrar veya başka uyuşturucular kullanmalarına bağli olarak zorluklar yaşayan 13 ila 19 yaşındaki gençler ile ebeveynlerini hedefleyen bu servisler anonim, bedava ve herkese açıktır.

French

Cependant, cette situation change dans la mesure où le rôle traditionnel des hommes et des femmes évolue dans les sociétés modernes.

Last Update: 2014-02-06
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Görüşmede veya anket formu doldurulurken kimler bulunuyordu ve bunların statüsü neydi (ebeveyn, okul öğretmeni, ilaç reçeteyi veren doktor, meslek sahibi veya polis)?

French

Quelqu’un assistait-il à l’interview ou à la présentation du questionnaire et, le cas échéant, quel était son statut (parent, enseignant, médecin traitant, professionnel ou policier)?

Last Update: 2014-02-06
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Yeni Fransız eylem planı (2008-11) yasadışı uyuşturucular, alkol ve tütünü kapsamaktadır. Bu planın başlıca önceliklerinden biri, uyuşturucu kullanma yasağını tasdik ederek gençleri uyuşturucu kullanmaya başlamaktan vazgeçirmek ve gençler ile ebeveynlerini uyuşturucu kullanmanın riskleri hakkında bilgilendirmektir.

French

Une attention accrue est également accordée au renforcement de la capacité de recherche dans le domaine de la drogue et à la conduite d’une évaluation de la politique en matière de drogue aux niveaux tant national qu’européen.

Last Update: 2014-02-06
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Belki de kız çocuklarının ebeveynlerinin onaylamamasına karşı daha hassas ve arkadaş seçiminde daha tedbirli olduklarından, erkek çocuklarının ise daha yoğun kullanım aşamalarına ilerleme konusunda daha risk çok altındadır.

French

Les centres spécifiques de conseils sur la drogue sont courants en Allemagne, en France et aux Pays-Bas. Depuis janvier 2005, plus de 250 centres de «consultation cannabis» ont ouvert leurs portes sur tout le territoire français.

Last Update: 2014-02-06
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

3.Her çocuk, menfaatine ters düşmediği sürece, ebeveynlerinin her ikisiyle dedüzenli olarak kişisel ilişki sürdürme ve doğrudan temasta bulunma hakkına sahiptir.

French

Les jeunes admis au travail doivent bénéficier de conditions de travail adaptées à leur âgeet être protégés contre l’exploitation économique ou contre tout travail susceptible denuire à leur sécurité, à leur santé, à leur développement physique, mental, moral ou socialou de compromettre leur éducation.

Last Update: 2014-02-06
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Uyuşturucu bağımlılığı kapsamında hepatit C tedavisi bazen güç olmaktadır ama dikkatli planlanmış ve örgütlenmiş klinik yönetim ile ebeveynlerin bilgilendirilmiş onayı ve işbirliğiyle geliştirilebilir.

French

Le traitement de l’hépatite C dans le contexte de la toxicomanie est loin d’être simple, mais la situation peut s’améliorer grâce à une gestion clinique des patients soigneusement planifiée et organisée et à leur coopération basée sur leur consentement éclairé.

Last Update: 2014-02-06
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Avrupa’da bireysel önleme projelerine verilebilecek güncel örnekler arasında Hollanda ve Norveç’te uygulamaya konan ve 412 yaşlarında yıkıcı davranış bozukluğuna sahip çocukların ebeveynlerine yönelik olan Ebeveyn Yönetim Eğitim-Oregon modeli bulunmaktadır.

French

Le chapitre s’achève par un examen des données disponibles concernant les besoins des toxicomanes en milieu carcéral ainsi que les réponses existantes dans ce cadre spécifique.

Last Update: 2014-02-06
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

elde edilen ilk veriler ayda 3.500-4.000 bireyin katılımını göstermekte olup bunların 2.000-2.500’ü esrar kullanıcısıdır (diğerleri ebeveynler, akrabalar ve gençlik çalışanlarıdır).

French

Le projet allemand «Stoned at school» («camé à l’école») a pour but de former à la détection et à l’intervention précoce, à la prévention de l’usage de cannabis et à l’établissement de contacts entre l’école et les structures de conseils sur la drogue.

Last Update: 2014-02-06
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Oğlan belki ebeveynlerini mutlu etmek için yalan söyledi.

French

Le garçon a peut-être dit un mensonge pour faire plaisir à ses parents.

Last Update: 2014-02-01
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Onu ebeveynlerine gösterdin mi?

French

As-tu montré cela à tes parents ?

Last Update: 2014-02-01
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Zorluk derecesi öğrencinin yaşı hakkında ebeveyn/ öğretmen değerlendirmesinin solundadır.

French

Le niveau de difficulté est laissé à l'appréciation du parent/ de l'enseignant en fonction de l'âge et/ ou du niveau de l'élève.

Last Update: 2011-10-23
Usage Frequency: 1
Quality:

Get a better translation with
4,401,923,520 human contributions

Users are now asking for help:



We use cookies to enhance your experience. By continuing to visit this site you agree to our use of cookies. Learn more. OK