Ask Google

Results for kaldırdığımız translation from Turkish to French

Human contributions

From professional translators, enterprises, web pages and freely available translation repositories.

Add a translation

Turkish

French

Info

Turkish

Fakat azabı kendilerinden kaldırdığımız zaman hemen sözlerinden dönüverdiler.

French

Puis quand Nous eûmes écarté d'eux le châtiment, voilà qu'ils violèrent leurs engagements.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Ama, azabı üzerlerinden kaldırdığımızda hemen sözlerinden döndüler.

French

Puis quand Nous eûmes écarté d'eux le châtiment, voilà qu'ils violèrent leurs engagements.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Biz hangi ülkeye bir peygamber gönderdiysek, ora halkını, (peygambere baş kaldırdıklarından ötürü bize) yalvarıp yakarsınlar diye mutlaka yoksulluk ve darlıkla sıkmışızdır.

French

Nous n'avons envoyé aucun prophète dans une cité, sans que Nous n'ayons pris ses habitants ensuite par l'adversité et la détresse afin qu'ils implorent (le pardon).

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Dolduracakları bir süreye kadar kendilerinden azabı kaldırdığımızda, hemen yeminlerini bozdular.

French

Et quand Nous eûmes éloigné d'eux le châtiment jusqu'au terme fixé qu'ils devaient atteindre, voilà qu'ils violèrent l'engagement.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Fakat kendilerinden azabı kaldırdığımızda hemen yan çizmeye başladılar.

French

Puis quand Nous eûmes écarté d'eux le châtiment, voilà qu'ils violèrent leurs engagements.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Fakat, onlardan felaketi kaldırdığımızda, sözlerinden hemen dönüverdiler.

French

Puis quand Nous eûmes écarté d'eux le châtiment, voilà qu'ils violèrent leurs engagements.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Ne var ki, sizden o sıkıntıyı kaldırdığı zaman, sizden bir grup hemen Rab'lerine ortak koşmaya başlar,

French

Et une fois qu'Il a dissipé votre malheur, voilà qu'une partie d'entre vous se mettent à donner des associés à leur Seigneur,

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Sonra Allah bu sıkıntıyı sizden kaldırdığı zaman, bir de bakarsınız ki, içinizden bir topluluk, hemen Rablerine ortak koşarlar.

French

Et une fois qu'Il a dissipé votre malheur, voilà qu'une partie d'entre vous se mettent à donner des associés à leur Seigneur,

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Sonra da zorluk ve kederi sizden kaldırdığında, içinizden bir zümre kendi Rablerine hemen ortak koşuverir,

French

Et une fois qu'Il a dissipé votre malheur, voilà qu'une partie d'entre vous se mettent à donner des associés à leur Seigneur,

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Sonra her toplumdan Rahman'a en çok kimin baş kaldırdığını ortaya koyacağız.

French

Ensuite, Nous arracherons de chaque groupe ceux d'entre eux qui étaient les plus obstinés contre le Tout Miséricordieux.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Sonra sizden zararı kaldırdığında, sizden bir grup (hemen) Rablerine şirk koşar;

French

Et une fois qu'Il a dissipé votre malheur, voilà qu'une partie d'entre vous se mettent à donner des associés à leur Seigneur,

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Sonra, sizden o sıkıntıyı kaldırdığı zaman içinizden bir grup, hemen Rablerine ortak koşarlar.

French

Et une fois qu'Il a dissipé votre malheur, voilà qu'une partie d'entre vous se mettent à donner des associés à leur Seigneur,

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

İnsana bir zarar dokunduğunda, yan yatarken, otururken ya da ayaktayken Bize dua eder; zararını üstünden kaldırdığımız zaman ise, sanki kendisine dokunan zarara Bizi hiç çağırmamış gibi döner-gider.

French

Et quand le malheur touche l'homme, il fait appel à Nous, couché sur le côté, assis, ou debout. Puis quand Nous le délivrons de son malheur, il s'en va comme s'il ne Nous avait point imploré pour un mal qui l'a touché.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Bu nedenle İsa şöyle dedi: ‹‹İnsanoğlunu yukarı kaldırdığınız zaman benim O olduğumu, kendiliğimden hiçbir şey yapmadığımı, ama tıpkı Babanın bana öğrettiği gibi konuştuğumu anlayacaksınız.

French

Jésus donc leur dit: Quand vous aurez élevé le Fils de l`homme, alors vous connaîtrez ce que je suis, et que je ne fais rien de moi-même, mais que je parle selon ce que le Père m`a enseigné.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Yoksa bana, Tanrımız RABbe güveniyoruz mu diyeceksiniz? Hizkiyanın Yahuda ve Yeruşalim halkına, yalnız bu sunağın önünde tapınacaksınız diyerek tapınma yerlerini, sunaklarını ortadan kaldırdığı Tanrı değil mi bu?›

French

Peut-être me diras-tu: C`est en l`Éternel, notre Dieu, que nous nous confions. Mais n`est-ce pas lui dont Ézéchias a fait disparaître les hauts lieux et les autels, en disant à Juda et à Jérusalem: Vous vous prosternerez devant cet autel?

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Ama senin önünden kaldırdığım Sauldan esirgediğim sevgiyi hiçbir zaman esirgemeyeceğim.

French

mais ma grâce ne se retirera point de lui, comme je l`ai retirée de Saül, que j`ai rejeté devant toi.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Babası Hizkiyanın ortadan kaldırdığı puta tapılan yerleri yeniden yaptırdı. Baallar için sunaklar kurdu, Aşera putları yaptı. Gök cisimlerine taparak onlara kulluk etti.

French

Il rebâtit les hauts lieux qu`Ézéchias, son père, avait renversés; il éleva des autels aux Baals, il fit des idoles d`Astarté, et il se prosterna devant toute l`armée des cieux et la servit.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Yoksa bana, Tanrımız RABbe güveniyoruz mu diyeceksiniz? Hizkiyanın Yahuda ve Yeruşalim halkına, yalnız Yeruşalimde, bu sunağın önünde tapınacaksınız diyerek tapınma yerlerini, sunaklarını ortadan kaldırdığı Tanrı değil mi bu?›

French

Peut-être me direz-vous: C`est en l`Éternel, notre Dieu, que nous nous confions. Mais n`est-ce pas lui dont Ézéchias a fait disparaître les hauts lieux et les autels, en disant à Juda et à Jérusalem: Vous vous prosternerez devant cet autel à Jérusalem?

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

‹‹Hamurlu yiyeceklerimizin, kaldırdığımız ürünlerin, bütün ağaçlarımızın meyvelerinin, yeni şarabımızın, zeytinyağımızın ilkini Tanrımızın Tapınağının depolarına getirip kâhinlere vereceğiz. Toprağımızın ondalığını Levililere vereceğiz, çünkü çalıştığımız bütün kentlerde ondalıkları onlar topluyor.

French

d`apporter aux sacrificateurs, dans les chambres de la maison de notre Dieu, les prémices de notre pâte et nos offrandes, des fruits de tous les arbres, du moût et de l`huile; et de livrer la dîme de notre sol aux Lévites qui doivent la prendre eux-mêmes dans toutes les villes situées sur les terres que nous cultivons.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Akşamüzeri düşünmek için tarlaya gitti. Başını kaldırdığında develerin yaklaştığını gördü.

French

Un soir qu`Isaac était sorti pour méditer dans les champs, il leva les yeux, et regarda; et voici, des chameaux arrivaient.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Get a better translation with
4,401,923,520 human contributions

Users are now asking for help:



We use cookies to enhance your experience. By continuing to visit this site you agree to our use of cookies. Learn more. OK