Ask Google

Results for yiyebilir translation from Turkish to French

Human contributions

From professional translators, enterprises, web pages and freely available translation repositories.

Add a translation

Turkish

French

Info

Turkish

Onsuz kim yiyebilir, kim zevk alabilir?

French

Qui, en effet, peut manger et jouir, si ce n`est moi?

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Açlıktan darda kalan, günaha kaymaksızın yiyebilir.

French

Et J'agrée l'Islam comme religion pour vous.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Ama satın aldığınız köleler sünnet edildikten sonra ondan yiyebilir.

French

Tu circonciras tout esclave acquis à prix d`argent; alors il en mangera.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Böyle bir adam Tanrısına sunulan kutsal ve en kutsal yiyecekleri yiyebilir.

French

Il pourra manger l`aliment de son Dieu, des choses très saintes et des choses saintes.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Ama kâhinin parayla satın aldığı ya da evinde doğan köle onun yemeğini yiyebilir.

French

Mais un esclave acheté par le sacrificateur à prix d`argent pourra en manger, de même que celui qui est né dans sa maison; ils mangeront de sa nourriture.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Dinsel açıdan temiz ya da kirli kişi bu eti ceylan ya da geyik eti yer gibi yiyebilir.

French

Tu en mangeras comme on mange de la gazelle et du cerf; celui qui sera impur, et celui qui sera pur en mangeront l`un et l`autre.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Güneş battıktan sonra temiz sayılır, kutsal sunuları yiyebilir. Çünkü bu onun yiyeceğidir.

French

après le coucher du soleil, il sera pur, et il mangera ensuite des choses saintes, car c`est sa nourriture.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Bunları en kutsal sunu olarak yiyeceksin. Her erkek onlardan yiyebilir. Onları kutsal sayacaksın.

French

Vous les mangerez dans un lieu très saint; tout mâle en mangera; vous les regarderez comme saintes.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Fakir olan, örfe uygun bir miktar yiyebilir. Mallarını geri vereceğiniz vakit bu muameleyi tanıklar huzurunda yapın.

French

S'il est pauvre, alors qu'il en utilise raisonnablement: et lorsque vous leur remettez leurs biens, prenez des témoins à leur encontre.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Kâhinler soyundan gelen her erkek bu sunuyu yiyebilir. Sunu kutsal bir yerde yenecek, çünkü çok kutsaldır.

French

Tout mâle parmi les sacrificateurs en mangera; il le mangera dans un lieu saint: c`est une chose très sainte.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Ülkede yetişen ilk ürünlerden RABbe getirdiklerinin tümü senin olacak. Ailende dinsel açıdan temiz olan herkes onları yiyebilir.

French

Les premiers produits de leur terre, qu`ils apporteront à l`Éternel, seront pour toi. Quiconque sera pur dans ta maison en mangera.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Bu durumdaki hayvanları kentlerinizde yiyebilirsiniz. Dinsel açıdan temiz ya da kirli kişi bunların etini ceylan ya da geyik eti yer gibi yiyebilir.

French

Tu le mangeras dans tes portes; celui qui sera impur et celui qui sera pur en mangeront l`un et l`autre, comme on mange de la gazelle et du cerf.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Atanıp kutsal kılınmaları için günahları bağışlatan bu sunuları yalnız onlar yiyebilir. Yabancı biri yiyemez, çünkü bu sunular kutsaldır.

French

Ils mangeront ainsi ce qui aura servi d`expiation afin qu`ils fussent consacrés et sanctifiés; nul étranger n`en mangera, car ce sont des choses saintes.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Sizin için din olarak İslâm’ı beğendim.Kim günaha meyletmeksizin açlıktan bunalıp çaresiz kalırsa, haram olan etlerden yiyebilir.

French

Aujourd'hui, J'ai parachevé pour vous votre religion, et accompli sur vous Mon bienfait.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Pek aç kalıp zora düşen, suç işlemek niyetinde olmamak şartıyla haram edilen şeyleri yiyebilir ve şüphe yok ki Allah, suçları örter rahimdir.

French

Si quelqu'un est contraint par la faim, sans inclination vers le péché... alors, Allah est Pardonneur et Miséricordieux.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Onlar, kendi akıllarınca bu hayvanlarla ekinler haramdır, ancak izin verdiğimiz kişiler yiyebilir onları ve şu hayvanlara da binmek haram edilmiştir dediler.

French

Et ils dirent: «Voilà des bestiaux et des champs frappés d'interdiction: n'en mangeront que ceux que nous voudrons.» - selon leur prétention! - Et voilà des bêtes dont le dos est tabou, et des bêtes sur lesquelles ils ne mentionnent pas le nom d'Allah.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Zorda kalan, isyan etmek niyetini gütmeden ve fazla olmamak şartıyla yiyebilir, şüphe yok ki Allah, suçları örter, rahimdir.

French

Mais quiconque en mange sous contrainte, et n'est ni rebelle ni transgresseur, alors Allah est Pardonneur et Miséricordieux.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Ama dul kalmış ya da boşanmış, çocuğu olmamış ve gençliğinde kaldığı baba evine geri dönmüş kâhin kızı babasının ekmeğini yiyebilir. Aile dışından yabancı biri asla yiyemez.

French

Mais la fille d`un sacrificateur qui sera veuve ou répudiée, sans avoir d`enfants, et qui retournera dans la maison de son père comme dans sa jeunesse, pourra manger de la nourriture de son père. Aucun étranger n`en mangera.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Iztırar haline düşen, başkasının hakkına dokunmamak, zorunluluk sınırını da aşmamak şartıyla bunlardan yiyebilir. Çünkü senin Rabbin çok bağışlayıcı, çok merhametlidir.

French

Quiconque est contraint, sans toutefois abuser ou transgresser, ton Seigneur est certes Pardonneur et Miséricordieux.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Fakat kim mecbur kalırsa, saldırmamak ve sınırı aşmamak üzere (yiyebilir). Çünkü gerçekten Allah, bağışlayandır, esirgeyendir.

French

Mais quiconque en mange sous contrainte, et n'est ni rebelle ni transgresseur, alors Allah est Pardonneur et Miséricordieux.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Get a better translation with
4,401,923,520 human contributions

Users are now asking for help:



We use cookies to enhance your experience. By continuing to visit this site you agree to our use of cookies. Learn more. OK