Usted buscó: complicity (Inglés - Turco)

Inglés

Traductor

complicity

Traductor

Turco

Traductor
Traductor

Traduce al momento textos, documentos y pistas de voz con Lara

¡Traducir ahora!

Contribuciones humanas

De traductores profesionales, empresas, páginas web y repositorios de traducción de libre uso.

Añadir una traducción

Inglés

Turco

Información

Inglés

his wife is charged with complicity.

Turco

eski liderin eşi de işbirliği yapmakla suçlanıyor.

Última actualización: 2012-04-07
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Inglés

borovcanin has also been accused of complicity in genocide.

Turco

borovcanin de soykırımda işbirliğiyle suçlandı.

Última actualización: 2016-01-20
Frecuencia de uso: 2
Calidad:

Inglés

six loaders have been charged with complicity to commit murder.

Turco

altı yükleme işçisi ise cinayete suç ortaklığı yapmakla suçlanıyor.

Última actualización: 2012-04-07
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Inglés

charges against karadzic for complicity in genocide have been dropped.

Turco

karaciç hakkındaki soykırıma iştirak suçlaması düşürüldü.

Última actualización: 2012-04-07
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Inglés

the five suspects face charges of complicity for failing to prevent the escape.

Turco

beş şüpheli, firarı önleyememeye iştirakle suçlanıyor.

Última actualización: 2012-04-07
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Inglés

fehriye erdalis is accused of complicity in the murder of a turkish businessman.

Turco

fehriye erdal adlı zanlı bir türk işadamının öldürülmesine suç ortaklığı etmekle suçlanıyor.

Última actualización: 2012-04-07
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Inglés

about 15 former members of the jso have been arrested on suspicion of complicity in the assassination.

Turco

15 eski jso üyesinin de suikastla bağlantısı olduğu savıyla tutuklandığı belirtildi.

Última actualización: 2016-01-20
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Inglés

the former general stands accused of complicity in some of the worst atrocities of the balkan conflicts.

Turco

eski general, balkan ihtilaflarında yaşanan en kötü zulümlerinden bazılarına iştirak etmekle suçlanıyor.

Última actualización: 2016-01-20
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Inglés

the second amended indictment in october 2004 did not confirm the initial charges of genocide and complicity in genocide.

Turco

ekim 2004'te çıkarılan değiştirilmiş ikinci iddianamede ilk baştaki soykırım ve soykırımda işbirliği suçlamaları doğrulanmadı.

Última actualización: 2016-01-20
Frecuencia de uso: 2
Calidad:

Inglés

police also arrested a second officer, vassilis saraliotis, 31, who was in the car, for alleged complicity.

Turco

polis, olay anında aracın içinde bulunan kinci polis memuru, 31 yaşındaki vassilis saraliotis'i de işbirliği iddiasıyla tutukladı.

Última actualización: 2016-01-20
Frecuencia de uso: 2
Calidad:

Inglés

he was indicted on eight counts of genocide or complicity in genocide, crimes against humanity and violation of the laws or customs of war.

Turco

stakiç'e, soykırım veya soykırıma suç ortaklığı, insanlığa karşı suç ve savaş yasaları ve geleneklerinin ihlaliyle ilgili sekiz ayrı suçlama yöneltilmişti.

Última actualización: 2016-01-20
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Inglés

the trial of three former yugoslav army officers charged with complicity in the 1991 vukovar massacre opened at the un war crimes tribunal in the hague on tuesday.

Turco

1991 vukovar katliamına katılmakla suçlanan üç eski yugoslav ordusu subayının davası salı günü lahey'deki bm savaş suçları mahkemesinde başladı.

Última actualización: 2016-01-20
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Inglés

together with lieutenant colonel dragan jokic, blagojevic faces charges of complicity in genocide, crimes against humanity and violations of the laws or customs of war.

Turco

yarbay dragan jokiç'le birlikte blagojeviç, soykırım, insanlığa karşı suç ve savaş yasaları ve geleneklerinin ihlali suçlamalarıyla karşı karşıya bulunuyor.

Última actualización: 2016-01-20
Frecuencia de uso: 2
Calidad:

Inglés

in addition to other counts of war crimes brought against them, beara, pandurevic, nikolic and popovic have been charged with genocide or complicity in genocide.

Turco

beara, pandureviç, nikoliç ve popoviç kendilerine yöneltilen diğer savaş suçlarına ek olarak soykırım veya soykırımda işbirliği ile de suçlandı.

Última actualización: 2016-01-20
Frecuencia de uso: 2
Calidad:

Inglés

a former senior bosnian serb police officer, borovcanin was indicted in september 2002 on six counts of complicity in genocide, crimes against humanity and violation of the laws or customs of war.

Turco

eski bir üst düzey bosnalı sırp polis memuru olan borovcanin, aralarında toplu katliam, insanlığa karşı suç işleme ve savaş yasaları ve geleneklerini ihlalin de yer altığı toplam altı iddiayla eylül 2002'de suçlanmıştı.

Última actualización: 2016-01-20
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Inglés

but the judges said they could not come to the conclusion that stakic or others had the "necessary specific intent" to characterise his conduct as genocide or complicity in genocide.

Turco

ancak yargıçlar, stakiç veya diğerlerinin bu girişimi soykırım veya soykırıma yardımcı olmak şekilde nitelendirecek "gerekli özel niyete" sahip olduğu sonucuna varmadıklarını bildirdi.

Última actualización: 2016-01-20
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Advertencia: contiene formato HTML invisible

Inglés

the new minister, who is not a member of any political party, replaces prvoslav davinic, who resigned in early september after serbian finance minister mladjan dinkic accused him of complicity in a military procurement scandal.

Turco

hiçbir siyasi partinin üyesi olmayan yeni bakan, sırbistan maliye bakanı mlacan dinkiç tarafından bir askeri satın alım skandalına karışmakla suçlamasının ardından eylül ayı başlarında istifa eden prvoslav daviniç'in yerini aldı.

Última actualización: 2016-01-20
Frecuencia de uso: 2
Calidad:

Inglés

another major difference between the two documents is the removal of two counts from the earlier indictment -- of complicity in genocide and of grave breaches of the geneva convention -- and the addition of two new ones.

Turco

İki belge arasındaki diğer bir önemli farksa, daha önceki iddianamedeki iki maddenin -soykırıma iştirak ve cenevre anlaşmasının ciddi derecede ihlalleri- kaldırılması ve iki yeni maddenin eklenmesi şeklinde.

Última actualización: 2016-01-20
Frecuencia de uso: 2
Calidad:

Inglés

initially, all four indictees pleaded not guilty to the un tribunal's charges against them, which include genocide or complicity to commit genocide, extermination, murder, and forcible transfer of bosnian muslims

Turco

dört sanık baslangicta, bm mahkemesince kendilerine yöneltilen ve aralarında boşnak müslümanlara karşı katliam veya katliama suç ortaklığı, toplu katliam, cinayet ve göçe zorlama suçlarini reddetmis masum olduklarını iddia etmişlerdi.

Última actualización: 2016-01-20
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Inglés

"it would simply be irresponsible of me to allow a passage of public funds to a party that may continue to have financial complicity with indicted war criminals, including the founder, radovan karadzic," the ap quoted ashdown as saying in banja luka.

Turco

ap'nin aktardığı sözlerinde ashdown, banja luka'da şunları söyledi: "kurucusu olan radovan karadziç de dahil olmak üzere savaş suçu zanlılarına para yardımı yapmayı sürdürüyor olma olasılığı bulunan bir partiye devlet bütçesinden yardım yapılmasına izin vermek, benim açımdan sorumsuz bir davranış olurdu."

Última actualización: 2016-01-20
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Advertencia: contiene formato HTML invisible

Obtenga una traducción de calidad con
10,283,277,291 contribuciones humanas

Usuarios que están solicitando ayuda en este momento:



Utilizamos cookies para mejorar nuestros servicios. Al continuar navegando está aceptando su uso. Más información. De acuerdo