Usted buscó: kötülemekle (Turco - Inglés)

Contribuciones humanas

De traductores profesionales, empresas, páginas web y repositorios de traducción de libre uso.

Añadir una traducción

Turco

Inglés

Información

Turco

futbol fanatikleri sık sık rakip takımı doğrudan kötülemekle birlikte normalde kendi takımlarını hedef almazlar.

Inglés

while football hooligans often direct abuse at an opposing team, they normally don't target their own side.

Última actualización: 2016-01-20
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Turco

ancak yerel basında çıkan haberlere göre, İstanbul'daki bir mahkeme bir başka türk yazarı, "basında türklüğü kötülemekle suçlanan elif Şafak hakkında dava açmaya karar verdi.

Inglés

according to local media reports, however, an istanbul court has decided to open a case against another turkish writer, elif safak, charged with "denigrating turkishness in the press".

Última actualización: 2012-04-07
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Advertencia: contiene formato HTML invisible

Turco

gerek sağ gerekse sol partiler erken seçim olasılığını "şantaj", "şantaj ikilemleri" ve "korku tacirliği" olarak kötülemekte geç kalmadılar.

Inglés

parties on both right and left quickly vilified the prospect of early elections as "blackmail", "blackmailing dilemmas" and "fear-mongering".

Última actualización: 2016-01-20
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Advertencia: contiene formato HTML invisible

Turco

yemin ederim ki, eğer (onları kötülemekten) vazgeçmezsen, seni muhakkak taşlarım. (gerçektenveya söz ilesana taş atarım).

Inglés

if thou cease not, i shall surely stone thee.

Última actualización: 2014-07-03
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Turco

yemin ederim ki, eğer (onları kötülemekten) vazgeçmezsen, seni muhakkak taşlarım. (gerçektenveya söz ilesana taş atarım).

Inglés

if you do not desist, i shall have you stoned to death.

Última actualización: 2014-07-03
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Turco

yemin ederim ki, eğer (onları kötülemekten) vazgeçmezsen, seni muhakkak taşlarım. (gerçektenveya söz ilesana taş atarım).

Inglés

if you do not desist, i shall surely stone you to death.

Última actualización: 2014-07-03
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Turco

yemin ederim ki, eğer (onları kötülemekten) vazgeçmezsen, seni muhakkak taşlarım. (gerçektenveya söz ilesana taş atarım).

Inglés

if you do not desist, i will stone you.

Última actualización: 2014-07-03
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Turco

yemin ederim ki, eğer (onları kötülemekten) vazgeçmezsen, seni muhakkak taşlarım. (gerçektenveya söz ilesana taş atarım).

Inglés

if you do not give this up, i shall stone you to death.

Última actualización: 2014-07-03
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Turco

yemin ederim ki, eğer (onları kötülemekten) vazgeçmezsen, seni muhakkak taşlarım. (gerçektenveya söz ilesana taş atarım).

Inglés

if you stop not (this), i will indeed stone you.

Última actualización: 2014-07-03
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Turco

yemin ederim ki, eğer (onları kötülemekten) vazgeçmezsen, seni muhakkak taşlarım. (gerçektenveya söz ilesana taş atarım).

Inglés

if you will not stop this, i shall stone you to death.

Última actualización: 2014-07-03
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Turco

filistinli şair mourid barghouti diyor ki, eğer birilerini kötülemek istiyorsanız, en kolay yöntem, onların hikayesini, "ikinci" aşamasından başlayarak anlatmak.

Inglés

the palestinian poet mourid barghouti writes that if you want to dispossess a people, the simplest way to do it is to tell their story and to start with, "secondly."

Última actualización: 2015-10-13
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Advertencia: contiene formato HTML invisible

Turco

hikayeler mahrum etmek ve kötülemek için kullanıldı, ama hikayeler güçlendirmek ve insancıllaştırmak için de kullanılabilir.

Inglés

stories have been used to dispossess and to malign, but stories can also be used to empower and to humanize.

Última actualización: 2015-10-13
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Turco

yemin ederim ki, eğer (onları kötülemekten) vazgeçmezsen, seni muhakkak taşlarım. (gerçektenveya söz ilesana taş atarım). haydi uzun bir müddet benden uzak ol" dedi.

Inglés

if thou desistest not, surely i shall stone thee; and depart from me for ever so long.

Última actualización: 2014-07-03
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Advertencia: contiene formato HTML invisible

Turco

yemin ederim ki, eğer (onları kötülemekten) vazgeçmezsen, seni muhakkak taşlarım. (gerçektenveya söz ilesana taş atarım). haydi uzun bir müddet benden uzak ol" dedi.

Inglés

if thou forbear not, i will indeed stone thee: now get away from me for a good long while!"

Última actualización: 2014-07-03
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Advertencia: contiene formato HTML invisible

Turco

yemin ederim ki, eğer (onları kötülemekten) vazgeçmezsen, seni muhakkak taşlarım. (gerçektenveya söz ilesana taş atarım). haydi uzun bir müddet benden uzak ol" dedi.

Inglés

if you do not desist i will certainly revile you, and leave me for a time.

Última actualización: 2014-07-03
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Advertencia: contiene formato HTML invisible

Turco

yemin ederim ki, eğer (onları kötülemekten) vazgeçmezsen, seni muhakkak taşlarım. (gerçektenveya söz ilesana taş atarım). haydi uzun bir müddet benden uzak ol" dedi.

Inglés

if you do not desist, i will certainly stone you, and keep no relation with me for a long while.”

Última actualización: 2014-07-03
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Advertencia: contiene formato HTML invisible

Turco

yemin ederim ki, eğer (onları kötülemekten) vazgeçmezsen, seni muhakkak taşlarım. (gerçektenveya söz ilesana taş atarım). haydi uzun bir müddet benden uzak ol" dedi.

Inglés

if you do not desist, i will surely stone you, so avoid me a prolonged time."

Última actualización: 2014-07-03
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Advertencia: contiene formato HTML invisible

Turco

yemin ederim ki, eğer (onları kötülemekten) vazgeçmezsen, seni muhakkak taşlarım. (gerçektenveya söz ilesana taş atarım). haydi uzun bir müddet benden uzak ol" dedi.

Inglés

surely, if thou givest not over, i shall stone thee; so forsake me now for some while.'

Última actualización: 2014-07-03
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Advertencia: contiene formato HTML invisible

Turco

yemin ederim ki, eğer (onları kötülemekten) vazgeçmezsen, seni muhakkak taşlarım. (gerçektenveya söz ilesana taş atarım). haydi uzun bir müddet benden uzak ol" dedi.

Inglés

surely, if you do not cease i will stone you, so leave me for awhile'

Última actualización: 2014-07-03
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Advertencia: contiene formato HTML invisible

Turco

bu yolla gözümü korkutup bana günah işleteceklerini düşünüyorlardı. böylece beni kötülemek için ellerine fırsat geçmiş olacaktı.

Inglés

therefore was he hired, that i should be afraid, and do so, and sin, and that they might have matter for an evil report, that they might reproach me.

Última actualización: 2012-05-06
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Obtenga una traducción de calidad con
4,401,923,520 contribuciones humanas

Usuarios que están solicitando ayuda en este momento:



Utilizamos cookies para mejorar nuestros servicios. Al continuar navegando está aceptando su uso. Más información. De acuerdo