Preguntar a Google

Usted buscó: tutulabilirlerdi (Turco - Inglés)

Contribuciones humanas

De traductores profesionales, empresas, páginas web y repositorios de traducción de libre uso.

Añadir una traducción

Turco

Inglés

Información

Turco

Roma vatandaşlarının aksine köleler, bedensel ceza, cinsel sömürü (fahişeler genellikle kölelerdi), yargısız infaz ve işkence'ye tabi tutulabilirlerdi.

Inglés

Unlike Roman citizens, they could be subjected to corporal punishment, sexual exploitation (prostitutes were often slaves), torture, and summary execution.

Última actualización: 2016-03-03
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Turco

Aksiyomlarımız değil, matematiksel nesnelerin elle tutulabilir gerçek dünyası matematiğin temellerini oluşturur.

Inglés

Not our axioms, but the very real world of mathematical objects forms the foundation.

Última actualización: 2016-03-03
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Turco

Gereken önlemler alınarak, HIV salgını şu an bulunduğu düşük seviyede tutulabilir", diyor.

Inglés

By addressing these prevention needs now, the HIV epidemic can be kept where it is, and this is at a very low level."

Última actualización: 2016-01-20
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Advertencia: contiene formato HTML invisible

Turco

Macar makamları bu durumdan yalnızca kısmen sorumlu tutulabilir.

Inglés

The Hungarian authorities are only partly to blame.

Última actualización: 2016-01-20
Frecuencia de uso: 2
Calidad:

Turco

Canlının bunu nasıl yaptığı anlaşıldığı takdirde insan hastalıklarının tedavisi, yenileyici ilaçların geliştirilmesi ve ölü hücrelerin tekrar canlanmasına ışık tutulabilir.

Inglés

Understanding how it does this could lead to insights about how to treat human diseases, develop regenerative medicines and rejuvenate dead cells.

Última actualización: 2016-01-20
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Turco

Bitiki, "EULEX, kuzeydeki paralel yapılarla bağlantılı organize suçla, özellikle de Belgrad'ın bu tür yapılara verdiği desteğin artık elle tutulabilir bir seviyede olmadığı bir dönemde, etkili şekilde mücadele edebilmeli.

Inglés

"[EULEX] should be able to effectively fight organized crime which is linked to parallel structures in the north, especially when Belgrade's support for those structures is not tenable anymore.

Última actualización: 2016-01-20
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Advertencia: contiene formato HTML invisible

Turco

Fakat bu soruların hepsi elle tutulabilir sorular.

Inglés

But all of those questions are tangible.

Última actualización: 2015-10-13
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Turco

Şunu öğrenmiştim: ekonomistler herşeyi elle tutulabilir üretim ve tüketim birimleri şeklinde ölçüyorlardı. Sanki bu elle tutulabilir birimler birbirlerine eşitmiş gibi.

Inglés

I learned that economists measure everything in tangible units of production and consumption as if each of those tangible units is exactly the same.

Última actualización: 2015-10-13
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Turco

Allah size bir temsil getiriyor:Bir tarafta bir şahsın kölesi olup hiçbir güç ve yetkisi olmayan âciz bir adam,öbür tarafta kendisine tarafımızdan bol bol rızık ve imkân nasib ettiğimiz bir zat ki o maldan gizli - açık dilediği gibi harcayıp kullanıyor.Hiç bu ikisi eşit tutulabilir mi?Bütün hamdler, övgüye vesile olan her şey, Allah'a aittir.Ne var ki onların çoğu bunu bilmezler.

Inglés

Allah coineth a similitude: (on the one hand) a (mere) chattel slave, who hath control of nothing, and (on the other hand) one on whom we have bestowed a fair provision from Us, and he spendeth thereof secretly and openly. Are they equal? Praise be to Allah! But most of them know not.

Última actualización: 2014-07-03
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Turco

Allah size bir temsil getiriyor:Bir tarafta bir şahsın kölesi olup hiçbir güç ve yetkisi olmayan âciz bir adam,öbür tarafta kendisine tarafımızdan bol bol rızık ve imkân nasib ettiğimiz bir zat ki o maldan gizli - açık dilediği gibi harcayıp kullanıyor.Hiç bu ikisi eşit tutulabilir mi?Bütün hamdler, övgüye vesile olan her şey, Allah'a aittir.Ne var ki onların çoğu bunu bilmezler.

Inglés

Allah draws a parable: a slave owned [by his master] who has no power over anything, and another one [a free man] whom We have provided a goodly provision and who spends out of it secretly and openly. Are they equal? All praise belongs to Allah. But most of them do not know.

Última actualización: 2014-07-03
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Turco

Allah size bir temsil getiriyor:Bir tarafta bir şahsın kölesi olup hiçbir güç ve yetkisi olmayan âciz bir adam,öbür tarafta kendisine tarafımızdan bol bol rızık ve imkân nasib ettiğimiz bir zat ki o maldan gizli - açık dilediği gibi harcayıp kullanıyor.Hiç bu ikisi eşit tutulabilir mi?Bütün hamdler, övgüye vesile olan her şey, Allah'a aittir.Ne var ki onların çoğu bunu bilmezler.

Inglés

Allah has illustrated an example – there is a slave, himself the property of another, not owning anything – and another one upon whom We have bestowed a good livelihood from Us, he therefore spends from it, secretly and publicly; will they be equal? All praise is to Allah; in fact, most of them do not know.

Última actualización: 2014-07-03
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Turco

Allah size bir temsil getiriyor:Bir tarafta bir şahsın kölesi olup hiçbir güç ve yetkisi olmayan âciz bir adam,öbür tarafta kendisine tarafımızdan bol bol rızık ve imkân nasib ettiğimiz bir zat ki o maldan gizli - açık dilediği gibi harcayıp kullanıyor.Hiç bu ikisi eşit tutulabilir mi?Bütün hamdler, övgüye vesile olan her şey, Allah'a aittir.Ne var ki onların çoğu bunu bilmezler.

Inglés

Allah presents an example: a slave [who is] owned and unable to do a thing and he to whom We have provided from Us good provision, so he spends from it secretly and publicly. Can they be equal? Praise to Allah! But most of them do not know.

Última actualización: 2014-07-03
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Turco

Allah size bir temsil getiriyor:Bir tarafta bir şahsın kölesi olup hiçbir güç ve yetkisi olmayan âciz bir adam,öbür tarafta kendisine tarafımızdan bol bol rızık ve imkân nasib ettiğimiz bir zat ki o maldan gizli - açık dilediği gibi harcayıp kullanıyor.Hiç bu ikisi eşit tutulabilir mi?Bütün hamdler, övgüye vesile olan her şey, Allah'a aittir.Ne var ki onların çoğu bunu bilmezler.

Inglés

Allah propoundeth a similitude: there is a bondman enslaved who hath not power over aught; and there is one whom We have provided from Ourselves with goodly provision and he expendeth thereof secretly and openly; can they be equal? All praise Unto Allah; but most of them know not.

Última actualización: 2014-07-03
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Turco

Allah size bir temsil getiriyor:Bir tarafta bir şahsın kölesi olup hiçbir güç ve yetkisi olmayan âciz bir adam,öbür tarafta kendisine tarafımızdan bol bol rızık ve imkân nasib ettiğimiz bir zat ki o maldan gizli - açık dilediği gibi harcayıp kullanıyor.Hiç bu ikisi eşit tutulabilir mi?Bütün hamdler, övgüye vesile olan her şey, Allah'a aittir.Ne var ki onların çoğu bunu bilmezler.

Inglés

Allah puts forward the example (of two men a believer and a disbeliever); a slave (disbeliever) under the possession of another, he has no power of any sort, and (the other), a man (believer) on whom We have bestowed a good provision from Us, and He spends thereof secretly and openly. Can they be equal? (By no means, not). All the praises and thanks be to Allah. Nay! (But) most of them know not.

Última actualización: 2014-07-03
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Turco

Allah size bir temsil getiriyor:Bir tarafta bir şahsın kölesi olup hiçbir güç ve yetkisi olmayan âciz bir adam,öbür tarafta kendisine tarafımızdan bol bol rızık ve imkân nasib ettiğimiz bir zat ki o maldan gizli - açık dilediği gibi harcayıp kullanıyor.Hiç bu ikisi eşit tutulabilir mi?Bütün hamdler, övgüye vesile olan her şey, Allah'a aittir.Ne var ki onların çoğu bunu bilmezler.

Inglés

Allah sets forth a parable: (consider) a slave, the property of another, (who) has no power over anything, and one whom We have granted from Ourselves a goodly sustenance so he spends from it secretly and openly; are the two alike? (All) praise is due to Allah! Nay, most of them do not know.

Última actualización: 2014-07-03
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Turco

Allah size bir temsil getiriyor:Bir tarafta bir şahsın kölesi olup hiçbir güç ve yetkisi olmayan âciz bir adam,öbür tarafta kendisine tarafımızdan bol bol rızık ve imkân nasib ettiğimiz bir zat ki o maldan gizli - açık dilediği gibi harcayıp kullanıyor.Hiç bu ikisi eşit tutulabilir mi?Bütün hamdler, övgüye vesile olan her şey, Allah'a aittir.Ne var ki onların çoğu bunu bilmezler.

Inglés

Allah sets forth a parable: There is one who is a slave and is owned by another and has no power over anything; and there is one whom We have granted good provision Ourselves, of which he spends both secretly and openly. Can they be equal? All praise be to Allah. But most of them do not even know (this simple fact).

Última actualización: 2014-07-03
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Turco

Allah size bir temsil getiriyor:Bir tarafta bir şahsın kölesi olup hiçbir güç ve yetkisi olmayan âciz bir adam,öbür tarafta kendisine tarafımızdan bol bol rızık ve imkân nasib ettiğimiz bir zat ki o maldan gizli - açık dilediği gibi harcayıp kullanıyor.Hiç bu ikisi eşit tutulabilir mi?Bütün hamdler, övgüye vesile olan her şey, Allah'a aittir.Ne var ki onların çoğu bunu bilmezler.

Inglés

Allah sets forth the Parable (of two men: one) a slave under the dominion of another; He has no power of any sort; and (the other) a man on whom We have bestowed goodly favours from Ourselves, and he spends thereof (freely), privately and publicly: are the two equal? (By no means;) praise be to Allah. But most of them understand not.

Última actualización: 2014-07-03
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Turco

Allah size bir temsil getiriyor:Bir tarafta bir şahsın kölesi olup hiçbir güç ve yetkisi olmayan âciz bir adam,öbür tarafta kendisine tarafımızdan bol bol rızık ve imkân nasib ettiğimiz bir zat ki o maldan gizli - açık dilediği gibi harcayıp kullanıyor.Hiç bu ikisi eşit tutulabilir mi?Bütün hamdler, övgüye vesile olan her şey, Allah'a aittir.Ne var ki onların çoğu bunu bilmezler.

Inglés

Allah strikes a parable. A servant owned by his master, having no power over anything, and one to whom We have given from Us a fine provision who spends it secretly and openly, are they equal? Praise be to Allah! No, most of them do not know!

Última actualización: 2014-07-03
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Turco

Allah size bir temsil getiriyor:Bir tarafta bir şahsın kölesi olup hiçbir güç ve yetkisi olmayan âciz bir adam,öbür tarafta kendisine tarafımızdan bol bol rızık ve imkân nasib ettiğimiz bir zat ki o maldan gizli - açık dilediği gibi harcayıp kullanıyor.Hiç bu ikisi eşit tutulabilir mi?Bütün hamdler, övgüye vesile olan her şey, Allah'a aittir.Ne var ki onların çoğu bunu bilmezler.

Inglés

God cites the example of a bonded slave, who has no power over anything; and someone to whom We have given plentiful provision, from which he gives secretly and openly. Are they equal in comparison? All praise belongs to God, but most of them do not know.

Última actualización: 2014-07-03
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Turco

Allah size bir temsil getiriyor:Bir tarafta bir şahsın kölesi olup hiçbir güç ve yetkisi olmayan âciz bir adam,öbür tarafta kendisine tarafımızdan bol bol rızık ve imkân nasib ettiğimiz bir zat ki o maldan gizli - açık dilediği gibi harcayıp kullanıyor.Hiç bu ikisi eşit tutulabilir mi?Bütün hamdler, övgüye vesile olan her şey, Allah'a aittir.Ne var ki onların çoğu bunu bilmezler.

Inglés

God has struck a similitude: a servant possessed by his master, having no power over anything, and one whom We have provided of Ourselves with a provision fair, and he expends of it secretly and openly. Are they equal? Praise belongs to God! Nay, most of them know not.

Última actualización: 2014-07-03
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Obtenga una traducción de calidad con
4,401,923,520 contribuciones humanas

Usuarios que están solicitando ayuda en este momento:



Utilizamos cookies para mejorar nuestros servicios. Al continuar navegando está aceptando su uso. Más información. De acuerdo