De traductores profesionales, empresas, páginas web y repositorios de traducción de libre uso.
bunu dışarıda durarak yapmamalıyız.
we shouldn't be doing it from outside.
Última actualización: 2015-10-13
Frecuencia de uso: 1
Calidad:
ve sakin durarak, çaktırmamaya çalıştım.
and i tried to act calm, not to give anything away.
Última actualización: 2015-10-13
Frecuencia de uso: 1
Calidad:
gecelerini rablerine secde ederek ve kıyam durarak geçirirler.
and these who pass the night before their lord, prostrate and standing up.
Última actualización: 2014-07-03
Frecuencia de uso: 1
Calidad:
onlar, rablerine secde ederek ve kıyama durarak gecelerler.
and these who pass the night before their lord, prostrate and standing up.
Última actualización: 2014-07-03
Frecuencia de uso: 1
Calidad:
gecelerini rablerine secde ederek, onun divanında durarak geçirirler:
and these who pass the night before their lord, prostrate and standing up.
Última actualización: 2014-07-03
Frecuencia de uso: 1
Calidad:
geceleri, rableri huzurunda secde ederek, ayakta durarak geçirirler.
and these who pass the night before their lord, prostrate and standing up.
Última actualización: 2014-07-03
Frecuencia de uso: 1
Calidad:
onlar, gecelerini rableri için kıyama durarak ve secdeye vararak geçirirler.
and these who pass the night before their lord, prostrate and standing up.
Última actualización: 2014-07-03
Frecuencia de uso: 1
Calidad:
tüm gün benzin istasyonunda durarak, çok fazla ahlaklılık ve ahlaksızlık görebiliyorsunuz. Öyle ki:
you sit in a gas station all day, you see lots of morality and immorality, let me tell you.
Última actualización: 2015-10-13
Frecuencia de uso: 1
Calidad:
mahkemeyi eleştirenler onu her seferinde hükümetin aldığı kararların önünde durarak reformlara engel olmakla suçluyorlar.
critics of the court accuse it of being an obstacle to reform, saying it has stood in the way of government decisions at every turn.
Última actualización: 2016-01-20
Frecuencia de uso: 1
Calidad:
ve bu konutlandırmayı jane gibi müşterilerin perspektiflerini dikkate alarak tasarladılar, sorumluluk ve mesuliyet üzerinde ısrarla durarak.
and they designed it from the perspective of customers like jane herself, insisting on responsibility and accountability.
Última actualización: 2015-10-13
Frecuencia de uso: 1
Calidad:
otobüs her gün kentin çeşitli noktalarında durarak meraklılara çevreyi koruma ve alternatif enerji kaynaklarıyla ilgili bilgiler verdi.
the bus stops at different parts of the city every day, providing the curious with information about environmental protection and alternative energy resources.
Última actualización: 2016-01-20
Frecuencia de uso: 1
Calidad:
hırvat halk partisi adayı vesna pusiç'e göre, çok sayıda vatandaş görüşünü sandıktan uzak durarak bildirdi.
according to vesna pusic, the croatian people's party candidate, many citizens chose to get their point across by staying away from the polls.
Última actualización: 2016-01-20
Frecuencia de uso: 1
Calidad:
böyle birisi; gece saatlerinde secde ederek, ayakta durarak ibadet eden, âhiretten korkan, rabbinin rahmetini uman biri gibi midir?
can one who prays in the watches of the night, bowing in homage or standing attentive, fearful of the life to come, and hoping for the mercy of his lord, (be like one who does not)?
Última actualización: 2014-07-03
Frecuencia de uso: 1
Calidad:
ertesi gün, bütün sanatçılar mandela'ya eski hapishane hücresinin önünde durarak dünya basınına konferans vereceği sırada robben adası'nda katılmaya davet edilmişti.
the next day, all the artists were invited to join mandela in robben island, where he was going to give a conference to the world's press, standing in front of his former prison cell.
Última actualización: 2015-10-13
Frecuencia de uso: 1
Calidad: