Demander à Google

Vous avez cherché: tasarlayabileceğimizi (Turc - Anglais)

Contributions humaines

Réalisées par des traducteurs professionnels, des entreprises, des pages web ou traductions disponibles gratuitement.

Ajouter une traduction

Turc

Anglais

Infos

Turc

Timothy Prestero gelişmekte olan ülkelerde yenidoğanlar için mükemmel kuvözü tasarlayabileceğini düşündü-- ama bu ürün üretim aşamasına gidip başarısız olunca, ekip zor bir ders öğrenmiş oldu. Övgülerden çok gerçek-dünya kullanımı için tasarlamanın önemini vurgulayan bir bildiri.

Anglais

Timothy Prestero thought he'd designed the perfect incubator for newborns in the developing world -- but his team learned a hard lesson when it failed to go into production. A manifesto on the importance of designing for real-world use, rather than accolades.

Dernière mise à jour : 2015-10-13
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :

Turc

Başka bir deyişle, oksitosinin insanları daha ahlaklı yapıp yapmadığını görmek için bir deney tasarlayabileceğimi düşündüm.

Anglais

In other words, I thought I could design an experiment to see if oxytocin made people moral.

Dernière mise à jour : 2015-10-13
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :

Turc

Ve şimdi beynin içini daha önce mümkün olmayan derecedeki yüksek çözünürlükle ve yetenekle görebiliyoruz ve özellikle beyni nasıl yeniden yapılandıracağımızı, hatta hücrelerden yola çıkarak onu ne şekilde baştan tasarlayabileceğimizi öğrenmeye çalışıyoruz. Böylece, patoloji, hastalık ve tedavileri daha iyi anlayabilmemiz mümkün olacaktır.

Anglais

And now we can see inside of the brain with a resolution and ability that was never before available, and essentially learn how to reconstruct, and maybe even re-engineer, or backwards engineer, the brain so we can better understand pathology, disease and therapy.

Dernière mise à jour : 2015-10-13
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :

Turc

Karmaşık herhangi bir şey tasarlayabilecek herhangi bir tasarımcının kendisinin daha da karmaşık olması gerekecektir -- ve daha ondan beklenen günahları bağışlaması, evlilikleri kutsaması, duaları dinlemesi savaşta bizden yana olması gibi diğer şeylerden bahsetmiyoruz bile! -- cinsel yaşamımızı onaylamaması gibi şeylerden...

Anglais

Any designer capable of designing something really complex has to be even more complex himself, and that's before we even start on the other things he's expected to do, like forgive sins, bless marriages, listen to prayers -- favor our side in a war -- -- disapprove of our sex lives and so on.

Dernière mise à jour : 2015-10-13
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :

Turc

Küçük yolda biraz daha ilerleyecek olursak artık nanotıp çağına girişimizi, çok ama çok ufak cihazlar imal etme yeteneğimizi görüyoruz. Alyuvarlar tasarlayabileceğimiz, hatta dolaşım ve bağışıklık sistemimizi izleyen veya damarlarımızda pıhtılar oluştuğunda temizleyen robotlar yapabileceğimiz noktaya gidiyoruz.

Anglais

If we go down the small pathway a little bit farther, we're entering the era of nanomedicine, the ability to make devices super small to the point where we can design red blood cells or microrobots that will monitor our blood system or immune system, or even those that might clear out the clots from our arteries.

Dernière mise à jour : 2015-10-13
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :

Obtenez une traduction de meilleure qualité grâce aux
4,401,923,520 contributions humaines

Les utilisateurs demandent maintenant de l'aide :



Nous utilisons des cookies pour améliorer votre expérience utilisateur sur notre site. En poursuivant votre navigation, vous déclarez accepter leur utilisation. En savoir plus. OK