Chiedi a Google

Hai cercato la traduzione di concubine da Inglese a Turco

Contributi umani

Da traduttori professionisti, imprese, pagine web e archivi di traduzione disponibili gratuitamente al pubblico.

Aggiungi una traduzione

Inglese

Turco

Informazioni

Inglese

Maachah, Caleb's concubine, bare Sheber, and Tirhanah.

Turco

Kalevin öbür cariyesi Maaka ona Şeveri ve Tirhanayı doğurdu.

Ultimo aggiornamento 2012-05-06
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:

Inglese

And it was told David what Rizpah the daughter of Aiah, the concubine of Saul, had done.

Turco

Saulun cariyesi Aya kızı Rispanın yaptıkları Davuta bildirildi.

Ultimo aggiornamento 2012-05-06
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:

Inglese

And his concubine that was in Shechem, she also bare him a son, whose name he called Abimelech.

Turco

Ayrıca Şekemde bir cariyesi vardı. Bundan da bir oğlu oldu, adını Avimelek koydu.

Ultimo aggiornamento 2012-05-06
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:

Inglese

The series paints Suleiman as a man in love with the concubine Hurrem, known as Roxelana in Europe.

Turco

Dizide Süleyman, Avrupa'da Roxelane olarak bilinen cariyesi Hürrem'e aşık bir adam olarak resmediliyor.

Ultimo aggiornamento 2016-01-20
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:

Inglese

And his concubine, whose name was Reumah, she bare also Tebah, and Gaham, and Thahash, and Maachah.

Turco

Reuma adındaki cariyesi de Nahor'a Tevah, Gaham, Tahaş ve Maaka'yı doğurdu.

Ultimo aggiornamento 2012-05-06
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:

Inglese

On the basis of a comic passage Henry maintains that Aspasia was probably a "pallake", namely a concubine.

Turco

Komik bir metne dayanan Henry Aspasia'nın bir "pallake", yani cariye olduğunu söyler.

Ultimo aggiornamento 2016-03-03
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:

Attenzione: contiene formattazione HTML nascosta

Inglese

And Ephah, Caleb's concubine, bare Haran, and Moza, and Gazez: and Haran begat Gazez.

Turco

Kalevin cariyesi Efa ona Haranı, Mosayı ve Gazezi doğurdu. Gazez Haranın oğluydu.

Ultimo aggiornamento 2012-05-06
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:

Inglese

Grande Odalisque, also known as Une Odalisque or La Grande Odalisque, is an oil painting of 1814 by Jean Auguste Dominique Ingres depicting an odalisque, or concubine.

Turco

Büyük Odalık (Fransızca: La Grande Odalisque), 1814 yılında Jean Auguste Dominique Ingres tarafından yapılan yağlıboya tablo.

Ultimo aggiornamento 2016-03-03
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:

Inglese

And his concubine played the whore against him, and went away from him unto her father's house to Bethlehemjudah, and was there four whole months.

Turco

Ama kadın onu başka erkeklerle aldattı. Sonra adamı bırakıp Yahudaya, babasının Beytlehemdeki evine döndü. Kadın dört ay orada kaldıktan sonra kocası kalkıp onun yanına gitti. Gönlünü hoş edip onu geri getirmek istiyordu. Yanında uşağı ve iki de eşek vardı. Kadın onu babasının evine götürdü. Kayınbaba damadını görünce onu sevinçle karşıladı.

Ultimo aggiornamento 2012-05-06
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:

Inglese

The river god chased Yuhwa away to Ubal river (우발수, 優渤水), where she met and became the concubine of King Geumwa of Dongbuyeo.

Turco

Nehir tanrısı, Yuhwa'yı, Dongbuyeo Kralı Geumwa'yla karşılaşıp onun cariyesi olduğu Ubalsu'ya kadar takip etti.

Ultimo aggiornamento 2016-03-03
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:

Inglese

The sons of Manasseh; Ashriel, whom she bare: (but his concubine the Aramitess bare Machir the father of Gilead:

Turco

Manaşşenin oğulları: Aramlı cariyenin doğurduğu Asriel, Makir. Makir Gilatın babasıydı.

Ultimo aggiornamento 2012-05-06
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:

Inglese

And I took my concubine, and cut her in pieces, and sent her throughout all the country of the inheritance of Israel: for they have committed lewdness and folly in Israel.

Turco

Onun ölüsünü alıp parçaladım, her bir parçasını İsrailin mülk aldığı bir bölgeye gönderdim. Çünkü bu alçakça rezalet İsrailde işlendi.

Ultimo aggiornamento 2012-05-06
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:

Inglese

And Timna was concubine to Eliphaz Esau's son; and she bare to Eliphaz Amalek: these were the sons of Adah Esau's wife.

Turco

Timna Esavın oğlu Elifazın cariyesiydi. Elifaza Amaleki doğurdu. Bunlar Esavın karısı Âdanın torunlarıdır.

Ultimo aggiornamento 2012-05-06
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:

Inglese

And it came to pass in those days, when there was no king in Israel, that there was a certain Levite sojourning on the side of mount Ephraim, who took to him a concubine out of Bethlehemjudah.

Turco

İsrailin kralsız olduğu o dönemde Efrayimin dağlık bölgesinin ücra yerinde yaşayan bir Levili vardı. Adam Yahudanın Beytlehem Kentinden kendisine bir cariye almıştı.

Ultimo aggiornamento 2012-05-06
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:

Inglese

And the Levite, the husband of the woman that was slain, answered and said, I came into Gibeah that belongeth to Benjamin, I and my concubine, to lodge.

Turco

Öldürülen kadının Levili kocası şöyle yanıtladı: ‹‹Cariyemle birlikte geceyi geçirmek üzere Benyamin bölgesinin Giva Kentine girdik.

Ultimo aggiornamento 2012-05-06
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:

Inglese

And the men of Gibeah rose against me, and beset the house round about upon me by night, and thought to have slain me: and my concubine have they forced, that she is dead.

Turco

Givadan bazı adamlar gece beni öldürmeyi tasarlayarak gelip evi kuşattılar. Cariyemin ırzına geçtiler, ölümüne neden oldular.

Ultimo aggiornamento 2012-05-06
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:

Inglese

And when he was come into his house, he took a knife, and laid hold on his concubine, and divided her, together with her bones, into twelve pieces, and sent her into all the coasts of Israel.

Turco

Eve varınca eline bir bıçak aldı, cariyesinin cesedini on iki parçaya bölüp İsrailin on iki oymağına dağıttı.

Ultimo aggiornamento 2012-05-06
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:

Inglese

But the man would not tarry that night, but he rose up and departed, and came over against Jebus, which is Jerusalem; and there were with him two asses saddled, his concubine also was with him.

Turco

Ama adam orada gecelemek istemedi. Cariyesini alıp palan vurulmuş iki eşekle yola çıktı. Yevusun -Yeruşalimin- karşısında bir yere geldiler.

Ultimo aggiornamento 2012-05-06
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:

Inglese

==Early Life (1709-1713)==Tokugawa Ietsugu was born in 1709 in Edo, being the eldest son of Shogun Tokugawa Ienobu and concubine, Gekkōin.

Turco

Tokugawa Ietsugu (徳川 家継 8 Ağustos 1709 - 19 Haziram 1716) Tokugawa Şogunluğu'nun 7.şogunu ve Tokugawa Ienobu'nun oğlu.

Ultimo aggiornamento 2016-03-03
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:

Inglese

Sunjo was the 2nd son of King Jeongjo which King Jeongjo had with Lady Subin, one of King Jeongjo concubines.

Turco

Kral Jeongjo'nun cariyesi Lady Subin'den 2. oğlu Kral Hazretleri Prens Gong olarak dünyaya gelmiştir.

Ultimo aggiornamento 2016-03-03
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:

Ottieni una traduzione migliore grazie a
4,401,923,520 contributi umani

Ci sono utenti che chiedono aiuto:



I cookie ci aiutano a fornire i nostri servizi. Utilizzando tali servizi, accetti l'utilizzo dei cookie da parte nostra. Maggiori informazioni. OK