구글 검색

검색어: kuyulardan (터키어 - 프랑스어)

인적 기여

전문 번역가, 번역 회사, 웹 페이지 및 자유롭게 사용할 수 있는 번역 저장소 등을 활용합니다.

번역 추가

터키어

프랑스어

정보

터키어

-İsrailliler Yaakanoğullarına ait kuyulardan ayrılıp Moseraya gittiler. Harun orada öldü ve gömüldü. Yerine oğlu Elazar kâhin oldu.

프랑스어

Les enfants d`Israël partirent de Beéroth Bené Jaakan pour Moséra. C`est là que mourut Aaron, et qu`il fut enterré; Éléazar, son fils, lui succéda dans le sacerdoce.

마지막 업데이트: 2012-05-05
사용 빈도: 1
품질:

터키어

‹‹Hadi onu öldürüp kuyulardan birine atalım. Yabanıl bir hayvan yedi deriz. Bakalım o zaman düşleri ne olacak!››

프랑스어

Venez maintenant, tuons-le, et jetons-le dans une des citernes; nous dirons qu`une bête féroce l`a dévoré, et nous verrons ce que deviendront ses songes.

마지막 업데이트: 2012-05-05
사용 빈도: 1
품질:

터키어

Nice kullanılmaz hale gelmiş kuyular ve (ıssız kalmış) ulu saraylar vardır.

프랑스어

Que de palais édifiés (et désertés aussi)!

마지막 업데이트: 2014-07-03
사용 빈도: 1
품질:

터키어

Ve onu (kuyudan çıkarıp) 'ticaret konusu bir mal' olarak sakladılar.

프랑스어

Et ils le dissimulèrent [pour le vendre] telle une marchandise.

마지막 업데이트: 2014-07-03
사용 빈도: 1
품질:

터키어

İçlerinden biri Yusuf'u öldürmeyin demişti, mutlaka bir şey yapacaksınız bir kuyuya atın bari de gelip geçenlerden onu bulup alan olsun.

프랑스어

L'un d'eux dit: «Ne tuez pas Joseph, mais jetez-le si vous êtes disposés à agir, au fond du puits afin que quelque caravane le recueille».

마지막 업데이트: 2014-07-03
사용 빈도: 1
품질:

터키어

Derken bir yolcu kafilesi geçerken kuyudan su almak için birini yollamışlardı, o da kovasını kuyuya salınca müjde diye bağırmıştı, burada bir genç var ve onu çıkarıp bir ticaret malı gibi gizlemişlerdi; Allah'sa onların yaptıklarını biliyordu.

프랑스어

Or, vint une caravane. Ils envoyèrent leur chercheur d'eau, qui fit descendre son seau. Il dit: «Bonne nouvelle! Voilà un garçon!» Et ils le dissimulèrent [pour le vendre] telle une marchandise. Allah cependant savait fort bien ce qu'ils faisaient.

마지막 업데이트: 2014-07-03
사용 빈도: 1
품질:

터키어

Nöbetleşe olarak, kuyudan bir onun içme sırası, belirli günde de sizin içme sıranız olsun. Sakın ona fenalık dokundurayım demeyin, yoksa sizi müthiş bir günün azabı bastırıverir.” dedi.

프랑스어

Et ne lui infligez aucun mal, sinon le châtiment d'un jour terrible vous saisira».

마지막 업데이트: 2014-07-03
사용 빈도: 1
품질:

터키어

Nöbetleşe olarak, kuyudan bir onun içme sırası, belirli günde de sizin içme sıranız olsun. Sakın ona fenalık dokundurayım demeyin, yoksa sizi müthiş bir günün azabı bastırıverir.” dedi.

프랑스어

Il dit: «Voici une chamelle: à elle de boire un jour convenu, et à vous de boire un jour.

마지막 업데이트: 2014-07-03
사용 빈도: 1
품질:

터키어

Bir kervan geldi, sucularını gönderdiler, (o da gidip kuyuya) kovasını sarkıttı: "Müjde, dedi, işte bir oğlan!" Onu ticaret için sakladılar, halbuki Allah, onların ne yaptıklarını biliyordu.

프랑스어

Or, vint une caravane. Ils envoyèrent leur chercheur d'eau, qui fit descendre son seau. Il dit: «Bonne nouvelle! Voilà un garçon!» Et ils le dissimulèrent [pour le vendre] telle une marchandise. Allah cependant savait fort bien ce qu'ils faisaient.

마지막 업데이트: 2014-07-03
사용 빈도: 1
품질:

경고: 보이지 않는 HTML 형식이 포함되어 있습니다

터키어

Nice şehirler var ki halkı zalim olduğundan helak ettik onları ve o şehirlerin tavanları, duvarlarına çökmüş, yerle bir olmuş, ıpıssız kalmış ve nice kuyular kuruttuk, nice yüce köşkler yıktık.

프랑스어

Que de cités, donc, avons-Nous fait périr, parce qu'elles commettaient des tyrannies. Elles sont réduites à des toits écroulés: Que de puits désertés! Que de palais édifiés (et désertés aussi)!

마지막 업데이트: 2014-07-03
사용 빈도: 1
품질:

터키어

Bir kervan geldi, sucularını gönderdiler; sucu kovasını kuyuya saldı, "Müjde!

프랑스어

Or, vint une caravane. Ils envoyèrent leur chercheur d'eau, qui fit descendre son seau.

마지막 업데이트: 2014-07-03
사용 빈도: 1
품질:

경고: 보이지 않는 HTML 형식이 포함되어 있습니다

터키어

Öyle ki şimdi hepsinin yerinde yeller esiyor: Üstü altına gelmiş binalar, körelmiş kuyular, kurumuş çeşmeler, yerle bir olmuş muhteşem saraylar... [11,102; 21,11]

프랑스어

Elles sont réduites à des toits écroulés: Que de puits désertés! Que de palais édifiés (et désertés aussi)!

마지막 업데이트: 2014-07-03
사용 빈도: 1
품질:

터키어

(Gelelim Yusuf'a) Öteden bir kafile gelmiş, sucularını kuyuya göndermişlerdi.

프랑스어

Or, vint une caravane. Ils envoyèrent leur chercheur d'eau, qui fit descendre son seau.

마지막 업데이트: 2014-07-03
사용 빈도: 1
품질:

터키어

Artık çatıları çökmüş, kuyuları metruk, sarayları bomboş kalmıştır.

프랑스어

Elles sont réduites à des toits écroulés: Que de puits désertés! Que de palais édifiés (et désertés aussi)!

마지막 업데이트: 2014-07-03
사용 빈도: 1
품질:

터키어

Bir kervan geldi ve sucularını (kuyuya) gönderdiler, o da (gidip) kovasını saldı, (Yusufu görünce) "Müjde!

프랑스어

Or, vint une caravane. Ils envoyèrent leur chercheur d'eau, qui fit descendre son seau.

마지막 업데이트: 2014-07-03
사용 빈도: 1
품질:

경고: 보이지 않는 HTML 형식이 포함되어 있습니다

터키어

Salih: " İşte belge bu devedir. Kuyudan su içmek hakkı belirli bir gün onun ve belirli bir gün de sizindir; sakın ona bir kötülük yapmayın, yoksa sizi büyük günün azabı yakalar" dedi.

프랑스어

Et ne lui infligez aucun mal, sinon le châtiment d'un jour terrible vous saisira».

마지막 업데이트: 2014-07-03
사용 빈도: 1
품질:

경고: 보이지 않는 HTML 형식이 포함되어 있습니다

터키어

Salih: " İşte belge bu devedir. Kuyudan su içmek hakkı belirli bir gün onun ve belirli bir gün de sizindir; sakın ona bir kötülük yapmayın, yoksa sizi büyük günün azabı yakalar" dedi.

프랑스어

Il dit: «Voici une chamelle: à elle de boire un jour convenu, et à vous de boire un jour.

마지막 업데이트: 2014-07-03
사용 빈도: 1
품질:

경고: 보이지 않는 HTML 형식이 포함되어 있습니다

터키어

Sonucu onu götürüp kuyuya atmaya hep beraber karar verdikleri zaman ona, andolsun ki farkında bile olmadıkları bir anda şu yaptıklarını haber vereceksin onlara diye vahyetmiştik.

프랑스어

Et lorsqu'ils l'eurent emmené, et se furent mis d'accord pour le jeter dans les profondeurs invisibles du puits, Nous lui révélâmes: «Tu les informeras sûrement de cette affaire sans qu'ils s'en rendent compte».

마지막 업데이트: 2014-07-03
사용 빈도: 1
품질:

터키어

Bir yolcu-kafilesi geldi, sucularını (kuyuya su almak için) gönderdiler. O da kovasını sarkıttı.

프랑스어

Or, vint une caravane. Ils envoyèrent leur chercheur d'eau, qui fit descendre son seau.

마지막 업데이트: 2014-07-03
사용 빈도: 1
품질:

터키어

Halbuki kişi kazdığı kuyuya kendi düşer.

프랑스어

Cependant, la manœuvre perfide n'enveloppe que ses propres auteurs.

마지막 업데이트: 2014-07-03
사용 빈도: 1
품질:

인적 기여로
4,401,923,520 더 나은 번역을 얻을 수 있습니다

사용자가 도움을 필요로 합니다:



당사는 사용자 경험을 향상시키기 위해 쿠키를 사용합니다. 귀하께서 본 사이트를 계속 방문하시는 것은 당사의 쿠키 사용에 동의하시는 것으로 간주됩니다. 자세히 보기. 확인