Pergunte ao Google

Você procurou por: zayıflatacak (Turco - Inglês)

Contribuições humanas

A partir de tradutores profissionais, empresas, páginas da web e repositórios de traduções disponíveis gratuitamente

Adicionar uma tradução

Turco

Inglês

Informações

Turco

Bu kraliyet dışı mezarlardaki yazıtlar daha sonra kralın mutlak gücünü zayıflatacak olan soyluların büyüyen gücünün bir örneğidir.

Inglês

These non-royal tomb inscriptions are but one example of the growing power of the nobility, which further weakened the absolute rule of the king.

Última atualização: 2016-03-03
Frequência de uso: 1
Qualidade:

Turco

259 sonlarında, Edessa'ya hareket etti ancak bir Hıyarcıklı veba salgını Roma ordusunun pozisyonunu zayıflatacak kadar sayıda askerin ölümüne neden oldu.

Inglês

In 259, Valerian moved on to Edessa, but an outbreak of plague killed a critical number of legionaries, weakening the Roman position, and the town was besieged by the Persians.

Última atualização: 2016-03-03
Frequência de uso: 1
Qualidade:

Turco

Görünen o ki, ticaret dışı meseleler Doha gündemini fazlasıyla meşgul ederek, Cancun'daki toplantının başarıyla sonuçlanması ihtimalini zayıflatacak.

Inglês

As things stand now, the non-trade issues would arguably overload the Doha agenda and diminish the Cancun meeting's chances of success.

Última atualização: 2016-01-20
Frequência de uso: 1
Qualidade:

Turco

Pek çok kişi ona AKP'nin olası adayı gözüyle bakarken, cumhurbaşkanı olduğunda parti liderliğinden ayrılmak zorunda kalacak, bu da parlamento seçimleri öncesinde AKP'yi potansiyel olarak zayıflatacak.

Inglês

While many consider him the likely AKP candidate, becoming president would oblige him to give up the party leadership -- potentially weakening AKP ahead of the parliamentary elections. Furthermore, the prospect of an Erdogan presidency has set off alarm bells among Turkey's secularists.

Última atualização: 2016-01-20
Frequência de uso: 1
Qualidade:

Turco

Görünen o ki, ticaret dışı meseleler Doha gündemini fazlasıyla meşgul ederek, Cancun'daki toplantının başarıyla sonuçlanması ihtimalini zayıflatacak. Güneydoğu Avrupa ülkelerinde tarım sektörü oldukça geniş yer kaplıyor.

Inglês

As things stand now, the non-trade issues would arguably overload the Doha agenda and diminish the Cancun meeting's chances of success. The countries of Southeast Europe have large agricultural sectors.

Última atualização: 2012-04-07
Frequência de uso: 1
Qualidade:

Turco

1980 yılında hukuk aktivistleri yasaya karşı çıktıklarında, hükümet yetkilileri evlilik mukavelesinin daimi cinsel rıza içerdiğini ve evlilik içi tecavüzün suç sayılmasının Hindistan'ın aile değerlerini zayıflatacağını öne sürmüşlerdi.

Inglês

In 1980 when rights activists challenged the law government officials maintained that the marriage contract presumes permanent sexual consent and that criminalizing marital rape would weaken family values in India.

Última atualização: 2016-02-24
Frequência de uso: 1
Qualidade:

Turco

Siyasi analistlerin 7 Eylül Pazar günü belirttiği görüşlere göre, Tomislav Nikoliç'in aşırı milliyetçi Sırbistan Radikal Partisi'nin (SRS) genel başkan yardımcılığı ve meclis grubu başkanlığından istifası, Sırbistan'ın ana muhalefet partisini zayıflatacak.

Inglês

Tomislav Nikolic's resignation as deputy leader of the ultranationalist Serbian Radical Party (SRS) and chairman of its parliamentary group will weaken Serbia's main opposition party, political analysts said on Sunday (September 7th).

Última atualização: 2016-01-20
Frequência de uso: 1
Qualidade:

Turco

Çarşamba günü verilen yeni beraat kararları ile ilgili olarak Reuters tarafından yayınlanan bir haberde, söz konusu kararların, Bulgaristan'ın "üst düzey yolsuzlukları engellemeye yönelik çalışmalarını daha da zayıflatacağı" yorumuna yer verildi.

Inglês

Commenting on the latest acquittals Wednesday, a Reuters report said they would "further undermine" Bulgaria's "efforts to crack down on high-level corruption".

Última atualização: 2016-01-20
Frequência de uso: 1
Qualidade:

Aviso: contém formatação HTML invisível

Turco

Kosovalı liderler, Kosova kurumlarının otoritesini zayıflatacağı gerekçesiyle Ban'ın planına karşı çıktılar.

Inglês

Kosovo leaders have opposed Ban's plan, on the grounds that it would dilute the authority of Kosovo institutions.

Última atualização: 2016-01-20
Frequência de uso: 1
Qualidade:

Turco

Saraybosna'daki yetkililer bir devlet tarım bakanlığı kurmak istemesine karşın, Sırp Cumhuriyeti'ndeki (SC) siyasiler belli işlevlerin SC'den devlet düzeyine kaydırılacağını ve bunun sonucunda da girişimi zayıflatacağını iddia ederek buna gerek olmadığını söylüyor.

Inglês

Officials in Sarajevo want to establish a state agriculture ministry, but politicians from Republika Srpska (RS) say it is not necessary, claiming that certain functions will be taken from RS to the state level, and in turn weaken the entity.

Última atualização: 2016-01-20
Frequência de uso: 1
Qualidade:

Turco

Sırp makamları, Şubat ayı ortasında yapılacak oylamanın Belgrad'ın AB üyelik şansını zayıflatacağı görüşünde

Inglês

Serbian authorities say the mid-February vote will hurt Belgrade's chances for EU accession.

Última atualização: 2016-01-20
Frequência de uso: 1
Qualidade:

Turco

Makedonya'daki AB temsilcisi Alexis Bruns ise, Birliğin ICC'yi zayıflatacak anlaşmaların imzalanmasını desteklemediğini belirterek, "Makedonya AB'ye katılım hedefi olan bir ülke ve bence bunu hedefleyen ülkelerin AB politikasını izlemeleri gerekir" dedi.

Inglês

Alexis Bruns, the EU representative in Macedonia, said the Union does not support signing agreements that could weaken the ICC. "Macedonia is an aspirant to the EU and I think the aspirant countries should follow EU policy."

Última atualização: 2016-01-20
Frequência de uso: 1
Qualidade:

Aviso: contém formatação HTML invisível

Turco

Uzmanlar, son değişikliklerin yetkililer üzerindeki denetimi zayıflatacağı ve devlete ekonomik açıdan zarar vereceği görüşündeler.

Inglês

Experts say the latest changes will weaken control over officials, and could damage the state economically.

Última atualização: 2016-01-20
Frequência de uso: 1
Qualidade:

Turco

Fransız lider, Türkiye'nin bir Avrupa ülkesi olmadığını ve siyasi açıdan güçlü bir Avrupa'yı zayıflatacağını savundu.

Inglês

He argued that Turkey is not a European country and would weaken a politically strong Europe.

Última atualização: 2016-01-20
Frequência de uso: 1
Qualidade:

Turco

Geçen yıl BM planı aleyhinde propaganda yapan Kıbrıs Rum Cumhurbaşkanı Tassos Papadopulos da, bunun müzakereci konumunu zayıflatacağını öne sürerek istediği değişiklikleri açıklamaktan yan çizdi.

Inglês

Greek Cypriot President Tassos Papadopoulos, who campaigned against the UN plan last year, has balked at making known the changes he wants, saying this would weaken his negotiating position.

Última atualização: 2016-01-20
Frequência de uso: 1
Qualidade:

Turco

"Bu bölünmenin Radikal Partiyi zayıflatacağı kesindir." diyen analist Dragan Bujoseviç şöyle devam ediyor: "Parti Tomislav Nikoliç ile elde ettiği sonuçları asla elde edemeyecektir."

Inglês

"This split is going to weaken the Radical Party for sure," analyst Dragan Bujosevic said. "The party is never going to achieve the results it did with Tomislav Nikolic."

Última atualização: 2016-01-20
Frequência de uso: 1
Qualidade:

Aviso: contém formatação HTML invisível

Turco

Öte yandan Fransız Jean-Claude Frécon, "bu sonuçların kabul edilmesi ve ardından asılsız olduğunun ortaya çıkması halinde, bunun Parlamenterler Asamblesinin itibarını büyük oranda zayıflatacağı" konusunda uyardı.

Inglês

France's Jean-Claude Frécon, meanwhile, warned that "if these conclusions were adopted and subsequently found to be without substance, it would seriously weaken the credibility of the Parliamentary Assembly."

Última atualização: 2016-01-20
Frequência de uso: 1
Qualidade:

Aviso: contém formatação HTML invisível

Turco

Babil Kralının gücüne güç katacak, firavunun gücünü zayıflatacağım. Kılıcımı Babil Kralının eline verdiğimde ve o kılıcı Mısıra doğru uzattığında, benim RAB olduğumu anlayacaklar.

Inglês

But I will strengthen the arms of the king of Babylon, and the arms of Pharaoh shall fall down; and they shall know that I am the LORD, when I shall put my sword into the hand of the king of Babylon, and he shall stretch it out upon the land of Egypt.

Última atualização: 2012-05-06
Frequência de uso: 1
Qualidade:

Consiga uma tradução melhor através
4,401,923,520 de colaborações humanas

Usuários estão solicitando auxílio neste momento:



Utilizamos cookies para aprimorar sua experiência. Se avançar no acesso a este site, você estará concordando com o uso dos nossos cookies. Saiba mais. OK