A partir de tradutores profissionais, empresas, páginas da web e repositórios de traduções disponíveis gratuitamente
duruma göre küçük kıtalar halinde veya toptan seferber olun.
march in detachments or march all together.
Última atualização: 2014-07-03
Frequência de uso: 1
Qualidade:
Öyle ise bütün imkanlarını seferber ederek yükselsinler de görelim!
[if so,] let them ascend [to the higher spheres] by the means [of ascension].
Última atualização: 2014-07-03
Frequência de uso: 1
Qualidade:
etkinlik, kruşevo halkını seferber ederek turizmi canlandırmayı amaçlıyor.
the event aims to mobilise the population of krushevo and revive tourism.
Última atualização: 2016-01-20
Frequência de uso: 1
Qualidade:
bütün karadağ'ın zihnini avrupa yoluna seferber etmeliyiz."
we need to mobilise in the european front all of montenegro's mind."
Última atualização: 2016-01-20
Frequência de uso: 1
Qualidade:
Aviso: contém formatação HTML invisível
onlara karşı ya küçük birlikler halinde hareket ediniz veya topyekün seferber olunuz.
march in detachments or march all together.
Última atualização: 2014-07-03
Frequência de uso: 1
Qualidade:
program bunu, yaşam kalitesini yükseltmek amacıyla insan kaynaklarını seferber ederek başarıyor.
it does so by mobilising human resources, with an eye to improving quality of life.
Última atualização: 2016-01-20
Frequência de uso: 1
Qualidade:
size ne oldu ki, "allah yolunda seferber olun" denilince yere çakılıp kaldınız.
what aileth you that when it is said unto you: go forth in the way of allah, ye are bowed down to the ground with heaviness.
Última atualização: 2014-07-03
Frequência de uso: 1
Qualidade:
Aviso: contém formatação HTML invisível
düşmanlarınıza karşı korunma tedbirinizi alın. duruma göre küçük kıtalar halinde veya toptan seferber olun.
be cautious, then advance towards the enemy in small numbers or all together.
Última atualização: 2014-07-03
Frequência de uso: 1
Qualidade:
onlar için elinizden gelen kuvvet ve atlı birlikler (savaş araçları) hazırlayıp seferber edin.
mobilize your (defensive) force as much as you can to frighten the enemies of god and your own enemies.
Última atualização: 2014-07-03
Frequência de uso: 1
Qualidade:
gerek hafif, gerek ağırlıklı olarak mutlaka seferber olun ve allah yolunda mallarınızla, canlarınızla cihat edin.
go forth, light-armed and heavy-armed, and strive with your wealth and your lives in the way of allah!
Última atualização: 2014-07-03
Frequência de uso: 1
Qualidade:
benim yolumda gayret sarf etmek, benim hoşnutluğumu kazanmak için seferber olduğunuz halde, içinizde onlara sevgi gizliyorsunuz.
if ye have come forth to strive in my way and seeking my good pleasure, (show them not friendship).
Última atualização: 2014-07-03
Frequência de uso: 1
Qualidade:
ebrd; söz konusu çerçevenin su ve atık su altyapısında yaklaşık 1,5 milyar avroluk ek yatırımı seferber edeceğine inanıyor.
the ebrd believes that the framework will mobilise additional investments of nearly 1.5 billion euros in water and wastewater infrastructure.
Última atualização: 2016-01-20
Frequência de uso: 1
Qualidade:
ey müminler! İster hafif techizatla, ister ağırlıklı olarak seferber olun ve mallarınızla, canlarınızla allah yolunda cihad edin.
go forth, light-armed and heavy-armed, and strive with your wealth and your lives in the way of allah!
Última atualização: 2014-07-03
Frequência de uso: 1
Qualidade:
bunun için çalışmamız gerekiyor. ve kaynakları ve siyasi iradeyi seferber edebiliriz. ama siyasi iradeyi seferber etmek için, kaynakları seferber edilmelidir.
we have work to do. and we can mobilize resources and political will. but the political will has to be mobilized, in order to mobilize the resources.
Última atualização: 2015-10-13
Frequência de uso: 1
Qualidade:
romen siyasiler ve stk'lar, anayasa mahkemesi'nin kararından günler sonra ani'ye destek için seferber oldu.
romanian politicians and ngos mobilised in support of the ani days after the constitutional court verdict.
Última atualização: 2016-01-20
Frequência de uso: 1
Qualidade:
size ne oldu ki, "allah yolunda seferber olun" denilince yere çakılıp kaldınız. Âhiretten vazgeçip iğreti hayata mı razı oldunuz?
what (excuse) have you that when it is said to you: go forth in allah's way, you should incline heavily to earth; are you contented with this world's life instead of the hereafter?
Última atualização: 2014-07-03
Frequência de uso: 1
Qualidade:
Aviso: contém formatação HTML invisível
setimes'a konuşan yoviciç, "siyasetçilerin bütün kurumlarda çalışmak üzere seferber olması gerekirdi, zira çözüm bekleyen sayısız sorun var." dedi.
"they [the politicians] should have mobilised all institutions to work because endless problems await us that need solving," jovicic told setimes.
Última atualização: 2016-01-20
Frequência de uso: 1
Qualidade:
Aviso: contém formatação HTML invisível
allah'ın resulüne ters düşmek için arkada kalanlar, çöküp oturdukları için sevindiler; allah yolunda, mallarıyla canlarıyla cihadı tiksindirici bulup şöyle dediler: "bu sıcakta seferber olmayın!"
those who stayed at home were glad that they were left behind by god's messenger. they hated the thought of striving for god's cause with their possessions and their persons.
Última atualização: 2014-07-03
Frequência de uso: 1
Qualidade:
Aviso: contém formatação HTML invisível