You searched for: kabullenmektedir (Turkiska - Engelska)

Mänskliga bidrag

Från professionella översättare, företag, webbsidor och fritt tillgängliga översättningsdatabaser.

Lägg till en översättning

Turkiska

Engelska

Info

Turkiska

Ölümü kabullenmek demek fiziksel varlıklar olduğumuzu ve çevresel zehirler hakkındaki araştırmaların teyid ettiği gibi çevreye yakından bağlı olduğumuzu kabul etmektir.

Engelska

accepting death means accepting that we are physical beings who are intimately connected to the environment, as the research on environmental toxins confirms.

Senast uppdaterad: 2015-10-13
Användningsfrekvens: 1
Kvalitet:

Turkiska

efsanevi bilimadamı david deutch, teorik fiziği daha acil olan bir konuyu tartışmak için ikinci plana atıyor; türlerimizin hayatta kalması. küresel isınmayı çözmeye yönelik alınacak ilk önlem, böyle bir sorunumuz olduğunu kabullenmektir.

Engelska

legendary scientist david deutsch puts theoretical physics on the back burner to discuss a more urgent matter: the survival of our species. the first step toward solving global warming, he says, is to admit that we have a problem.

Senast uppdaterad: 2015-10-13
Användningsfrekvens: 1
Kvalitet:

Turkiska

Özel olduğumuz düşüncesini bırakmayı sevmiyoruz, bu yüzden robotların gerçekten duyguları olabileceği ya da robotların yaşayan canlılar olabileceği fikrini bence kabullenmekte zorlanacağız.

Engelska

we don't like to give up our special-ness, so, you know, having the idea that robots could really have emotions, or that robots could be living creatures -- i think is going to be hard for us to accept.

Senast uppdaterad: 2015-10-13
Användningsfrekvens: 1
Kvalitet:

Turkiska

sonunda tom kabullenmek zorunda kaldı ve yaptığı eylemlerin sorumluluğunu almak zorunda kaldı.

Engelska

in the end, tom had to bite the bullet and take responsibility for his actions.

Senast uppdaterad: 2014-02-01
Användningsfrekvens: 1
Kvalitet:

Turkiska

tüm sorunları çözmenin ilk adımı içinde bulunduğunuz gerçeği veya durumu kabullenmektir.

Engelska

now the first step in solving any problem is acknowledging the reality of the situation you're in.

Senast uppdaterad: 2015-10-13
Användningsfrekvens: 1
Kvalitet:

Turkiska

kimileri ise koşulları kabullenmekle yetiniyor.

Engelska

others are just resigned.

Senast uppdaterad: 2016-01-20
Användningsfrekvens: 1
Kvalitet:

Turkiska

bu gerçeği kabullenmek dışında bir şansımız yok.

Engelska

we have no choice but to embrace that reality.

Senast uppdaterad: 2015-10-13
Användningsfrekvens: 1
Kvalitet:

Turkiska

setimes: gösterilerinizin konusu, açık sözlülüğü ve sırları – yani kimsenin konuşmak ya da kabullenmek istemediği gerçekleri – ortaya koyuş biçimi seyircileri itiyor mu?

Engelska

setimes: the subject matter of your performances, their openness, the way they uncover secrets -- truths that no one wants to talk about or admit -- has it driven audiences away?

Senast uppdaterad: 2016-01-20
Användningsfrekvens: 1
Kvalitet:

Turkiska

"ekonomi politiğin eleştirisine katkı" kitabında, marx, david ricardo tarafından savunulduğu gibi emek değer teorisini kabullenmektedir, ancak ricardo metalar ölçeğinde kullanım değeri ve değer arasında bir ayrım çizerken kullanım değeri ve değer arasındaki gerçek ilişkiyi hiç bir zaman tanımlayamadı.

Engelska

in "a contribution to the critique of political economy", marx accepts the labour theory of value as advocated by david ricardo, but whereas ricardo drew a distinction between use value and value in commodities, ricardo always had been unable to define the real relationship between use value and value.

Senast uppdaterad: 2016-03-03
Användningsfrekvens: 1
Kvalitet:

Varning: Innehåller osynlig HTML-formatering

Turkiska

ama bize geldiğinde iplerin bizim elimizde olduğuna inanırız, kontrolün bizde olduğunu ve kararları bizim verdiğimizi hissederiz. aslında kararı bizim vermediğimizi, ve bir karar vermiş yanılsamasına sürüklendiğimizi kabullenmek o kadar zor ki.

Engelska

but when it comes to us, we have such a feeling that we are at the driver's seat, we have such a feeling that we are in control, and we are making the decision, that it's very hard to even accept the idea that we actually have an illusion of making a decision, rather than an actual decision.

Senast uppdaterad: 2015-10-13
Användningsfrekvens: 1
Kvalitet:

Turkiska

bunda modern entelektüel yaşamda ilkel insanları ele alış biçimimiz ve batı kültüründeki herhangi bir şeyin iyi olabileceğini kabullenmekteki isteksizliğin kabahati var.

Engelska

there's guilt about our treatment of native peoples in modern intellectual life, and an unwillingness to acknowledge there could be anything good about western culture.

Senast uppdaterad: 2015-10-13
Användningsfrekvens: 1
Kvalitet:

Turkiska

"sırbistan ile bütünleşmek sırbistan'ın on yıl önce kosova'da yaptığı her şeyi kabullenmek olurdu." diyen yazar şöyle devam ediyor: o ve bütün batı güvenli ve barışçı bir avrupa'ya giden yolu biliyor."

Engelska

"to integrate with serbia would mean agreeing to whatever serbia did ten years ago in kosovo," he writes. "he and the whole west know the right track towards a safe and peaceful europe."

Senast uppdaterad: 2016-01-20
Användningsfrekvens: 1
Kvalitet:

Varning: Innehåller osynlig HTML-formatering

Turkiska

bulgaristan, bunun suçu kabullenmek olacağını ileri sürerek böyle bir hareketin söz konusu olamayacağını belirtti.

Engelska

bulgaria has ruled out such a move, saying it would amount to an admission of guilt.

Senast uppdaterad: 2016-01-20
Användningsfrekvens: 2
Kvalitet:

Turkiska

parvanov, tazminatın suçu kabullenmek anlamına geleceğini belirtti.

Engelska

parvanov said compensation amounts to an acknowledgement of guilt.

Senast uppdaterad: 2012-04-07
Användningsfrekvens: 1
Kvalitet:

Få en bättre översättning med
4,401,923,520 mänskliga bidrag

Användare ber nu om hjälp:



Vi använder cookies för att förbättra din upplevelse. Genom att fortsätta besöka den här webbplatsen godkänner du vår användning av cookies. Läs mer. OK