Şunu aradınız:: kararlaştırmışlardır (Türkçe - İngilizce)

İnsan katkıları

Profesyonel çevirmenler, işletmeler, web sayfaları ve erişimin serbest olduğu çeviri havuzlarından.

Çeviri ekle

Türkçe

İngilizce

Bilgi

Türkçe

daha sonra yapımcılar "instinct" bölümünde ellia'yı canlandıran staite'den mennun kaldıkları için, bu rolü de ona vermeyi kararlaştırmışlardır.

İngilizce

the producers decided to cast jewel staite for the role as keller after they enjoyed working with her previously as ellia in "instinct".

Son Güncelleme: 2016-03-03
Kullanım Sıklığı: 1
Kalite:

Uyarı: Görünmez HTML biçimlendirmesi içeriyor

Türkçe

İki ay sonra bir los angeles patoloji enstitüsü, tricyclic antidepressant ilacını aşırı doz olarak kullandığını için öldüğünü kararlaştırdı.

İngilizce

two months later, a los angeles pathology institute determined the cause to be an accidental overdose of imipramine, a tricyclic antidepressant.

Son Güncelleme: 2016-03-03
Kullanım Sıklığı: 1
Kalite:

Türkçe

sonunda zemeckis ve gale, senaryoyu disney'e götürmeyi kararlaştırdı.

İngilizce

gale and zemeckis finally decided to pitch "back to the future" to disney.

Son Güncelleme: 2016-03-03
Kullanım Sıklığı: 1
Kalite:

Uyarı: Görünmez HTML biçimlendirmesi içeriyor

Türkçe

guevara'nın bolivya'daki faaliyetleri için bir bağlam olmadığını fark eden soderbergh, küba devrimi'ne katılımına ve 1964 yılında birleşmiş milletler'deki konuşmasına da filmde yer vermeyi kararlaştırdı.

İngilizce

he realized that there was no context for guevara's actions in bolivia and decided that his participation in the cuban revolution and his appearance at the united nations in 1964 should also be depicted.

Son Güncelleme: 2016-03-03
Kullanım Sıklığı: 1
Kalite:

Türkçe

İki taraf savunma ve askeri alandaki ilişkileri güçlendirme yönünde adımlar atmayı da kararlaştırdı.

İngilizce

the two parties also agreed to take steps to strengthen defence and military relations.

Son Güncelleme: 2016-01-20
Kullanım Sıklığı: 1
Kalite:

Türkçe

daha sonra ingram karakterini değiştirerek mckay'in dizi için bir ana karakter olmasını kararlaştırdılar.

İngilizce

it was decided that mckay would replace ingram as a main character for the series.

Son Güncelleme: 2016-03-03
Kullanım Sıklığı: 1
Kalite:

Türkçe

İttifak'ın askerî komutasını sadeleştirme kararı alan başkanlar, bu kapsamda belçika'daki operasyon merkezi ile abd'deki transformasyon merkezinin oluşturduğu ikili stratejik komuta yapısına da son verilmesini kararlaştırdılar.

İngilizce

they also adopted a decision to streamline the alliance's military command. there will now be two strategic command structures - one for operations, headquartered in belgium, and another for transformation, headquartered in the united states.

Son Güncelleme: 2016-01-20
Kullanım Sıklığı: 1
Kalite:

Türkçe

yoksa onlar hakka karşı gelmek için bir iş mi kararlaştırdılar? biz de onları cezalandırmak için kararlıyız.

İngilizce

have they determined an affair? then verily we are also determining.

Son Güncelleme: 2014-07-03
Kullanım Sıklığı: 1
Kalite:

Türkçe

yoksa onlar hakka karşı gelmek için bir iş mi kararlaştırdılar? biz de onları cezalandırmak için kararlıyız.

İngilizce

if the disbelievers persist in their disbelief, we shall also persist in punishing them.

Son Güncelleme: 2014-07-03
Kullanım Sıklığı: 1
Kalite:

Türkçe

temmuz 2006’da dünya bankası, bir toplumsal katılım projesi için romanya’ya 58.5 milyon avro kredi verilmesini kararlaştırdı.

İngilizce

in july 2006, the world bank agreed to loan romania 58.5m for a social inclusion project.

Son Güncelleme: 2016-01-20
Kullanım Sıklığı: 1
Kalite:

Türkçe

tom ve mary gece yarısından önce partiyi terk etmeyi kararlaştırdılar.

İngilizce

tom and mary agreed to leave the party before midnight.

Son Güncelleme: 2014-02-01
Kullanım Sıklığı: 1
Kalite:

Türkçe

solana ile patten şimdilik resmi müzakerelerin önümüzdeki yıl başlamasını kararlaştırdılar, ancak bu konudaki ilerleme sırp yetkililerin zanlıların bulunması ve iade edilmesinde göstereceği işbirliğine bağlı olacak.

İngilizce

solana and patten tentatively agreed that formal negotiations could begin next year, but progress will depend on the serbian authorities' co-operation in finding and handing over indictees.

Son Güncelleme: 2016-01-20
Kullanım Sıklığı: 1
Kalite:

Türkçe

2003 yılı ekim ayı ortasında viyana'da düzenlenen üst düzey resmi görüşmelerde, sırp ve arnavut liderler iki tarafı da ilgilendiren teknik meseleler üzerinde çalışma grubu görüşmeleri başlatmayı kararlaştırdılar.

İngilizce

during a formal, high-level meeting in vienna in mid-october 2003, serbian and kosovo albanian leaders agreed to launch working-group talks on technical matters of mutual concern.

Son Güncelleme: 2016-01-20
Kullanım Sıklığı: 1
Kalite:

Türkçe

müzakerelere devam etmeyi kararlaştırdık.

İngilizce

we have agreed to continue the negotiations.

Son Güncelleme: 2014-02-01
Kullanım Sıklığı: 1
Kalite:

Türkçe

yapımcılar onun enerjisini beğendiler ve ana lucia karakterinin sezon sonunda öldürülmesini kararlaştırdılar.

İngilizce

the producers liked her energy, so agreed, with the plan to kill ana lucia at the end of the season.

Son Güncelleme: 2016-03-03
Kullanım Sıklığı: 1
Kalite:

Türkçe

İki lider, görüşmenin karşılıklı güvenin artması ve kıbrıs sorununa çözüm bulunmasına yardım etmesi umuduyla yakında tekrar buluşmayı kararlaştırdı.

İngilizce

voicing hope that the talks would help boost mutual confidence and contribute to a solution to the cyprus problem, the two leaders agreed to meet again soon.

Son Güncelleme: 2016-01-20
Kullanım Sıklığı: 1
Kalite:

Türkçe

bulgarlar kiliselerini haliç yakınlarında, rum ortodoks patirkliği'ne fazlaca uzak olmayan bir yerde kurmayı kararlaştırmışlar.

İngilizce

the bulgarians decided to build the church at a location close to the greek orthodox patriarchate on the golden horn coast.

Son Güncelleme: 2016-01-20
Kullanım Sıklığı: 1
Kalite:

Türkçe

yusuf'u oturup bir kuyunun derinliklerine bırakmayı kararlaştırdılar.

İngilizce

and so, when they went away with him, they decided to cast him into the dark depths of a well.

Son Güncelleme: 2014-07-03
Kullanım Sıklığı: 1
Kalite:

Türkçe

yusuf'u oturup bir kuyunun derinliklerine bırakmayı kararlaştırdılar.

İngilizce

so they went away with him, and agreed to put him at the bottom of the well.

Son Güncelleme: 2014-07-03
Kullanım Sıklığı: 1
Kalite:

Türkçe

yusuf'u oturup bir kuyunun derinliklerine bırakmayı kararlaştırdılar.

İngilizce

so when they took him [out] and agreed to put him into the bottom of the well...

Son Güncelleme: 2014-07-03
Kullanım Sıklığı: 1
Kalite:

Daha iyi çeviri için
4,401,923,520 insan katkısından yararlanın

Kullanıcılar yardım istiyor:



Deneyiminizi iyileştirmek için çerezleri kullanıyoruz. Bu siteyi ziyaret etmeye devam ederek çerezleri kullanmamızı kabul etmiş oluyorsunuz. Daha fazla bilgi edinin. Tamam