Google fragen

Sie suchten nach: erişebilecekler (Türkisch - Englisch)

Menschliche Beiträge

Von professionellen Übersetzern, Unternehmen, Websites und kostenlos verfügbaren Übersetzungsdatenbanken.

Übersetzung hinzufügen

Türkisch

Englisch

Info

Türkisch

Bankalar kredi bilgilerini sicile yükleyecekler ve gerek duyulduğunda bu bilgilere erişebilecekler.

Englisch

Banks will upload credit information to the registry and will have access to the information when needed.

Letzte Aktualisierung: 2016-01-20
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Türkisch

Bu ilk projenin onaylanmasından sonra bile, ilgilenen belediyeler programa dahil olarak yatırımları için finansmana erişebilecektir.

Englisch

The project is part of a Program for Sustainable Cities to finance a series of projects over several years, allowing interested municipalities to access financing for their investments even after the approval of this first project.

Letzte Aktualisierung: 2017-04-27
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Türkisch

Bir SAGE ya da BUIC kullanıcısı izleme ve tablolama ekranlarına anında erişebilecekti, ancak semboloji farklılıkları Link-11 (TADIL-A) üzerinden İzlanda, Avrupa ülkeleri ve Kore'deki taktiksel yer radarı sistemleri ile uyumluluk sorunları teşkil edebilmekteydi.

Englisch

A Semi-Automatic Ground Environment (SAGE) or BUIC operator would immediately be at home with the track displays and tabular displays, but differences in symbology would create compatibility problems in tactical ground radar systems in Iceland, Europe and Korea over Link-11 (TADIL-A).

Letzte Aktualisierung: 2016-03-03
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Türkisch

Anlaşma ile ABD'deki araştırmacılar klinik denemeler ve zehirlilik raporlarının dökümanlarına erişebilecek.

Englisch

This works by just stimulating the immune system to respond better to the cancer and to attack the tumor in a more efficient way."

Letzte Aktualisierung: 2016-02-24
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Warnung: Enthält unsichtbare HTML-Formatierung

Türkisch

Banka/IFC'nin Finans ve Özel Sektör Gelişiminden Sorumlu Başkan Yardımcısı Michael Klein, "Ekonomilerin verimli, kullanımı kolay ve onları kullanmak zorunda olanların kolay erişebileceği kurallara ihtiyaçları vardır." diyerek şöyle devam etti: "Aksi takdirde, işletmeler düzenlemesiz, gayrı resmi bir ekonomi içinde sıkışıp kalırlar."

Englisch

"Economies need rules that are efficient, easy to use, and accessible to all who have to use them," Michael Klein, Bank/IFC Vice President for Financial and Private Sector Development, said. "Otherwise, businesses are trapped in the unregulated, informal economy."

Letzte Aktualisierung: 2016-01-20
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Warnung: Enthält unsichtbare HTML-Formatierung

Türkisch

Bununla birlikte, Kürt siyasetindeki tüm oyuncular göz önüne alındığında, Burkay’ın ardında yeterince destek olup olmadığı veya hedeflerine ne ölçüde erişebileceği soruları halen yanıtlanabilmiş değil.

Englisch

However, given all the players in Kurdish politics, questions remain over whether Burkay has much backing or will be able to accomplish his goals.

Letzte Aktualisierung: 2016-01-20
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Türkisch

Makedonya için bu tedbir, ülkenin birinci yılda 400 milyon avro, ikinci yıl ise 80 milyon avroluk kaynağa erişebileceği iki yıllık bir düzenleme şeklinde geldi.

Englisch

For Macedonia, it is a two-year arrangement, during which the country can access 400m euros in the first year and 80m euros in the second.

Letzte Aktualisierung: 2016-01-20
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Türkisch

Bu alan hayvanların erişebileceği bir bölümdür; Madem hayvanız, biz onun bir alt kümesiyiz.

Englisch

It's a part of the space that's accessible to animals; since we are animals, we are a subset of that.

Letzte Aktualisierung: 2015-10-13
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Türkisch

Bu da demek oluyor ki, sizler de şu dakika olmasa bile yakında bu makinelerden birine erişebileceksiniz.

Englisch

That means that you guys will soon be able to access one of these machines, if not this minute.

Letzte Aktualisierung: 2015-10-13
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Türkisch

Bunun tam aksine, Vikipedi son derece radikal bir fikirle başlar, ve bu fikir, dünyadaki her insanın insanlığın tüm bilgilerine serbest olarak erişebileceği bir dünyanın hayali üzerine kuruludur.

Englisch

Wikipedia, on the other hand, begins with a very radical idea, and that's for all of us to imagine a world in which every single person on the planet is given free access to the sum of all human knowledge.

Letzte Aktualisierung: 2015-10-13
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Türkisch

Diğerleriyle konuşmak için Facebook,MySpace... Youtube gibi sitelere erişebileceği internet yok.

Englisch

Or there is no Internet, like Facebook, MySpace, YouTube, for them to talk.

Letzte Aktualisierung: 2015-10-13
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Türkisch

Eğer bütün yayınlanmış malzemeleri herkesin erişebileceği bir elektronik ortama aktarmayı düşünürsek, problemimiz ne kadar büyür?

Englisch

If you wanted to put all of the published works online so that anybody could have it available, well, how big a problem is it?

Letzte Aktualisierung: 2015-10-13
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Türkisch

Her bin kaplumbağadan sadece bir tanesi yetişkinliğe erişebilecek.

Englisch

Only one in a thousand leatherback hatchlings will reach maturity.

Letzte Aktualisierung: 2015-10-13
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Türkisch

Yeni bir ilaçla ilgili klinik deneyler yapılırken, bu deneylerin sonucu tüm tıp dünyasının erişebileceği şekilde yayınlanmalıdır -- ancak çoğu zaman, olumsuz veya ilacın etkisiz olduğunu gösteren bulgular yayınlanmıyor ve gerek doktorlar gerek diğer araştırmacılar karanlıkta, el yordamıyla yönlerini bulmaya çalışıyorlar. Ben Goldacre, bu etkileyici konuşmasında, raporlanmayan bu negatif verilerin ne denli tehlikeli ve çeldirici olduğunu anlatıyor.

Englisch

When a new drug gets tested, the results of the trials should be published for the rest of the medical world -- except much of the time, negative or inconclusive findings go unreported, leaving doctors and researchers in the dark. In this impassioned talk, Ben Goldacre explains why these unreported instances of negative data are especially misleading and dangerous.

Letzte Aktualisierung: 2015-10-13
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Türkisch

ve bu, bu seviyede bir zorluğa erişebileceğimiz bir durumsa, molekül programlama becerimiz o kadar ileri gelişirse, bu gerçekten bir sihir olur. Çok teşekkürler

Englisch

And if it's the case that we can reach that level of complexity, if our ability to program molecules gets to be that good, then that will truly be magic. Thank you very much.

Letzte Aktualisierung: 2015-10-13
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Türkisch

Ne zaman ki, onların erişebilecekleri bir süreye kadar, o iğrenç azabı çekip-giderdik, onlar yine andlarını bozdular.

Englisch

But every time We removed the penalty from them according to a fixed term which they had to fulfil,- Behold! they broke their word!

Letzte Aktualisierung: 2014-07-03
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Türkisch

Ne zaman ki, onların erişebilecekleri bir süreye kadar, o iğrenç azabı çekip-giderdik, onlar yine andlarını bozdular.

Englisch

But no sooner was the punishment withdrawn for a time to enable them to make good their promise than they broke it.

Letzte Aktualisierung: 2014-07-03
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Türkisch

Ne zaman ki, onların erişebilecekleri bir süreye kadar, o iğrenç azabı çekip-giderdik, onlar yine andlarını bozdular.

Englisch

But when We did remove from them the terror for a term which they must reach, behold! they broke their covenant.

Letzte Aktualisierung: 2014-07-03
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Türkisch

Ne zaman ki, onların erişebilecekleri bir süreye kadar, o iğrenç azabı çekip-giderdik, onlar yine andlarını bozdular.

Englisch

But when We had lifted the plague from them for a term which they had to reach, they broke their promise.

Letzte Aktualisierung: 2014-07-03
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Türkisch

Ne zaman ki, onların erişebilecekleri bir süreye kadar, o iğrenç azabı çekip-giderdik, onlar yine andlarını bozdular.

Englisch

But when We had removed the plague from them until a term that they should have completed, behold, they broke their promise.

Letzte Aktualisierung: 2014-07-03
Nutzungshäufigkeit: 1
Qualität:

Eine bessere Übersetzung mit
4,401,923,520 menschlichen Beiträgen

Benutzer bitten jetzt um Hilfe:



Wir verwenden Cookies zur Verbesserung Ihrer Erfahrung. Wenn Sie den Besuch dieser Website fortsetzen, erklären Sie sich mit der Verwendung von Cookies einverstanden. Erfahren Sie mehr. OK