From professional translators, enterprises, web pages and freely available translation repositories.
sahin is more ambivalent about the efficacy of social media in his life and for turkey's kurds in general.
Şahin ise sosyal medyanın yaşamındaki ve türkiye'deki kürtler açısından genel olarak verimliliği konusunda daha kararsız.
one sees, therefore, that the cap, which is perceived as a major nuisance for world trade, can induce ambivalent policy attitudes among eu accession countries.
dolayısıyla dünya ticareti açısından belli başlı sorunlardan biri olarak değerlendirilen ortak tarım politikası, ab'ye katılım sürecindeki ülkelerde belirsiz politik tutumlara neden olabilir.
and finally, of course, i think it's fair to say that a large part of the reason why the public is so ambivalent about aging now is the global trance i spoke about earlier, the coping strategy.
ve sonunda tabi ki şunu demek adil olacaktır halkın yaşlanmayla ilgili niçin bu kadar ilgilisiz olduğunun çok fazla sebepleri vardır. başarı stratejilerini daha önce konuştuğum gibi global bir transtır
"tradition and modernity: alevis' ambiguous terms and turkey's ambivalent subjects", "middle eastern studies", 2005, vol.41, no.6, pp.
"tradition and modernity: alevîs’ ambiguous terms and turkey's ambivalent subjects", "middle eastern studies", 2005, vol.41, no.6, pp.