Results for pursuing translation from English to Turkish

Human contributions

From professional translators, enterprises, web pages and freely available translation repositories.

Add a translation

English

Turkish

Info

English

they are pursuing the suspects.

Turkish

Şüphelileri arama çalışmaları devam ediyor.

Last Update: 2012-04-07
Usage Frequency: 1
Quality:

English

and this is what we're pursuing here.

Turkish

ve burada buna ulaşmaya çalışıyorduk.

Last Update: 2015-10-13
Usage Frequency: 1
Quality:

English

and do not be chary of pursuing them.

Turkish

(düşmanınız olan) topluluğu aramakta gevşeklik göstermeyin.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

English

the police are pursuing an escaped prisoner.

Turkish

polisler kaçan bir mahkumu takip ediyor.

Last Update: 2014-02-01
Usage Frequency: 1
Quality:

English

she started pursuing him before he became famous.

Turkish

o, ünlü olmadan önce onun peşinde koşmaya başladı.

Last Update: 2014-02-01
Usage Frequency: 1
Quality:

English

the (pursuing) hosts will surely be drowned,"

Turkish

denizi yarıp maiyetini geçirdikten sonra, onu olduğu gibi açık bırak. Çünkü onlar boğulacak bir ordudur.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Warning: Contains invisible HTML formatting

English

"skopje is pursuing a policy that is nationalistic and counterproductive.

Turkish

müzakere süreci hala canlıdır, ancak durumun neyi göstereceğini kimse öngörememektedir. "

Last Update: 2012-04-07
Usage Frequency: 1
Quality:

Warning: Contains invisible HTML formatting

English

as a teenager she began pursuing roles in television and movies.

Turkish

artık bir genç olarak televizyon dizileri ve filmlerde görünmeye başladı.

Last Update: 2016-03-03
Usage Frequency: 1
Quality:

English

do you recommend pursuing these treatments now, for most cancer patients?

Turkish

kanser hastasına şu anda bu tedavileri uygulamayı önerir misiniz?

Last Update: 2015-10-13
Usage Frequency: 1
Quality:

English

are you seriously thinking about pursuing a career as a race car driver?

Turkish

bir yarış arabası sürücüsü olarak bir kariyeri sürdürmeyi ciddi olarak düşünüyor musun?

Last Update: 2014-02-01
Usage Frequency: 1
Quality:

English

and i'll show you a couple of people that did well by pursuing sabbaticals.

Turkish

ve şimdi de sizlere tatillerinin peşine düşmeyi çok iyi yapan bir kaç insan tanıtacağım.

Last Update: 2015-10-13
Usage Frequency: 1
Quality:

English

he has also subjected to you the sun and the moon, both steadfastly pursuing their courses.

Turkish

görevlerini şaşmadan yapmak üzere güneş'i ve ay'ı da size boyun eğdirdi.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

English

and do not be chary of pursuing them. if you suffer, they shall also suffer like you.

Turkish

düşman birliklerini takip edip arkadan sıkıştırmada gevşeklik göstermeyin.eğer siz acı çekiyorsanız, şüphesiz onlar da tıpkı sizin gibi acı çekiyorlar.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

English

goguryeo cavalry forces, pursuing the sui army, attacked and defeated it at the salsu river.

Turkish

goguryeo süvari kuvvetleri, sui ordusunu salsu nehri civarlarında hezimete uğratmıştır.

Last Update: 2016-03-03
Usage Frequency: 1
Quality:

English

and they had those expectations because agent metaphors imply the deliberate action of a living thing pursuing a goal.

Turkish

ve bu beklentilere sahip olmalarının sebebi aracı metaforların, bir hedefi gerçekleştiren yaşayan bir şeyin bağımsız hareketini ima ediyor olmasıdır.

Last Update: 2015-10-13
Usage Frequency: 1
Quality:

English

albania is pursuing a regional policy aimed at boosting defence and security relations with other southeast european countries.

Turkish

arnavutluk, diğer güneydoğu avrupa ülkeleriyle savunma ve güvenlik ilişkilerini geliştirmeye yönelik bir bölgesel politika güdüyor.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

English

and when they persisted in pursuing that which had been forbidden we said: 'become despised apes.'

Turkish

böylece onlar kibre kapılıp yasak kılınan şeylerden vazgeçmeyince, biz de onlara, hor ve zelil maymunlar olun, dedik.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

English

and he has made subservient to you the sun and the moon pursuing their courses, and he has made subservient to you the night and the day.

Turkish

düzenli seyreden güneşi ve ayı size faydalı kıldı; geceyi ve gündüzü de istifadenize verdi.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

English

* richard t. jones as james ellison::james ellison is an fbi special agent pursuing sarah connor.

Turkish

)"* richard t. jones: james ellison "(ellison, sarah connor'ı yakalamakla görevli fbi ajanıdır.

Last Update: 2016-03-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Warning: Contains invisible HTML formatting

English

eulex spokesman nicholas hawton said, however, that the mission has accomplished "clear results" in pursuing criminals.

Turkish

ancak eulex sözcüsü nicholas hawton, misyonun, suçluların peşine düşmede "net sonuçlar" elde ettiğini söyledi.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

Warning: Contains invisible HTML formatting

Get a better translation with
10,218,107,308 human contributions

Users are now asking for help:



We use cookies to enhance your experience. By continuing to visit this site you agree to our use of cookies. Learn more. OK