From professional translators, enterprises, web pages and freely available translation repositories.
non avevano alcun sospetto.
(onu almakla hata ettiklerini) anlamıyorlardı.
Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:
già avevano commesso azioni empie.
"ey kavmim" dedi.
Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:
Warning: Contains invisible HTML formatting
li colpì il male che avevano fatto.
bunun için yaptıkları kötülüklerin vebali onları yakaladı.
Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:
quello che avevano fatto non li riparò.
buna rağmen kazandıkları şeyler, (uğrayacakları sondan kurtulmak için) onlara yetmedi.
Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:
coloro che li precedettero, già avevano tramato.
onlardan öncekiler de (peygamberlere) hile yapmışlardı.
Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:
avevano tacciato di menzogna i nostri segni.
onlar da ayetlerimizi yalanladılar.
Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:
e avevano ciascuno quattro facce e quattro ali
her birinin dört yüzü, dört kanadı vardı.
Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:
proprio loro che avevano studiato ciò che essa contiene?
allah'a karşı gelmekten sakınanlar için, ahiret yurdu vardır, düşünmüyor musunuz?
Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:
e quella inghiottì tutto quello che avevano fabbricato.
(musa'nın ejderha olan değneği, büyücülerin büyülerini yutup yok etmişti).
Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:
e salvammo coloro che avevano creduto ed erano timorati.
biz inananları, korunup sakınanları kurtardık.
Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:
il santuario e il santo dei santi avevano due porte ciascuno
ana bölümün ve en kutsal yerin çift kanatlı birer kapısı vardı.
Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:
così si affermò la verità e vanificò quello che avevano fatto.
artık hakikat ortaya çıkmış ve onların bütün yaptıkları boşa gitmişti.
Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:
egli aveva quattro figlie nubili, che avevano il dono della profezia
bu adamın peygamberlik eden, evlenmemiş dört kızı vardı.
Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:
perché avevano inasprito l'animo suo ed egli disse parole insipienti
o da düşünmeden konuştu.
Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:
e poiché le levatrici avevano temuto dio, egli diede loro una numerosa famiglia
ebeler kendisinden korktukları için tanrı onları ev bark sahibi yaptı.
Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:
avevano eretto stele e pali sacri su ogni alto colle e sotto ogni albero verde
her yüksek tepenin üzerine, bol yapraklı her ağacın altına dikili taşlar, aşera putları diktiler.
Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:
coloro che invece avevano avuto la scienza dissero: “guai a voi!
kendilerine ilim verilmiş olanlar şöyle demişti: "yazıklar olsun size!
Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:
Warning: Contains invisible HTML formatting