From professional translators, enterprises, web pages and freely available translation repositories.
bianco e nero con tono al platino: questo effetto riproduce il tono al platino tradizionale ottenuto nella camera oscura.
platinyum ton ile siyah & beyaz: bu efekt karanlık odada geleneksel platinyum tonlamanın benzerini yapar.
appena giunto, cerca ieu figlio di giòsafat, figlio di nimsi. entrato in casa, lo farai alzare dal gruppo dei suoi compagni e lo condurrai in una camera interna
‹‹oraya varınca nimşi oğlu, yehoşafat oğlu yehuyu ara. onu kardeşlerinin arasından alıp başka bir odaya götür.
giuseppe uscì in fretta, perché si era commosso nell'intimo alla presenza di suo fratello e sentiva il bisogno di piangere; entrò nella sua camera e pianse
sonra hemen oradan ayrıldı, çünkü kardeşini görünce yüreği sızlamıştı. ağlayacak bir yer aradı. odasına girip orada ağladı.
ma ioseba, figlia del re ioram e sorella di acazia, sottrasse ioas figlio di acazia dal gruppo dei figli del re destinati alla morte e lo portò con la nutrice nella camera dei letti; lo nascose così ad atalia ed egli non fu messo a morte
ne var ki, kral yehoramın kızı, ahazyanın üvey kızkardeşi yehoşeva, ahazya oğlu yoaşı kralın öldürülmek istenen öteki oğullarının arasından alıp kaçırdı ve dadısıyla birlikte yatak odasına gizledi. Çocuğu atalyadan gizleyerek kurtarmış oldu.
allora amnòn disse a tamàr: «portami la vivanda in camera e prenderò il cibo dalle tue mani». tamàr prese le frittelle che aveva fatte e le portò in camera ad amnòn suo fratello
sonra amnon tamara, ‹‹yemeği yatak odama getir de, elinden yiyeyim›› dedi. tamar hazırladığı gözlemeleri kardeşi amnonun yatak odasına götürdü.