Results for frattanto translation from Italian to Turkish

Human contributions

From professional translators, enterprises, web pages and freely available translation repositories.

Add a translation

Italian

Turkish

Info

Italian

i sommi sacerdoti frattanto gli muovevano molte accuse

Turkish

başkâhinler ona karşı birçok suçlamada bulundular.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Italian

frattanto gli uomini che avevano in custodia gesù lo schernivano e lo percuotevano

Turkish

İsayı göz altında tutan adamlar onunla alay ediyor, onu dövüyorlardı.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Italian

saulo frattanto si rinfrancava sempre più e confondeva i giudei residenti a damasco, dimostrando che gesù è il cristo

Turkish

saul ise günden güne güçleniyordu. İsanın mesih olduğuna dair kanıtlar göstererek Şamda yaşayan yahudileri şaşkına çeviriyordu.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Italian

discuteva frattanto nella sinagoga con i giudei e i pagani credenti in dio e ogni giorno sulla piazza principale con quelli che incontrava

Turkish

bu nedenle, gerek havrada yahudilerle ve tanrıya tapan yabancılarla, gerek her gün çarşı meydanında karşılaştığı kişilerle tartışıp durdu.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Italian

frattanto gli apostoli, a gerusalemme, seppero che la samaria aveva accolto la parola di dio e vi inviarono pietro e giovanni

Turkish

yeruşalimdeki elçiler, samiriye halkının, tanrının sözünü benimsediğini duyunca petrusla yuhannayı onlara gönderdiler.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Italian

e il signore visitò anna, che partorì ancora tre figli e due figlie. frattanto il fanciullo samuele cresceva presso il signore

Turkish

rabbin lütfuna eren hanna gebe kalıp üç erkek, iki kız daha doğurdu. küçük samuel ise rabbin hizmetinde büyüdü.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Italian

frattanto questo vangelo del regno sarà annunziato in tutto il mondo, perché ne sia resa testimonianza a tutte le genti; e allora verrà la fine

Turkish

göksel egemenliğin bu müjdesi bütün uluslara tanıklık olmak üzere dünyanın her yerinde duyurulacak. İşte o zaman son gelecektir.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Italian

assoldarono trentaduemila carri e il re di maaca con le sue truppe. questi vennero e si accamparono di fronte a màdaba; frattanto gli ammoniti si erano radunati dalle loro città e si erano mossi per la guerra

Turkish

otuz iki bin savaş arabası ve maaka kralıyla askerlerini kiraladılar. maaka kralıyla askerleri gelip medevanın yakınında ordugah kurdular. ammonlular da savaşmak üzere kentlerinden çıkıp bir araya geldiler.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Italian

frattanto l'esercito del re di babilonia muoveva guerra a gerusalemme e a tutte le città di giuda che ancora rimanevano, lachis e azekà, poiché solo queste fortezze erano rimaste fra le città di giuda

Turkish

o sırada babil kralının ordusu yeruşalime ve yahudanın henüz ele geçirilmemiş kentlerine -lakişe, azekaya- saldırmaktaydı. yahudada surlu kent olarak yalnız bunlar kalmıştı.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Get a better translation with
10,235,175,039 human contributions

Users are now asking for help:



We use cookies to enhance your experience. By continuing to visit this site you agree to our use of cookies. Learn more. OK