From professional translators, enterprises, web pages and freely available translation repositories.
in quel giorno il signore raderà con rasoio preso in affitto oltre il fiume, cioè il re assiro, il capo e il pelo del corpo, anche la barba toglierà via
‹‹o gün rab fıratın ötesinden kiraladığı usturayla -asur kralıyla- sakalınızı, saçlarınızı, beden kıllarınızı tıraş edecek.
e tu, figlio dell'uomo, prendi una spada affilata, usala come un rasoio da barbiere e raditi i capelli e la barba; poi prendi una bilancia e dividi i peli tagliati
‹‹ey insanoğlu, keskin bir kılıç al, berber usturası gibi kullanarak başını, sakalını tıraş et. sonra bir terazi getir, kılları bölümlere ayır.
per purificarli farai così: li aspergerai con l'acqua dell'espiazione; faranno passare il rasoio su tutto il loro corpo, laveranno le loro vesti e si purificheranno
onları arındırmak için şöyle yapacaksın: günahtan arındırma suyunu üzerlerine serp; bedenlerindeki bütün kılları tıraş etmelerini, giysilerini yıkamalarını sağla. böylece arınmış olurlar.
e le aprì tutto il cuore e le disse: «non è mai passato rasoio sulla mia testa, perché sono un nazireo di dio dal seno di mia madre; se fossi rasato, la mia forza si ritirerebbe da me, diventerei debole e sarei come un uomo qualunque»
yüreğini kadına tümüyle açtı. ‹‹başıma hiç ustura değmedi›› dedi, ‹‹Çünkü ben ana rahmindeyken tanrıya adanmışım. tıraş olursam gücümü yitiririm. sıradan bir adam gibi güçsüz olurum.››