From professional translators, enterprises, web pages and freely available translation repositories.
et aspiciens ait video homines velut arbores ambulante
adam başını kaldırıp, ‹‹İnsanlar görüyorum›› dedi, ‹‹ağaçlara benziyorlar, ama yürüyorlar.››
Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:
scribam ei multiplices leges meas quae velut alienae conputatae sun
ne var ki garipsediler bunları.
Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:
interrupit petram in heremo et adaquavit eos velut in abysso mult
yakup ve yusuf oğullarını kurtardın. |isela
Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:
ossa eius velut fistulae aeris cartilago illius quasi lamminae ferrea
mezarda yüzlerini kefenle sar.
Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:
cum fueritis velut quercus defluentibus foliis et velut hortus absque aqu
susuz bahçeye döneceksiniz.
Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:
amen dico vobis quisque non receperit regnum dei velut parvulus non intrabit in illu
size doğrusunu söyleyeyim, tanrının egemenliğini bir çocuk gibi kabul etmeyen, bu egemenliğe asla giremez.››
Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:
velut aspectum arcus cum fuerit in nube in die pluviae hic erat aspectus splendoris per gyru
görünüşü yağmurlu bir gün bulutların arasında oluşan gökkuşağına benziyordu. Öyleydi çevresini saran parlaklık. rab'bin görkemini andıran olayın görünüşü böyleydi. görünce, yüzüstü yere yığıldım, birinin konuştuğunu duydum.
Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:
et congregabuntur spolia vestra sicut colligitur brucus velut cum fossae plenae fuerint de e
malınızın üzerine çekirge sürüsü gibi saldıracaklar.
Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:
iterum dico ne quis me putet insipientem alioquin velut insipientem accipite me ut et ego modicum quid glorie
yine söylüyorum, kimse beni akılsız sanmasın. Öyle sanıyorsanız, akılsız birini kabul eder gibi de olsa beni kabul edin ki, ben de biraz övüneyim!
Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:
caput autem eius et capilli erant candidi tamquam lana alba tamquam nix et oculi eius velut flamma igni
başı, saçı ak yapağı gibi beyaz, kar gibi bembeyazdı. gözleri alev alev yanan ateşti sanki.
Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:
donec transfigat sagitta iecur eius velut si avis festinet ad laqueum et nescit quia de periculo animae illius agitu
bunun yaşamına mal olacağını bilmeden.
Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:
spiritus eius velut torrens inundans usque ad medium colli ad perdendas gentes in nihilum et frenum erroris quod erat in maxillis populoru
halkların ağzına yoldan saptıran bir gem takacak.
Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:
benedicam tibi et multiplicabo semen tuum sicut stellas caeli et velut harenam quae est in litore maris possidebit semen tuum portas inimicorum suoru
seni fazlasıyla kutsayacağım; soyunu göklerin yıldızları, kıyıların kumu kadar çoğaltacağım. soyun düşmanlarının kentlerini mülk edinecek.
Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:
ego eram in civitate ioppe orans et vidi in excessu mentis visionem descendens vas quoddam velut linteum magnum quattuor initiis submitti de caelo et venit usque ad m
‹‹ben yafa kentinde dua ediyordum›› dedi. ‹‹kendimden geçerek bir görüm gördüm. büyük bir çarşafı andıran bir nesnenin dört köşesinden sarkıtıldığını, bunun gökten inip benim bulunduğum yere kadar geldiğini gördüm.
Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:
et vidi quasi speciem electri velut aspectum ignis intrinsecus eius per circuitum a lumbis eius et desuper et a lumbis eius usque deorsum vidi quasi speciem ignis splendentis in circuit
gördüm ki, beli andıran kısmının yukarısı içi ateş dolu maden gibi ışıldıyordu, belden aşağısı ateşe benziyordu ve çevresi göz alıcı bir ışıkla kuşatılmıştı.
Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:
et corpus eius quasi chrysolitus et facies eius velut species fulgoris et oculi eius ut lampas ardens et brachia eius et quae deorsum usque ad pedes quasi species aeris candentis et vox sermonum eius ut vox multitudini
bedeni sarı yakut gibiydi. yüzü şimşek gibi parlıyordu. gözleri alevli meşalelere benziyordu. kollarıyla bacakları cilalı tunç gibi parlıyor, sesi büyük bir kalabalığın çıkardığı gürültüyü andırıyordu.
Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality: