Results for avenir translation from Serbian to Turkish

Human contributions

From professional translators, enterprises, web pages and freely available translation repositories.

Add a translation

Serbian

Turkish

Info

Serbian

i narièuæi za avenirom reèe: umre li avenir kako umire bezumnik?

Turkish

sonra kral, avner için şu ağıtı yaktı: ‹‹avner, bir budala gibi mi ölmeliydi?

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Serbian

i dok beše rat izmedju doma saulovog i doma davidovog, avenir branjaše dom saulov.

Turkish

saulun soyuyla davutun soyu arasındaki savaş sürerken, avner saulun soyu arasında güçleniyordu.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Serbian

i pozna sav narod i sav izrailj u onaj dan da nije bilo od cara što pogibe avenir sin nirov.

Turkish

ner oğlu avnerin öldürülmesinde kralın parmağı olmadığını o gün bütün İsrail halkı anladı.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Serbian

zamenik albanskog ministra unutrašnjih poslova avenir peka slaže se da organizovani kriminal ne priznaje etničku pripadnost.

Turkish

arnavutluk İçişleri bakan yardımcısı avenir peka, organize suçun etnik köken tanımadığına katılıyor.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

Serbian

a kad èu sin saulov da je poginuo avenir u hevronu, klonuše mu ruke, i sav se izrailj smete.

Turkish

avnerin hevronda öldürüldüğünü duyan saul oğlu İş-boşet korkuya kapıldı. bütün İsrail halkı da dehşet içindeydi.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Serbian

a ženi saulovoj beše ime ahinoama, kæi ahimasova; a vojvodi njegovom beše ime avenir sin nira strica saulovog.

Turkish

karısı, ahimaasın kızı ahinoamdı. ordusunun başkomutanı amcası ner oğlu avnerdi.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Serbian

zamenik albanskog ministra unutrašnjih poslova avenir peka izjavio je da se razmatra novi pristup hvatanju u koštac sa tim fenomenom u regionu i široj eu.

Turkish

arnavutluk İçişleri bakan yardımcısı avenir peka, bölge ve ab genelinde bu sorunla başa çıkmak için yeni bir yaklaşım üzerinde durulduğunu kaydetti.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

Serbian

i tako avenir i ljudi njegovi idoše preko polja celu onu noæ, i predjoše preko jordana, i prošavši sav vitron dodjoše u mahanajim.

Turkish

avnerle adamları bütün gece arava vadisinde yürüdüler. Şeria irmağını geçerek bitron yolundan mahanayime vardılar.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Serbian

mnoge akcije te organizacije mogu se vršiti isključivo uz odobrenje suda ili drugih organa“, kaže za setimes pomoćnik ministra unutrašnjih poslova avenir peka.

Turkish

kuruluşun yürüttüğü çoğu faaliyet, aslında mahkemenin ya da başka devlet organlarının onayına tâbidir," dedi.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

Warning: Contains invisible HTML formatting

Serbian

i joav otide k caru i reèe: Šta uèini? gle, avenir je dolazio k tebi; zašto ga pusti te otide?

Turkish

yoav krala gidip, ‹‹ne yaptın?›› dedi, ‹‹baksana avner ayağına kadar gelmiş! neden onu salıverdin? Çoktan gitmiş!

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Serbian

a avenir mu reèe: svrni nadesno ili nalevo, i uzmi jednog od tih momaka, i skini odoru s njega. ali ne hte asailo svrnuti iza njega.

Turkish

avner, ‹‹sağa ya da sola dön. gençlerden birini yakala ve kendin için silahlarını al›› dedi. ama asahel avneri kovalamaktan vazgeçmek istemedi.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Serbian

i kad se vrati avenir u hevron, odvede ga joav na stranu pod vrata kao da govori s njim nasamo; onde ga udari pod peto rebro, te umre za krv asaila brata njegovog.

Turkish

avner hevrona dönünce, yoav onunla özel bir görüşme yapmak bahanesiyle, onu kent kapısına çekti. kardeşi asahelin kanını döktüğü için, avneri orada karnından vurup öldürdü.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Serbian

a gle, sluge davidove vraæahu se s joavom iz boja, i terahu sa sobom velik plen; a avenir veæ ne beše kod davida u hevronu, jer ga otpusti, te otide s mirom.

Turkish

tam o sırada davutun adamlarıyla yoav, bir baskından dönmüş, yanlarında birçok yağmalanmış mal getirmişlerdi. ama avner hevronda davutun yanında değildi. Çünkü davut onu göndermiş, o da esenlikle gitmişti.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Serbian

i avenir viknu joava i reèe: hoæe li maè proždirati doveka? ne znaš li da jadi bivaju naposletku? zašto veæ ne kažeš narodu da se prodju braæe svoje?

Turkish

avner yoava, ‹‹kılıç sonsuza dek mi insanları yok etsin?›› diye seslendi, ‹‹bu olayın acıyla sona ereceğini anlamıyor musun? kardeşlerini kovalamaktan vazgeçmeleri için askerlere ne zaman buyruk vereceksin?››

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Serbian

a kad saul vide davida gde ide pred filistejina, reèe aveniru vojvodi: Èiji je sin taj mladiæ, avenire? a avenir reèe: kako je živa duša tvoja care, ne znam.

Turkish

saul, davutun golyatla dövüşmeye çıktığını görünce, ordu komutanı avnere, ‹‹ey avner, kimin oğlu bu genç?›› diye sormuştu. avner de, ‹‹yaşamın hakkı için, ey kral, bilmiyorum›› diye yanıtlamıştı.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Get a better translation with
10,198,902,036 human contributions

Users are now asking for help:



We use cookies to enhance your experience. By continuing to visit this site you agree to our use of cookies. Learn more. OK