Ask Google

Results for kargaşalıktan translation from Turkish to Czech

Human contributions

From professional translators, enterprises, web pages and freely available translation repositories.

Add a translation

Turkish

Czech

Info

Turkish

Kalabalıktakilerin her biri ayrı bir şey bağırıyordu. Kargaşalıktan ötürü kesin bilgi edinemeyen komutan, Pavlusun kaleye götürülmesini buyurdu.

Czech

V zástupu pak jedni tak, jiní jinak křičeli. A nemoha nic jistého zvěděti pro hluk, rozkázal jej vésti do vojska.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Ne zaman kargaşalığa çağrılsalar içine dalarlar.

Czech

Kdykoliv se pokusí vás svést k odpadnutí, budou v tom odraženi.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

İnkar edenler birbirlerinin dostlarıdır. Eğer siz aranızda dost olmazsanız yeryüzünde kargaşalık, fitne ve büyük bozgun çıkar.

Czech

Ti, kdož neuveřili, jsou si navzájem přáteli: a neučiníte-li stejně tak, rozbroj zavládne v zemi a zkaženost velká.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Daha önce de kargaşalık çıkarmayı arzulamışlardı ve senin işlerini tersine çevirmişlerdi. Nihayet gerçek geldi ve ALLAH'ın yasası, onlara rağmen egemen oldu.

Czech

A již dříve usilovali, aby vznikl rozkol, a převraceli věci pro tebe, až vyšla pravda najevo a objevil se rozkaz Boží, přestože se jim to nelíbilo.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Daha önce de kargaşalık çıkarmayı arzulamışlardı ve senin işlerini tersine çevirmişlerdi. Nihayet gerçek geldi ve ALLAH'ın yasası, onlara rağmen egemen oldu.

Czech

Již dříve snažili se přivoditi rozbroj a převraceli nařízení tvá, dokud nepřisla pravda a nepřevládl rozkaz boží přes to, že bylo jim to nemilé.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Ne zaman kargaşalığa çağrılsalar içine dalarlar. Sizi yalnız bırakmaz, barış yapmak istemez ve ellerini sizden çekmezlerse karşılaştığınız yerde onları öldürebilirsiniz.

Czech

Pokaždé, když navrátí se k rozbroji, zapuzeni budou mezi nevěřící: však nebudou-li držeti se stranou od vás a nenabídnou-li vám mír a nepřestanou-li vztahovati na vás ruce své, tehdy chopte se jich a pobijte je, kdekolivěk je naleznete.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Eğer siz aranızda dost olmazsanız yeryüzünde kargaşalık, fitne ve büyük bozgun çıkar.

Czech

Jestliže neučiníte podobně, pak zavládne na zemi pokušení i zkaženost veliká.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

‹‹Biz şunu anladık ki, bu adam dünyanın her yanında bütün Yahudiler arasında kargaşalık çıkaran bir fesatçı ve Nasrani tarikatının elebaşılarından biridir.

Czech

Nalezli jsme zajisté člověka tohoto nešlechetného, a vzbuzujícího různice mezi všemi Židy po všem světě, a vůdci té sekty nazaretské;

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Kurulda büyük bir kargaşalık çıktı. Ferisi mezhebinden bazı din bilginleri kalkıp ateşli bir şekilde, ‹‹Bu adamda hiçbir suç görmüyoruz›› diye bağırdılar. ‹‹Bir ruh ya da bir melek kendisiyle konuşmuşsa, ne olmuş?››

Czech

I stal se křik veliký. A povstavše učitelé strany farizejské, zastávali ho, řkouce: Nic jsme zlého nenalezli na tomto člověku; protož buď že mluvil jemu duch neb anděl, nebojujme s Bohem.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Pavlus, kargaşalık yatıştıktan sonra öğrencileri çağırtıp onları yüreklendirdi. Sonra kendilerine veda ederek Makedonyaya gitmek üzere yola çıktı.

Czech

Když pak přestala ta bouřka, povolav Pavel učedlníků a požehnav jich, vyšel odtud, aby se bral do Macedonie.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Yahudiler bunu kıskandı. Çarşı pazardan topladıkları bazı kötü insanlardan bir kalabalık oluşturup kentte kargaşalık çıkarttılar. Pavlusla Silası bulmak ve halkın önünde yargılamak amacıyla Yasonun evine saldırdılar.

Czech

Ale zažženi jsouce závistí Židé pravdě nepovolní, a přivzavše k sobě některé lehkomyslné a zlé lidi, shlukše se, zbouřili město, a útok učinivše na dům Jázonův, hledali jich, aby je vyvedli před lid.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

O sırada İsanın yoluna ilişkin büyük bir kargaşalık çıktı.

Czech

Tedy stala se v ten čas nemalá bouřka pro cestu Boží.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Pilatus, elinden bir şey gelmediğini, tersine, bir kargaşalığın başladığını görünce su aldı, kalabalığın önünde ellerini yıkayıp şöyle dedi: ‹‹Bu adamın kanından ben sorumlu değilim. Bu işe siz bakın!››

Czech

A vida Pilát, že by nic neprospěl, ale že by větší rozbroj byl, vzav vodu, umyl ruce před lidem, řka: Čist jsem já od krve spravedlivého tohoto. Vy vizte.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

‹‹Bayramda olmasın, yoksa halk arasında kargaşalık çıkar›› diyorlardı.

Czech

Ale pravili: Ne v svátek, aby snad nebyl rozbroj v lidu.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Ama, ‹‹Bayramda olmasın ki, halk arasında kargaşalık çıkmasın›› diyorlardı.

Czech

Ale pravili: Ne v den sváteční, aby snad nebyl rozbroj v lidu.

Last Update: 2012-05-05
Usage Frequency: 1
Quality:

Get a better translation with
4,401,923,520 human contributions

Users are now asking for help:



We use cookies to enhance your experience. By continuing to visit this site you agree to our use of cookies. Learn more. OK