Ask Google

Results for güçlenmesine translation from Turkish to English

Human contributions

From professional translators, enterprises, web pages and freely available translation repositories.

Add a translation

Turkish

English

Info

Turkish

Bu da şu andaki koku algılayıcısı ile motorlar arasındaki bağlantıların güçlenmesine sebep oldu.

English

That caused a strengthening of the connections between the currently active odor detector and the motors.

Last Update: 2015-10-13
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Önceki hükümetin Ankara ile kurmuş olduğu iletişim kanalı ikili ilişkilerin güçlenmesine yol açmıştı.

English

Its predecessor established a channel of communication with Ankara that led to better bilateral relations.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Farklı politika alanlarını kapsayan, daha bütüncül eylemler, yeşil ekonominin güçlenmesine yardımcı olabilir

English

More integrated actions across policy domains can help in greening the economy

Last Update: 2014-02-06
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Sosyoekonomik geri kalmışlık, insan hakları ihlalleri ve Türk yetkililerin diğer meseleleri göz ardı ederek güvenliğe odaklanmaları örgütün güçlenmesine yardımcı oldu.

English

Socio-economic underdevelopment, human rights violations and a preoccupation among Turkish officials with security at the expense of other issues have helped the organisation gain traction.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Hırvat Dışişleri Bakanı Tonino Picula'ya göre, anlaşma, karşılıklı ekonomik ilişkilerin güçlenmesine katkı sağlayacak.

English

According to Croatian Foreign Minister Tonino Picula, the accords would contribute to strengthened bilateral economic relations.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Komşuluk Programından Örnekler taklıkların ve daimi ağların güçlenmesine, yenilerinin yaratılmasına ve ortak girişimlere daha fazla vurgu yapılmasına olanak sağlayacaktır.

English

A wide variety of projects were successfully implemented under the Neighbourhood Programme.

Last Update: 2014-02-06
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Butler, komisyonun soruşturmaya yardımı dokunan ve Arnavutluk'ta hukukun üstünlüğünün güçlenmesine olumlu katkıda bulunacak her türlü adımı memnuniyetle karşıladığını söyledi.

English

The Commission welcomes any step that helps the investigation and makes a positive contribution to strengthening the rule of law in Albania, Butler said.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Yeni Zelanda Başbakanı Helen Clark ile görüşmesinde Erdoğan, bilgi alışverişinin artırılmasının bu dünyada hiçbir ülkenin muaf olmadığı teröre karşı yürütülen ortak mücadelenin güçlenmesine yardım edeceğini belirtti.

English

During talks with New Zealand Prime Minister Helen Clark, Erdogan said more intelligence-sharing would help enhance the common fight against terrorism, from which no country in the world is exempt. Also Monday, a new poll suggests that businesses across the EU favour Turkey's future accession.

Last Update: 2012-04-07
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Ekonomik ve toplumsal sorunlar, süreci olumsuz etkiliyor ve otomatik olarak milliyetçilik ve hoşgörüsüzlük eğilimlerinin güçlenmesine ve insanların bir suçlu ve kahraman arayışına girmesine ortam hazırlıyor."

English

"Unfavourable economic and social trends affect things negatively, and they automatically create the conditions for strengthening nationalism, intolerance, and for seeking culprits and heroes."

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

Warning: Contains invisible HTML formatting

Turkish

Başbakan, AB'nin hukukun üstünlüğü misyonu EULEX'e Kosova'nın egemenliğinin güçlenmesine yardım edecek bir güç olarak işaret etti.

English

He pointed to EULEX, the EU's rule-of-law mission, as a force that would help strengthen Kosovo's sovereignty.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

El Sayid, "Kosova'nın bağımsızlığının tanınması Kosova ile Arap devletleri arasındaki kültür ilişkisinin güçlenmesine yardım edecektir," dedi.

English

"Recognition of the independence of Kosovo will [help strengthen] the cultural relationship between Kosovo and Arab states," said al-Sayed.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

Warning: Contains invisible HTML formatting

Turkish

İnsanlar isimleri olan şeyleri seviyor. Ve kafalarında canlandırıyorlar, bilirsiniz, insanlar gerçek kanıtlar hakkında heycanlanmazlar. örneğin 1990larda tropik dolaşımın güçlenmesine kanıt olabilecek gerçeklerle heycanlanmazlar.

English

Now, people like things that have, like, names like that, that they can envision it, right? I mean -- but people don't like things like this, so -- most -- I mean, you don't get all excited about things like the actual evidence, you know, which would be evidence for strengthening of the tropical circulation in the 1990s.

Last Update: 2015-10-13
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Slavçev, iki ülkenin zengin bir turizm potansiyeline sahip olduğunu ve iki ülke arasındaki bu seferlerin ikisi arasında olduğu kadar Avrupa'nın geri kalan bölümüyle de olan turizm ve ticaretin güçlenmesine yardımcı olabileceğini belirtti.

English

He said that the two states have rich tourism potential and that flights between the two countries could be the catalyst for the integration of tourism and other businesses between them, as well as with the rest of Europe.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Esasen güç kaynakları giderek güçlenmesine rağmen, PCI-Express (Pci-e) bağlantısının yarattığı kısıtlama nedeniyle güç destekleri 75 Watt ile sınırlıdır.

English

Although power supplies are increasing their power too, the bottleneck is due to the PCI-Express connection, which is limited to supplying 75 Watts.

Last Update: 2016-03-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Bir yandan yüksek gelirli ülkelerdeki güçlenme gelişmekte olan ülkelerin ihracatına olan talebi arttırırken, diğer yandan artan faiz oranları sermaye akışlarını kısıtlayacaktır.

English

The strengthening in high-income countries will boost demand for developing country exports, on the one hand, while rising interest rates will dampen capital flows, on the other.

Last Update: 2017-04-27
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Yüksek gelirli Avrupa ülkelerine ihracatın artması ve enerji ihraç eden Orta Asya ülkelerinde güçlenmenin devam etmesi ile birlikte, gelişmekte olan Avrupa ve Orta Asya bölgesindeki büyüme 2013 yılında güçlenerek tahmini yüzde 3,4’e ulaşmıştır.

English

Growth in developing Europe & Central Asia strengthened in 2013 to an estimated 3.4 percent, bolstered by improved exports to high-income Europe and continued strength in energy-exporting Central Asian countries.

Last Update: 2017-04-27
Usage Frequency: 1
Quality:

Warning: Contains invisible HTML formatting

Turkish

Sonbaharda ağaç, baharda güçlenmesini sağlayacak depolar toplar.

English

In autumn, the tree builds the reserves that will sustain it into spring.

Last Update: 2016-03-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

2003 yılından bu yana, iç pazarın önemli ölçüde güçlenmesiyle doğal kaynakların ihracatının ekonomik önemi azalmaktadır.

English

Since 2003, the exports of natural resources started decreasing in economic importance as the internal market strengthened considerably.

Last Update: 2016-03-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Dünya Bankası'nın Arnavutluk ofisi, Arnavutluk'un 2004-2015 Ulusal Eğitim Stratejisinin bir parçası olan EEE-P'nin sektörün güçlenmesine yardım amaçlı bir yol haritası görevi göreceğini söyledi.

English

Part of Albania's 2004-2015 National Education Strategy, the EEE-P will serve as a road map to help strengthen the sector, the World Bank office in Albania said.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Eski Danimarka dışişleri bakanı, "Kosova'ya ilk geldiğimde, bölgeyi 1990'ların ihtilaflarından barışçı ve müreffeh bir geleceğe götürecek bulmacanın son parçası olan Kosova sorunu çözülmedikçe, Batı Balkanlar'ın normale dönemeyeceği ve istikrar sağlanamayacağı yönündeki inancımı dile getirmiştim." diyerek şöyle devam etti: "Burada yaşadıklarım sadece bu inancın güçlenmesini sağladı."

English

"When I arrived in Kosovo, I stated my belief that there will be no normalisation, no stabilisation in the Western Balkans unless the issue of Kosovo is resolved -- the last piece in the puzzle taking the region from the conflicts of the 1990s to a peaceful and prosperous future," the former Danish foreign minister said. "My experience here only strengthened that belief."

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

Warning: Contains invisible HTML formatting

Get a better translation with
4,401,923,520 human contributions

Users are now asking for help:



We use cookies to enhance your experience. By continuing to visit this site you agree to our use of cookies. Learn more. OK