Ask Google

Results for ikilem translation from Turkish to English

Human contributions

From professional translators, enterprises, web pages and freely available translation repositories.

Add a translation

Turkish

English

Info

Turkish

Bu konuda bir ikilem yok.

English

There is no dilemma.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Bu noktada bir ikilem ile karşılaşılır.

English

At this point the dilemma surfaces.

Last Update: 2016-03-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Bu bir ikilem, bir büyüme ikilemi.

English

It's a dilemma, a dilemma of growth.

Last Update: 2015-10-13
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Ve işte bu ikilem, bu çeliskidir güzellik.

English

And this is the dilemma, this is the paradox, of beauty.

Last Update: 2015-10-13
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Bunun yanlış bir ikilem olduğunu düşünüyoruz.

English

This is a false dichotomy in our view.

Last Update: 2017-04-27
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Hayatında hiç böyle bir ikilem ile karşılaşmamıştı.

English

Never in his life had he encountered such a dilemma.

Last Update: 2014-02-01
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Ve birkaç tane efsanevi sosyal ikilem anlatısı mevcut.

English

And there are a couple of mythic narratives of social dilemmas.

Last Update: 2015-10-13
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Başbakanın sunduğu sahte ikilem onun umutsuzluğunu yansıtıyor." dedi.

English

The supposed dilemma which the PM presented reflects his desperation," Kaklamanis, an outspoken former health minister, told SETimes on Tuesday.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

Warning: Contains invisible HTML formatting

Turkish

Cezayir Bağımsızlık Savaşı 1954'te başladığında, Camus kendini ahlakî bir ikilem içinde buldu.

English

"When the Algerian War began in 1954, Camus was confronted with a moral dilemma.

Last Update: 2016-03-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Warning: Contains invisible HTML formatting

Turkish

B92 Radyosuna konuşan Ljajiç, "Artık ikilem yok, psikolojik engeller aşıldı," dedi.

English

"There is no dilemma any more, the psychological barrier has been crossed," Ljajic told Belgrade-based Radio B92.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

Warning: Contains invisible HTML formatting

Turkish

Fanatik ve paramiliter unsurların silahlı olduğu bir durumda amacı polisi korumak olan uluslararası gücün silahsız olması ikilem yaratacak.

English

The paradox will now exist that the international police force meant to be safeguarding the police is unarmed, while fanatical and paramilitary elements are holding onto their weapons.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

SETimes'a konuşan Jovanoviç, ''Ya Kosova, ya Avrupa' diye bir ikilem yoktur.

English

"The dilemma 'Kosovo or Europe' does not exist.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

Warning: Contains invisible HTML formatting

Turkish

Kolektif eyleme bakmaya başladığımda, hatırı sayılır derecede edebiyatın sosyologların sosyal ikilem dedikleri olgu üzerine oluşturulduğunu gördüm.

English

Now, when I started looking into collective action, the considerable literature on it is based on what sociologists call "social dilemmas."

Last Update: 2015-10-13
Usage Frequency: 1
Quality:

Warning: Contains invisible HTML formatting

Turkish

Çünkü burada bir ikilem var: Hiç kimse özgün olmayan bir deneyim yaşayamaz, fakat hiç bir işletme bunu sağlayamaz.

English

Because there is a basic paradox: no one can have an inauthentic experience, but no business can supply one.

Last Update: 2015-10-13
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

1927 yılında Şangay'da başarısız olan bir komünist ayaklanmayı ve devrim ile ilgili insanların varoluşçu bir ikilem ile karşı karşıya kalmasını anlatır.

English

The novel is about the failed communist insurrection in Shanghai in 1927, and the existential quandaries facing a diverse group of people associated with the revolution.

Last Update: 2016-03-03
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Hırvatistan Cumhurbaşkanı Stipe Mesiç basın mensuplarına verdiği demeçte, mesajın özellikle AB içinde son aylarda baş gösteren ikilem açısından önem taşıdığını söyledi.

English

Speaking to reporters, Croatian President Stipe Mesic said the message was especially important in light of dilemmas emerging within the EU in recent months.

Last Update: 2012-04-07
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Bu süre boyuncada hastaların ebeveynleri ve aileleri kalacak yer konusunda ikilem yaşıyorlar, zira Belgrad'da bir daire kiralamak güçlerini aşabiliyor.

English

During this time, parents and families face the dilemma of where to stay, as renting an apartment in Belgrade can be beyond their means.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Ve bu ikilem de bu Çinli adamın yüzleştiği ikilemdir onun dili dünyada her hangi bir tek dili konuşanlardan daha fazla insan tarafından konuşuluyor, ve lakin o karatahtanın önünde Çince sözcükleri İngiliz dilinin sözcüklerine çeviriyor.

English

And it's the dilemma that this Chinese man faces, who's language is spoken by more people in the world than any other single language, and yet he is sitting at his blackboard, converting Chinese phrases into English language phrases.

Last Update: 2015-10-13
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Kendilerini Yunanistan'da daha iyi bir yaşama sahip olmakla bu ülkeyi başka bir yere geçmek için kullanma arasında kalmış hisseden pek çok göçmen için, bu ikilem kararla sona ermiş durumda.

English

For many immigrants, the dilemma is unsolved by the ruling, as they feel torn between trying to have a better life in Greece or using the country to get to somewhere else.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

Turkish

Sosyal öğrenme özelliğini kazanmamız sosyal ve evrimsel bir ikilem yaratabilirdi ki onun çözümü, doğru söylemek gerekirse, sadece psikolojimizin gelecekteki gelişimini değil, fakat tüm dünyanın gelecekteki gelişimini belirleyebilirdi.

English

Because our acquisition of social learning would create a social and evolutionary dilemma, the resolution of which, it's fair to say, would determine not only the future course of our psychology, but the future course of the entire world.

Last Update: 2015-10-13
Usage Frequency: 1
Quality:

Get a better translation with
4,401,923,520 human contributions

Users are now asking for help:



We use cookies to enhance your experience. By continuing to visit this site you agree to our use of cookies. Learn more. OK