Usted buscó: gladly (Inglés - Turco)

Inglés

Traductor

gladly

Traductor

Turco

Traductor
Traductor

Traduce al momento textos, documentos y pistas de voz con Lara

¡Traducir ahora!

Contribuciones humanas

De traductores profesionales, empresas, páginas web y repositorios de traducción de libre uso.

Añadir una traducción

Inglés

Turco

Información

Inglés

tom gladly agreed.

Turco

tom memnuniyetle kabul etti.

Última actualización: 2014-02-01
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Inglés

i will gladly help you.

Turco

ben size memnuniyetle yardımcı olurum.

Última actualización: 2014-02-01
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Inglés

he gladly accepted our offer.

Turco

o bizim teklifimizi memnuniyetle kabul etti.

Última actualización: 2014-02-01
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Inglés

oh, they gladly sell you that, yes.

Turco

seve yaptıklarından emin olabilirsiniz.

Última actualización: 2015-10-13
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Inglés

i would gladly help you, only i am too busy now.

Turco

ben size seve seve yardımcı olacaktım, sadece şimdi çok meşgulüm.

Última actualización: 2014-02-01
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Inglés

for ye suffer fools gladly, seeing ye yourselves are wise.

Turco

sizler akıllı olduğunuz için akılsızlara seve seve katlanıyorsunuz!

Última actualización: 2012-05-06
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Inglés

and when we were come to jerusalem, the brethren received us gladly.

Turco

yeruşalime vardığımız zaman kardeşler bizi sevinçle karşıladılar.

Última actualización: 2012-05-06
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Inglés

the international community will gladly continue making its contribution to this process."

Turco

uluslararası toplum bu sürece katıkıda bulunmayı memnuniyetle sürdürecektir."

Última actualización: 2016-01-20
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Advertencia: contiene formato HTML invisible

Inglés

the guilty one will gladly ransom himself from the torment of that day by sacrificing his own children,

Turco

bir suçlu-günahkar, o günün azabına karşılık olmak üzere, oğullarını fidye olarak vermek ister;

Última actualización: 2014-07-03
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Inglés

they would each gladly live for a thousand years, but such a long life would not save them from the torment.

Turco

(onlardan) her biri, bin yıl yaşatılsın ister; oysa bunca yaşaması onu azaptan kurtarmaz.

Última actualización: 2014-07-03
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Inglés

people are gladly willing to wait: as long as they're waiting 12, they might as well wait 13.

Turco

insanlar memnuniyetle beklemeye hazır: 12 ay bekledikleri sürece, 13 de bekleyebilirler.

Última actualización: 2015-10-13
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Inglés

though they shall be within sight of each other. the guilty one will gladly ransom himself from the torment of that day by sacrificing his own children,

Turco

birbirlerine gösterildikleri halde hiçbir candan dost, dostunun hâlini sormaz.her mücrim o günkü azaptan kurtulmak için fidye olarak oğullarını, eşini, kardeşini,kendisine sahip çıkan sülalesini, hatta dünyada olanların tamamını verip de kurtulmak ister. [31,33; 40,18; 23,101; 80,34-37]

Última actualización: 2014-07-03
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Inglés

i can't actually sit with my foreign minister or my prime minister again with a smile on my face and do what i used to do gladly for them.

Turco

artık kendi dışişleri bakanımla veya başbakanımızla karşılıklı oturup yüzümde bir gülümsemeyle onlara ne isterseler yapacağımı söyleyemezdim.

Última actualización: 2015-10-13
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Inglés

susan sontag has championed tarr as one of the saviors of the modern cinema, saying she would gladly watch "sátántangó" once a year.

Turco

susan sontag tarr için, modern sinemanın kurtarıcılarından biri demiştir ve her sene bir kez sátántangó'yu izlemekten memnun olduğu dile getirmiştir.

Última actualización: 2016-03-03
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Advertencia: contiene formato HTML invisible

Inglés

if the wrong-doers possessed the treasures of the earth in their entirety and as much besides, they would gladly offer it on the day of resurrection to redeem themselves from the harrowing chastisement.

Turco

eğer bütün yeryüzündekiler ve bir o kadarı da beraber o zulmedenlerin olsaydı, kıyamet günü azabın kötülüğünden kurtulmak için onu mutlaka feda ederlerdi.

Última actualización: 2014-07-03
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Inglés

for herod feared john, knowing that he was a just man and an holy, and observed him; and when he heard him, he did many things, and heard him gladly.

Turco

Çünkü yahyanın doğru ve kutsal bir adam olduğunu bilen hirodes ondan korkuyor ve onu koruyordu. yahyayı dinlediği zaman büyük bir şaşkınlık içinde kalıyor, yine de onu dinlemekten zevk alıyordu.

Última actualización: 2012-05-06
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Inglés

(on the day of judgment) to redeem oneself of one's injustice, one would gladly spend the wealth of the whole earth if it were possible.

Turco

(o zaman) zulmeden herkes yeryüzündeki bütün servete sahip olsa (azaptan kurtulmak için) elbette onu feda eder.

Última actualización: 2014-07-03
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Inglés

if the wrong-doers possessed the treasures of the earth in their entirety and as much besides, they would gladly offer it on the day of resurrection to redeem themselves from the harrowing chastisement. this because there will appear to them from allah something (exceedingly dismal which) they had never even imagined.

Turco

yeryüzünde ne varsa hepsi ve onlarla beraber de daha bir misli, zulmedenlerin olsa kıyamet günü, azabın kötülüğünü giderip kurtulmak için elbette bağışlarlardı; ve o gün, onların hiç hesaplamakdıkları şeyler, allah tarafından karşılarına çıkarılıverecek.

Última actualización: 2014-07-03
Frecuencia de uso: 1
Calidad:

Obtenga una traducción de calidad con
10,288,984,724 contribuciones humanas

Usuarios que están solicitando ayuda en este momento:



Utilizamos cookies para mejorar nuestros servicios. Al continuar navegando está aceptando su uso. Más información. De acuerdo