De traductores profesionales, empresas, páginas web y repositorios de traducción de libre uso.
savaşa katılmayanlardan diğer bir kısmının affı da allah'ın emrini beklemek için geri bırakılmıştır. ya kendilerini cezalandırır ya da tevbelerini kabul eder.
druzí pak nadějí se na rozhodnutí boha: že buď potrestá je, anebo přijme pokání jejich — a bůh vševědoucí jest a moudrý.
eğer rabbinden umduğun (beklemek durumunda olduğun) bir rahmet için onların yüzlerine bakamıyorsan, hiç olmazsa kendilerine gönül alıcı bir söz söyle.
jestliže se od nich odvrátíš čekaje na milosrdenství pána svého, ve které doufáš, potěš je alespoň slovem útěšným!
bir de müslümanlara zarar vermek, kâfirlik etmek ve müslümanların arasına ayrılık sokmak ve daha önce allah ve resulü'ne karşı savaş açmış olanı beklemek için mescid yapanlar var.
jiní pak vybudovali si modlitebnici ke škodě a z nevíry a proto, aby způsobili rozkol mezi věřícími a aby v záloze skryli se tam ti, kdož před tím již válčili proti bohu a proroku jeho.
kendilerine hidayet geldikten sonra, insanları iman etmekten, rablerinden af dilemekten alıkoyan şey şundan başkası değildir: evvelkilerin yol ve yöntemlerinin kendilerine de gelmesini yahut bizzat azabın karşılarına dikilivermesini beklemek.
a co zabraňuje lidem, aby věřili, nyní když přišlo jim vedení: a aby prosili za odpuštění pána svého — leda že snad čekají, aby přišla jim známá sudba starých, aneb aby přišel na ně trest patrný?
(borçlu) darlık içinde ise, bir kolaylığa çıkıncaya kadar beklemek gerekir. borcu karşılıksız yardım olarak bağışlarsanız sizin için daha iyidir, bir bilseniz.
je-li dlužník váš v nesnázi, vyčkejte, až usnadněno bude mu zaplacení dluhu: však odpustíte-li mu dluh jeho v podobě almužny, bude to lepším pro vás, dovedete-li si to uvědomiti.