Réalisées par des traducteurs professionnels, des entreprises, des pages web ou traductions disponibles gratuitement.
"deutschland"s primary armament consisted of four sk l/40 guns in two twin turrets.
"deutschland"ın ana silahları ikiz taretlerde dört adet 28 cm sk l/40 topundan oluşmaktaydı.
milch was responsible for armament production, though ernst udet was soon making many of the decisions concerning contracts for military aircraft.
ernst udet ise yakında askeri uçakların sözleşmeleri ile ilgili kararların çoğunu alma rağmen silah üretimi için başlangıçta sorumludur.
he said measures have been taken to ensure the required armament systems are in place and that shortfalls are addressed, adding more efforts would be needed.
yunan bakan gerekli ordu sistemlerinin oluşturulması için önlemler alındığını ve eksikliklerin giderilmekte olduğunu belirterek, daha fazla çaba harcamaları gerekeceğini de sözlerine ekledi.
it notes that there were no registered cases of large-scale illegal deals involving small arms and light armament during the past two years.
raporda, son iki yıl içinde küçük silah ve hafif mühimmatın yer aldıÄı büyük ölçekli kaçakçılıÄa dair kayıt bulunmadıÄı belirtiliyor.
and the air armament center at eglin air force base in florida is responsible for the deployment and testing of all air-delivered weaponry coming from the united states.
florida eglin hava kuvvetleri üssünde bulunan hava silahlanma merkezi abd'nin tüm hava yolu silahlarının konuşlandırılması ve test edilmesinden sorumlu kurum.
he said measures have been taken to ensure the required armament systems are in place and that shortfalls are addressed, adding more efforts would be needed. echoing his words, solana said the process of developing the capability to assume responsibility for crisis management would not be completed overnight.
yunan bakan gerekli ordu sistemlerinin oluşturulması için önlemler alındığını ve eksikliklerin giderilmekte olduğunu belirterek, daha fazla çaba harcamaları gerekeceğini de sözlerine ekledi. solana da kriz idaresinde sorumluluk alma yetisinin geliştirilmesi sürecinin bir gecede tamamlanabilecek bir şey olmadığını belirtti.
(military armaments research syndicate) sells four warheads to nato, and nato troops led by american soldiers duke (channing tatum) and ripcord (marlon wayans) are tasked with delivering the warheads.
duke (channing tatum) ve ripcord (marlon wayans) teslim görevi üzerindeyken baroniçe (sienna miller) tarafından kıstırılırlar.duke baroniçenin eski nişanlısı ana lewis olduğunu farkeder.