Réalisées par des traducteurs professionnels, des entreprises, des pages web ou traductions disponibles gratuitement.
now, there's another part of that community which are the commercial beekeepers, the ones who make their livelihood from beekeeping alone.
topluluğun diğer bir kısmında da ticari arı yetiştiricileri var, bunlar paralarını sadece arı yetiştiriciliğini yaparak kazanırlar
we gave talks once a month, and that actually ended up implementing some amazing sustainability projects at the prisons -- organic gardens, worm culture, recycling, water catchment and beekeeping.
ayda bir konuşmalarımız oldu ve hatta bunlar, hapishanelerde muhteşem sürdürülebilirlik projelerine dönüştü -- organik bahçeler, solucan üretimleri, geri dönüşüm, su toplama ve arıcılık.
i also met a number of interesting individual beekeepers -- victims of human trafficking and survivors of domestic violence who were being taught to set up a business with beekeeping through a women's shelter; the activist who told me about his life as a political prisoner; and a former guerilla fighter who had been given a beehive as part of his pension.
bazı ilginç münferit arıcılarla da tanıştım - bir kadın sığınma evi aracılığıyla arıcılık yaparak iş kurmayı öğrenen insan kaçakçılığı ve ev içi şiddet mağdurları; bana siyasi mahkum olarak hayatını anlatan bir aktivist ve emekli aylığının bir kısmı olarak bir arı kovanı verilmiş eski bir gerilla savaçısı.