Réalisées par des traducteurs professionnels, des entreprises, des pages web ou traductions disponibles gratuitement.
i bear him no malice.
ona karşı hiçbir kötü niyet taşımıyorum.
Dernière mise à jour : 2014-02-01
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :
there was no malice in what he did.
onun yaptığında hiçbir kötü niyet yoktu.
Dernière mise à jour : 2014-02-01
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :
thus, he would make your malice become public.
bu da sizin bütün kinlerinizi ortaya çıkarırdı.
Dernière mise à jour : 2014-07-03
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :
do not touch her with malice so that punishment of a dreadful day seizes you'
"ona bir kötülük dokundurmayın. yoksa büyük bir günün cezasına çarpılırsınız."
Dernière mise à jour : 2014-07-03
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :
Avertissement : un formatage HTML invisible est présent
do the sick at heart imagine that god will not bring to light their malice?
kalplerinde hastalık bulunanlar, allah'ın, onların kinlerini açığa çıkaracağını bilmezler mi?
Dernière mise à jour : 2014-07-03
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :
do those in whose hearts is sickness think that god will not expose their malice?
kalplerinde hastalık bulunanlar, allah'ın, onların kinlerini açığa çıkaracağını bilmezler mi?
Dernière mise à jour : 2014-07-03
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :
and do not touch her with malice so that there seize you the chastisement of a dreadful day.'
"ona bir kötülük dokundurmayın. yoksa büyük bir günün cezasına çarpılırsınız."
Dernière mise à jour : 2014-07-03
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :
Avertissement : un formatage HTML invisible est présent
do not revile those who invoke others apart from god, lest they begin to revile god out of malice and ignorance.
(onların) allah'tan başka yalvardıklarına sövmeyin ki, onlar da bilmeyerek taşkınlıkla allah'a sövmesinler!
Dernière mise à jour : 2014-07-03
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :
surely their malice hath shewn itself by their mouths, and that which their breasts conceal is greater still.
ağızlarından nefret ve öfke taşmaktadır. göğüslerinin saklamakta olduğu ise daha büyüktür.
Dernière mise à jour : 2014-07-03
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :
but now ye also put off all these; anger, wrath, malice, blasphemy, filthy communication out of your mouth.
ama şimdi öfke, kızgınlık, kötü niyet dahil, hepsini üzerinizden sıyırıp atın. ağzınızdan hiçbir iftira ya da edepsiz söz çıkmasın.
Dernière mise à jour : 2012-05-06
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :
let all bitterness, and wrath, and anger, and clamour, and evil speaking, be put away from you, with all malice:
her kötü niyetle birlikte her türlü kin, öfke, kızgınlık, bağrışma ve iftira sizden uzak olsun.
Dernière mise à jour : 2012-05-06
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :
forgive us, and our brothers who accepted faith before us, and do not keep any malice in our hearts towards the believers – o our lord!
bizi ve bizden önce gelip geçmiş imanlı kardeşlerimizi bağışla; kalplerimizde, iman edenlere karşı hiçbir kin bırakma!
Dernière mise à jour : 2014-07-03
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :
for we ourselves also were sometimes foolish, disobedient, deceived, serving divers lusts and pleasures, living in malice and envy, hateful, and hating one another.
Çünkü bir zamanlar biz de anlayışsız, söz dinlemez, kolay aldanan, türlü arzulara ve zevklere köle olan, kötülük ve kıskançlık içinde yaşayan, nefret edilen ve birbirimizden nefret eden kişilerdik.
Dernière mise à jour : 2012-05-06
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :