Réalisées par des traducteurs professionnels, des entreprises, des pages web ou traductions disponibles gratuitement.
this peaceful method of resolving conflicts was particularly prevalent in communities of confucians and buddists.
bu barışçıl yöntem çatışmaların çözümünde özellikle konfiçyüsçü ve budist topluluklarda yaygın olarak kabul görmüştür.
this aggregation phenomenon is more prevalent in high congo red concentrations, at high salinity and/or low ph.
bu kümeleşme derişik, yüksek tuzlu ve/veya düşük ph’lı kongo kırmızısı çözeltilerinde daha çok görülür.
during the 11th century, christianity became the most prevalent religion, and from 1050 sweden is counted as a christian nation.
11. yüzyılda hıristiyanlık bölgede en yaygın din konumuna geldi ve 1050 yılından itibaren İsveç bir hıristiyan ülke olarak anılmaya başlandı.
as a result, analysts say, women in southeast europe earn and save less than men, the prevalent pattern most everywhere.
uzmanlara göre, bu durumun sonucu olarak güneydoğu avrupa'daki kadınlar, diğer bölgelerde de olduğu gibi, erkeklere nazaran daha az kazanıp, daha az tasarruf edebiliyor.
as soon as i realized this, i investigated the underlying relationship between four prevalent air pollutants and their affect on the lung health of asthmatic patients.
bunu farkettikten hemen sonra, hava kirliliğine yol açan dört yaygın madde ve bunların astım hastalarının akciğer sağlığı üzerindeki etkilerinin altında yatan ilişkiyi inceledim.
"this proves that coherence and continuity are still the prevalent principles of turkish foreign policy," sanberk told setimes.
setimes'a konuşan sanberk, "bu da türk dış politikasında tutarlılık ve devamlılık ilkesinin sürdüğünü kanıtlar." dedi.
"friday's incident demonstrates the dangers of unilaterally imposing measures where inter-ethnic tensions are prevalent.
bancroft, "cuma günkü olay, etnik gerginliklerin baskın olduğu yerlerde tedbirleri tek taraflı olarak dayatmanın tehlikelerini gösteriyor.
according to the report, however, corruption in albania is " prevalent in many areas and continues to be a particularly serious problem".
ancak rapora göre, arnavutluk'ta yolsuzluk "bir çok alanda yaygın durumda ve özellikle ciddi bir sorun olmaya devam ediyor."
at the time of the experiment, the most prevalent model for describing the atom was the bohr model, which described electrons as going around the positively charged nucleus only in certain discrete atomic orbitals or energy levels.
deneyin yapıldığı zamanlarda atomu tanımlayan en öncelikli model,elektronların pozitif yüklü çekirdeklerin etrafında sadece kesin ayrık lerde veya enerji seviyelerinde olduğunu belirten bohr atom modeliydi.
according to evidence collected by astra, after bulgaria and romania joined the eu and serbia liberalised the visa regime, human trafficking inside serbia has been more prevalent than cross-border trafficking.
astra tarafından toplanan kanıtlara göre, bulgaristan ve romanya'nın ab'ye katılması ve sırbistan'ın serbest vize rejimine geçmesi sonrasında, sırbistan'ın içindeki insan kaçakçılığı sınır ötesi kaçakçılıktan daha baskın hale geldi.
the group aimed to eschew the prevalent traditional academic style and find a new mode of artistic expression, which would form a bridge (hence the name) between the past and the present.
grup olarak yaygın olan geleneksel akademik tarzdan kaçınarak gelecek ile geçmiş arasında bir "köprü" vazifesi görecek yeni sanatsal ifade yolları bulmaya çalıştılar.
at the eea, we will provide online air-quality data, using ground monitoring stations and earth observations from the gmes programme, so that partners in the health field can understand more about the prevalent environmentrelated respiratory diseases.
artık aÇa’nın ozone web sitesi üzerinden, hemen hemen gerçek zamanlı ozon verileri açıklanabilmekte ve bundan kolayca zarar görebilecek kişilere karşı doktorlara ve hastanelere bir uyarı sistemi sunulmuş olmaktadır.
" david packard at dvd verdict said in a review of the "the simpsons" gone wild dvd that "this episode sports some of the awkward animation and voice work that is prevalent in episodes from the first season.
" "dvd verdict"'ten david packard, "the simpsons gone wild" dvd'sindeki eleştirisinde şöyle dedi: "bu bölümde, ilk sezondaki bölümlerde mevcut olan, bazı garip animasyon ve ses işleri var.