Réalisées par des traducteurs professionnels, des entreprises, des pages web ou traductions disponibles gratuitement.
el territorio de su heredad abarcaba zora, estaol, ir-semes
mülklerinin sınırı içinde kalan kentler şunlardı: sora, eştaol, İr-Şemeş,
Dernière mise à jour : 2012-05-05
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :
ben-decar, en macaz, saalbim, bet-semes y elon-bet-janán
makaz, Şaalvim, beytşemeş ve elon-beythanan bölgelerinde ben-deker;
Dernière mise à jour : 2012-05-05
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :
irón, migdalel, horem, bet-anat y bet-semes; diecinueve ciudades con sus aldeas
yiron, migdal-el, horem, beytanat, beytşemeş; köyleriyle birlikte toplam on dokuz kent.
Dernière mise à jour : 2012-05-05
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :
los habitantes de bet-semes estaban segando el trigo en el valle, y alzando sus ojos divisaron el arca y se alegraron al verla
o sırada beytşemeşliler vadide buğday biçiyorlardı. gözlerini kaldırıp sandığı görünce sevindiler.
Dernière mise à jour : 2012-05-05
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :
ayin con sus campos de alrededor, juta con sus campos de alrededor y bet-semes con sus campos de alrededor; nueve ciudades de estas dos tribus
ayin, yutta ve beytşemeş kentleriyle bunların otlakları -iki oymaktan toplam dokuz kent- verildi.
Dernière mise à jour : 2012-05-05
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :
entonces joás, rey de israel, subió; y se enfrentaron él y amasías, rey de judá, en bet-semes, que pertenece a judá
derken İsrail kralı yehoaş yahuda kralı amatsyanın üzerine yürüdü. İki ordu yahudanın beytşemeş kentinde karşılaştı.
Dernière mise à jour : 2012-05-05
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :
luego doblaba al norte, seguía hasta en-semes, continuaba hasta gilgal, que está frente a la cuesta de adumim, y descendía a la piedra de bohan hijo de rubén
kuzeye kıvrılan sınır eyn-Şemeş ve adummim yokuşunun karşısındaki gelilota çıkıyor, ruben oğlu bohanın taşına iniyor,
Dernière mise à jour : 2012-05-05
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :
la carreta llegó al campo de josué, de bet-semes, y se detuvo allí, porque había una gran piedra. entonces ellos partieron la madera de la carreta y ofrecieron las vacas en holocausto a jehovah
beytşemeşli yeşunun tarlasına giren araba oradaki büyük bir taşın yanında durdu. beytşemeşliler arabanın odununu yardılar, inekleri de rabbe yakmalık sunu olarak sundular.
Dernière mise à jour : 2012-05-05
Fréquence d'utilisation : 1
Qualité :