Da traduttori professionisti, imprese, pagine web e archivi di traduzione disponibili gratuitamente al pubblico.
separating decisively.
(hak ile batılı) birbirinden iyice ayıranlara;
Ultimo aggiornamento 2014-07-03
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
when the pictures were published, the tribunal reacted quickly and decisively.
resimler yayınlandığında mahkeme hemen ve kararlı şekilde tepki verdi.
Ultimo aggiornamento 2016-01-20
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
under the rcc, specific regional interests should be more decisively represented.
rcc kapsamında ise belli bölgesel çıkarların daha kararlı bir biçimde temsil edilmesi gerekiyor.
Ultimo aggiornamento 2016-01-20
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
so judge between me and them decisively, and deliver me and the believers who are with me.
"artık benimle onlar arasını iyice aç; beni ve beraberimdeki müminleri kurtar."
Ultimo aggiornamento 2014-07-03
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
Attenzione: contiene formattazione HTML nascosta
kather described the situation in kosovo as generally peaceful but said nato troops would react decisively if needed.
kather kosova'daki durumunu genelde huzurlu olarak tanımlamakla birlikte, nato 'askerlerinin gerektiÄi takdirde kararlı bir Åekilde tepki göstereceklerini söyledi.
Ultimo aggiornamento 2012-04-07
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
neurath's career was decisively advanced by secretary of state alfred von kiderlen-waechter.
neurath'ın kariyeri kararlı dışişleri bakanı alfred von kiderlen-waechter tarafından geliştirilmiştir.
Ultimo aggiornamento 2016-03-03
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
we shall condemn them as we did the people of the sabbath about whom god's decree had decisively been ordained.
allah'ın emri sürekli uygulanmıştır.
Ultimo aggiornamento 2014-07-03
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
afterwards, kfor commander lieutenant-general roland kather reiterated that kfor would react fast and decisively in case of violence.
kfor komutanı korgeneral roand kather sonrasında yaptıÄı açıklamada, kfor'un çıkabilecek Åiddet olaylarına çabuk ve kararlı Åekilde tepki vereceÄini yineledi.
Ultimo aggiornamento 2012-04-07
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
the political climate might have been more favourable half a decade ago, when milosevic was freshly out of power and the momentum in serbia was decisively reformist.
bundan beş yıl önce, yani miloseviç iktidarının henüz sona erdiği ve sırbistan'daki devinimin net bir biçimde reformdan yana olduğu dönemde, siyasi koşullar çok daha uygun olabilirdi.
Ultimo aggiornamento 2016-01-20
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
but to stop the kosovo albanians from taking matters into their own hands, the international community will have to act decisively – and quickly.
fakat kosovalı arnavutların meseleleri kendi kendilerine halletmelerini önlemek için, uluslararası toplumun kararlı – ve hızlı – bir şekilde hareket etmesi gerekiyor.
Ultimo aggiornamento 2016-01-20
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
sarajevo, he said, has moved decisively "to the marathon task of establishing good governance and the achievement of european standards".
ashdown, saraybosna'nın "iyi bir yönetiÅim kurma ve avrupa standartlarını yakalama maratonunda" kararlı adımlarla ilerlediÄini söyledi.
Ultimo aggiornamento 2012-04-07
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
Attenzione: contiene formattazione HTML nascosta
perhaps because a lesson had been learned by the weak response to the war in bosnia and the failure in rwanda, when serbia attacked kosovo, international action was taken much more decisively.
belki de bosna'da yaşanan savaşa verilen zayıf tepkiden ve ruanda'daki başarısızlıktan ders çıkarmış olarak sırbistan kosova'ya saldırdığında, uluslararası eylem çok daha kararlı geldi.
Ultimo aggiornamento 2015-10-13
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
high representative paddy ashdown said it "clears the way for bih to move forward decisively in securing a modern and efficient indirect tax system that meets eu requirements".
yüksek temsilci paddy ashdown, yeni yasayla "bh'nin ab şartlarını karşılayan çağdaş ve verimli bir dolaylı vergi sistemine kavuşma yönünde kararlı bir şekilde ilerleyebileceğini" söyledi.
Ultimo aggiornamento 2016-01-20
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
Attenzione: contiene formattazione HTML nascosta
"romania can be considered as a functioning market economy once the good progress made has continued decisively," according to the new ec's report.
ak'nin yeni raporunda, "kaydedilen önemli ilerleme kararlı bir şekilde sürdürüldüğü takdirde, romanya işleyen pazar ekonomisi kabul edilebilir," ifadesi yer aldı.
Ultimo aggiornamento 2016-01-20
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
Attenzione: contiene formattazione HTML nascosta
"self-determination was a lone wolf in its action of blocking the border, but it was very well accompanied by other opposition political parties in decisively rejecting the motion."
"kendi kaderini tayin hareketi sınır trafiğini durdurma eyleminde yalnız bir kurt olmasına karşın, önergeyi kararlı şekilde reddeden muhalefetteki diğer siyasi partiler kendisine çok iyi eşlik etti."
Ultimo aggiornamento 2016-01-20
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
Attenzione: contiene formattazione HTML nascosta
"it is the leaders and people of the region who will determine whether their countries, through reforms, will move decisively towards a european future, marked by increased stability and prosperity," eu enlargement commissioner olli rehn said. [getty images]
ab'nin genişlemeden sorumlu komisyon Üyesi olli rehn, "Ülkelerinin, reformlar yoluyla, istikrar ve refahın artacağı avrupalı bir geleceğe doğru kararlı bir şekilde ilerleyip ilerlemeyeceğini belirleyecek olanlar bölge liderleri ve halklarıdır." dedi. [getty images]
Ultimo aggiornamento 2016-01-20
Frequenza di utilizzo: 1
Qualità:
Attenzione: contiene formattazione HTML nascosta