Da traduttori professionisti, imprese, pagine web e archivi di traduzione disponibili gratuitamente al pubblico.
avrei voluto trattenerlo presso di me perché mi servisse in vece tua nelle catene che porto per il vangelo
müjdenin uğruna tutuklu kaldığım sürece senin yerine bana hizmet etmesi için onu yanımda alıkoymak isterdim; ama senin onayın olmadan bir şey yapmak istemedim. Öyle ki, yapacağın iyilik zorunluluktanmış gibi görünmesin, gönülden olsun.
giunto pertanto a troade per annunziare il vangelo di cristo, sebbene la porta mi fosse aperta nel signore
mesihin müjdesini yaymak amacıyla troasa geldiğimde rabbin işi için bana bir kapı açıldığı halde, kardeşim titusu orada bulamadığım için iç huzurum yoktu. bu nedenle oradakilere veda ederek makedonyaya gittim.
e anche per me, perché quando apro la bocca mi sia data una parola franca, per far conoscere il mistero del vangelo
ağzımı her açtığımda bana gerekli söz verilsin diye benim için de dua edin; öyle ki, müjdenin sırrını cesaretle bildirebileyim.
ad essi però non cedemmo, per riguardo, neppure un istante, perché la verità del vangelo continuasse a rimanere salda tra di voi
müjde gerçeği sürekli sizinle kalsın diye bir an bile onlara boyun eğip teslim olmadık.
o gente della scrittura, perché polemizzate a proposito di abramo, mentre la torâh e il vangelo sono scesi dopo di lui?
"ey kitap ehli, İbrahim konusunda ne diye çekişip tartışıyorsunuz? tevrat da, İncil de ancak ondan sonra indirilmiştir.
frattanto questo vangelo del regno sarà annunziato in tutto il mondo, perché ne sia resa testimonianza a tutte le genti; e allora verrà la fine
göksel egemenliğin bu müjdesi bütün uluslara tanıklık olmak üzere dünyanın her yerinde duyurulacak. İşte o zaman son gelecektir.
in realtà, però, non ce n'è un altro; solo che vi sono alcuni che vi turbano e vogliono sovvertire il vangelo di cristo
gerçekte başka bir müjde yoktur. ancak aklınızı karıştırıp mesihin müjdesini çarpıtmak isteyenler vardır.
gli demmo il vangelo, in cui è guida e luce, a conferma della torâh, che era scesa precedentemente: monito e direzione per i timorati.
ona, içinde hidayet ve ışık bulunan, önceki tevratı doğrulayan ve erdemliler için bir kılavuz ve öğüt olan İncil'i verdik.
di essere un ministro di gesù cristo tra i pagani, esercitando l'ufficio sacro del vangelo di dio perché i pagani divengano una oblazione gradita, santificata dallo spirito santo
ben tanrının lütfuyla uluslar yararına mesih İsanın hizmetkârı oldum. tanrının müjdesini bir kâhin olarak yaymaktayım. Öyle ki uluslar, kutsal ruhla kutsal kılınarak tanrıyı hoşnut eden bir sunu olsun.