Van professionele vertalers, bedrijven, webpagina's en gratis beschikbare vertaalbronnen.
savaşa katılmayanlardan diğer bir kısmının affı da allah'ın emrini beklemek için geri bırakılmıştır. ya kendilerini cezalandırır ya da tevbelerini kabul eder.
są i inni, którzy oczekują na rozkaz boga: albo ich ukarze, albo się ku nim zwróci.
eğer rabbinden umduğun (beklemek durumunda olduğun) bir rahmet için onların yüzlerine bakamıyorsan, hiç olmazsa kendilerine gönül alıcı bir söz söyle.
a jeśli odsuniesz się od nich, to poszukując miłosierdzia twego pana, którego się spodziewasz, powiedz im chociaż przyjemne słowo.
kendilerine doğru yolu gösteren peygamber geldiğinde insanları, iman etmekten ve rabblerinden günahlarının mağfiretini istemekten alıkoyan şey sadece geçmiş milletlerin başlarına gelen felaketlerin kendilerine de gelmesini veya ahiret azabının ansızın göz göre göre gelip çatmasını beklemek olmuştur.
i nic nie przeszkodziło ludziom, by uwierzyli, - kiedy przyszła do nich droga prosta - i by prosili swego pana o przebaczenie; chyba że ma dosięgnąć ich los dawnych przodków albo spotkać kara twarzą w twarz.
kendilerine hidayet geldikten sonra, insanları iman etmekten, rablerinden af dilemekten alıkoyan şey şundan başkası değildir: evvelkilerin yol ve yöntemlerinin kendilerine de gelmesini yahut bizzat azabın karşılarına dikilivermesini beklemek.
i nic nie przeszkodziło ludziom, by uwierzyli, - kiedy przyszła do nich droga prosta - i by prosili swego pana o przebaczenie; chyba że ma dosięgnąć ich los dawnych przodków albo spotkać kara twarzą w twarz.
(borçlu) darlık içinde ise, bir kolaylığa çıkıncaya kadar beklemek gerekir. borcu karşılıksız yardım olarak bağışlarsanız sizin için daha iyidir, bir bilseniz.
a jeśli kto jest w trudnym położeniu, to należy poczekać, aż jego sytuacja się poprawi; ale darowanie tego jako jałmużny jest dla was lepsze; żebyście tylko wiedzieli!