Från professionella översättare, företag, webbsidor och fritt tillgängliga översättningsdatabaser.
no breakthroughs were announced.
toplantıda önemli bir aÅama bildirilmedi.
Senast uppdaterad: 2012-04-07
Användningsfrekvens: 1
Kvalitet:
those were major breakthroughs.
bunlar başlıca dönüm noktalarıydı.
Senast uppdaterad: 2015-10-13
Användningsfrekvens: 1
Kvalitet:
stability pact cites breakthroughs achieved during 2005
İstikrar paktı 2005 yılında sağlanan ilerlemelere dikkat çekiyor
Senast uppdaterad: 2016-01-20
Användningsfrekvens: 1
Kvalitet:
this was one of the most brilliant breakthroughs in all of food science.
bu gıda biliminin en parlak buluşlarından biriydi.
Senast uppdaterad: 2015-10-13
Användningsfrekvens: 1
Kvalitet:
most scientific breakthroughs are nothing else than the discovery of the obvious.
bilimsel buluşların çoğu bilinenin keşfinden başka bir şey değildir.
Senast uppdaterad: 2014-02-01
Användningsfrekvens: 1
Kvalitet:
the agreement is expected to lead to breakthroughs in other disputed areas.
söz konusu anlaÅmanın diÄer tartıÅmalı bölgelerde de yeni bir çıÄırın açılmasına yol açması bekleniyor.
Senast uppdaterad: 2012-04-07
Användningsfrekvens: 1
Kvalitet:
at the time, the laboratory was the center of a number of scientific breakthroughs.
bu dönemde, cavendish laboratuvarı bütün bilimsel buluşların merkezi sayılıyordu.
Senast uppdaterad: 2016-03-03
Användningsfrekvens: 1
Kvalitet:
there are fundamental, major breakthroughs, and there are incremental refinements of those breakthroughs.
Çok önemli buluşlar vardır, ve bu önemli buluşları arttırarak geliştirmek gerekir,
Senast uppdaterad: 2015-10-13
Användningsfrekvens: 1
Kvalitet:
biot's work on the polarization of light has led to many breakthroughs in the field of optics.
biot'un ışık polarizasyonu üzerine çalışmaları optik alanında birçok devrimlere yol açmıştır.
Senast uppdaterad: 2016-03-03
Användningsfrekvens: 1
Kvalitet:
and who would have thought that scientists trying to cure malaria could come up with breakthroughs in biofuels?
ve kim sıtmayı tedavi etmeye çalışan bilim adamlarının biyo-yakıtta çığır açan bir teknolojiyi bulacağını düşünürdü?
Senast uppdaterad: 2015-10-13
Användningsfrekvens: 1
Kvalitet:
fundamental breakthroughs: very hard to predict how long it's going to take to make a fundamental breakthrough.
Önemli buluşlar ne kadar sürede oluşacağını tahmin etmek çok zordur önemli bir buluş yapmak
Senast uppdaterad: 2015-10-13
Användningsfrekvens: 1
Kvalitet:
they need to look forward to exploration; they need to look forward to colonization; they need to look forward to breakthroughs.
onların keşfetmeyi beklemeleri lazım, onların kolonileşmeyi beklemeleri lazım, onların yeni buluşları sabırsızlıkla beklemeleri lazım. onlara bu lazım.
Senast uppdaterad: 2015-10-13
Användningsfrekvens: 1
Kvalitet:
the un secretary-general's visit prompts protests, while introducing no breakthroughs in the lumbering cypriot reunification talks.
bm genel sekreterinin ziyareti protestolara yol açmakla birlikte zor durumdaki yeniden birleşme müzakerelerinde önemli bir atılım gerçekleştirmedi.
Senast uppdaterad: 2016-01-20
Användningsfrekvens: 1
Kvalitet:
czech officials, whose country currently holds the rotating eu presidency, and the european commission cited previous short-lived breakthroughs.
ab dönem başkanlığını yürüten Çek cumhuriyeti'nden yetkililer ve avrupa komisyonu gerekçe olarak daha önceki kısa ömürlü atılımları gösterdiler.
Senast uppdaterad: 2016-01-20
Användningsfrekvens: 2
Kvalitet:
sony a850 a true price-breakthrough
sony a850 fiyatta gerçek bir dönüm noktası
Senast uppdaterad: 2013-06-13
Användningsfrekvens: 1
Kvalitet: