You searched for: lamented (Engelska - Turkiska)

Mänskliga bidrag

Från professionella översättare, företag, webbsidor och fritt tillgängliga översättningsdatabaser.

Lägg till en översättning

Engelska

Turkiska

Info

Engelska

he lamented his hard fate.

Turkiska

o ,zor kaderine yas tuttu.

Senast uppdaterad: 2014-02-01
Användningsfrekvens: 1
Kvalitet:

Engelska

they lamented the death of their father.

Turkiska

onlar, babalarının ölümünün yasını tuttular.

Senast uppdaterad: 2014-02-01
Användningsfrekvens: 1
Kvalitet:

Engelska

too many candidates in the race diluted the conservative vote, he lamented.

Turkiska

hebrang, seçimlere çok fazla adayın katılmasının muhafazakâr oyları böldüğünden yakındı.

Senast uppdaterad: 2016-01-20
Användningsfrekvens: 1
Kvalitet:

Engelska

and david lamented with this lamentation over saul and over jonathan his son:

Turkiska

davut saulla oğlu yonatan için ağıt yaktı.

Senast uppdaterad: 2012-05-06
Användningsfrekvens: 1
Kvalitet:

Engelska

and the king lamented over abner, and said, died abner as a fool dieth?

Turkiska

sonra kral, avner için şu ağıtı yaktı: ‹‹avner, bir budala gibi mi ölmeliydi?

Senast uppdaterad: 2012-05-06
Användningsfrekvens: 1
Kvalitet:

Engelska

and there followed him a great company of people, and of women, which also bewailed and lamented him.

Turkiska

büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.

Senast uppdaterad: 2012-05-06
Användningsfrekvens: 1
Kvalitet:

Engelska

"this political circus has embarrassed us in italy," tuzla's sabina gogic lamented.

Turkiska

tuzla'dan sabina gogiç, "bu politika sirki bizi İtalya'da utandırdı." şeklinde şikayet ediyor.

Senast uppdaterad: 2016-01-20
Användningsfrekvens: 1
Kvalitet:

Varning: Innehåller osynlig HTML-formatering

Engelska

promising shock therapy for the economy, ordinary albanians lamented that they received "all shock and no therapy".

Turkiska

ekonomiye şok tedavi uygulanacağı sözü verilen arnavut vatandaşlar, “tüm şoku yaşadıklarını ama tedaviyi bir türlü göremediklerini” düşünüyorlardı. 1997’de uluslararası kuruluşların desteğiyle gerçekleştirilen seçimleri kazanan muhalefetteki sosyalistler de yeni bir başlangıç sözü verdiler. 2005 yılına kadar iktidarda kalan parti, kibirli tutumları ve yolsuzluklar nedeniyle geçtiğimiz yıl yenilgiye uğradı.

Senast uppdaterad: 2016-01-20
Användningsfrekvens: 1
Kvalitet:

Varning: Innehåller osynlig HTML-formatering

Engelska

a 50-year-old business man lamented to me that he feels he doesn't have colleagues anymore at work.

Turkiska

50 yaşında bir iş adamı artık iş yerinde iş arkadaşları yokmuş gibi hissettiğinden yakındı.

Senast uppdaterad: 2015-10-13
Användningsfrekvens: 1
Kvalitet:

Engelska

another current superintendent, katherine, lamented paying out-of-pocket for her building's heating fees.

Turkiska

bir başka apartman yöneticisi olan katherine, binanın yakacak giderlerini kendi cebinden ödemekten şikayet ediyor.

Senast uppdaterad: 2016-01-20
Användningsfrekvens: 1
Kvalitet:

Engelska

an albanian presidential spokesman, however, lamented greece's "hasty and unexplained decision" in the face of a peaceful protest.

Turkiska

ancak arnavutluk cumhurbaşkanlığından bir sözcü, barışçı bir protesto karşısında yunanistan'ın "telaşlı ve açıklanamayan kararı" üzerine teessüflerini bildirdi.

Senast uppdaterad: 2012-04-07
Användningsfrekvens: 1
Kvalitet:

Varning: Innehåller osynlig HTML-formatering

Engelska

he lamented the fact that "a decade and a half after the war, the vast majority of bih politicians continue to view almost every issue through a nationalist prism."

Turkiska

yetkili, "savaştan 15 yıl sonra, bh'li siyasilerin büyük çoğunluğunun neredeyse her meseleye milliyetçi perspektiften bakmaya devam etmelerinden" şikayet etti.

Senast uppdaterad: 2016-01-20
Användningsfrekvens: 2
Kvalitet:

Varning: Innehåller osynlig HTML-formatering

Engelska

and samuel died; and all the israelites were gathered together, and lamented him, and buried him in his house at ramah. and david arose, and went down to the wilderness of paran.

Turkiska

bu sırada samuel öldü. bütün İsrailliler toplanıp onun için yas tuttular. onu ramadaki evine gömdüler. bundan sonra davut maon Çölüne gitti.

Senast uppdaterad: 2012-05-06
Användningsfrekvens: 1
Kvalitet:

Engelska

now samuel was dead, and all israel had lamented him, and buried him in ramah, even in his own city. and saul had put away those that had familiar spirits, and the wizards, out of the land.

Turkiska

samuel ölmüş, bütün İsrail halkı onun için yas tutmuştu. onu kendi kenti ramada gömmüşlerdi. saul da cincilerle ruhlara danışanları ülkeden kovmuştu.

Senast uppdaterad: 2012-05-06
Användningsfrekvens: 1
Kvalitet:

Engelska

he lamented the fact that only 19 full-service marinas exist in a "very safe country with more than 5,000 islands and isles, beautiful waters and millennia of history and culture practically under every rock".

Turkiska

dernek başkanı, “5 binden fazla adası ve harika bir denizi olan, hangi taşı kaldırsanız altından bin yıllık bir tarih ve kültür fışkıran, böylesine güvenli bir ülkede” sadece 19 adet tam donanımlı marina bulunmasından büyük üzüntü duyuyor.

Senast uppdaterad: 2016-01-20
Användningsfrekvens: 1
Kvalitet:

Varning: Innehåller osynlig HTML-formatering

Få en bättre översättning med
10,262,707,207 mänskliga bidrag

Användare ber nu om hjälp:



Vi använder cookies för att förbättra din upplevelse. Genom att fortsätta besöka den här webbplatsen godkänner du vår användning av cookies. Läs mer. OK