Från professionella översättare, företag, webbsidor och fritt tillgängliga översättningsdatabaser.
stan played blaine, the main antagonist of "hot tub time machine" in march 2010.
stan mart 2010’da "hot tub zaman makinesi"’nin ana düşmanı olan blaine’i canladırdı.
because the solution seems so far in the past, i needed nothing short of a time machine to access them.
Çünkü çözüm o kadar uzak bir geçmişteydi ki ona ulaşmak için zaman makinesinden daha azı işime yaramazdı.
the bienale ''time machine -- no network'' is a contemporary art exhibit initiated by local artists.
"zaman makinesi - ağ yok" adlı bienal, yerel sanatçılar tarafından başlatılmış bir çağdaş sanat sergisi.
physicist robert forward noted that a naïve application of general relativity to quantum mechanics suggests another way to build a time machine.
fizikçi robert forward, genel göreliliğin kuantum mekaniğine sade bir uygulanmasının zaman makinesi yapmak için başka bir yol ileri sürdüğünü belirtmektedir.
and i said, "what if we built a time machine for patients, except instead of going backwards, we go forwards.
ben de şöyle düşündüm "hastalar için bir zaman makinası icat etsek, sadece geriye değil, ileriye de gidebilse...