Results for arresting translation from English to Turkish

Human contributions

From professional translators, enterprises, web pages and freely available translation repositories.

Add a translation

English

Turkish

Info

English

arresting gear

Turkish

durdurma tertibatı

Last Update: 2017-02-14
Usage Frequency: 1
Quality:

English

aircraft arresting hook wire

Turkish

uçak durdurma kanca halatı

Last Update: 2017-02-14
Usage Frequency: 1
Quality:

English

i'm not arresting tom.

Turkish

tom'u tutuklamıyorum.

Last Update: 2014-02-01
Usage Frequency: 1
Quality:

English

"they were arresting before the elections.

Turkish

elindeki birkaç adet bozuk para ve polisten aldığı pembe bir kartla setimes'a konuşan ochiage, "seçimlerden önce tutukluyorlardı.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

Warning: Contains invisible HTML formatting

English

yugoslav foreign minister says arresting mladic problematic

Turkish

yugoslav dışişleri bakanı mladiç'in yakalanmasının sorunlu olduğunu söyledi

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

English

arresting indictees is technically the job of local police.

Turkish

sanıkların yakalanması teknik olarak yerel polisin görevi.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

English

it hinges on arresting war crimes fugitive ratko mladic.

Turkish

bunun için, kaçak savaş suçları zanlısı ratko mladiç'in tutuklanması gerekiyor.

Last Update: 2012-04-07
Usage Frequency: 1
Quality:

English

full co-operation includes arresting fugitive ratko mladic.

Turkish

tam işbirliği için kaçak zanlı ratko mladiç'in yakalanması gerekiyor.

Last Update: 2012-04-07
Usage Frequency: 1
Quality:

English

djogo case could be first step in process of arresting mladic

Turkish

cogo davası mladiç'i tutuklama sürecindeki ilk adım olabilir

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

English

police began arresting those involved in the group last november.

Turkish

polis grupta yer alanları tutuklamaya geçen kasım ayında başladı.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

English

police put the pair under surveillance for three months before arresting them.

Turkish

polis ikiliyi tutuklamadan önce üç ay süreyle izledi.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 2
Quality:

English

) (brief, relevant, arresting, visuals, only for you) and:

Turkish

) (Özlü, konuyla İlgili, dikkat çekici, görsel, kişiye özel) ve:

Last Update: 2014-02-06
Usage Frequency: 1
Quality:

English

he urged the entity authorities to start arresting those indicted for war crimes.

Turkish

ashdown, taraf yetkililerini savaş suçu zanlılarını tutuklamaya başlamaya çağırdı.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

English

kostunica has continued to oppose arresting indictees, maintaining that they should instead surrender.

Turkish

kostunica ise zanlıların kendi istekleriyle teslim olması gerektiğini savunarak onları tutuklamaya karşı gelen tutumunu sürdürüyor.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 2
Quality:

English

but he warned that arresting top war crimes indictee radovan karadzic remains an essential precondition.

Turkish

ancak radovanoviç, liste başı savaş suçu zanlısı radovan karadziç'in tutuklanmasının temel ön şart olmayı sürdürdüğü yönünde de uyarıda bulundu.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

English

serbian leaders vow to meet all conditions set by brussels including arresting the remaining war crimes fugitives.

Turkish

sırp liderler, geri kalan kaçak savaş suçu zanlılarının tutuklanması da dahil olmak üzere brüksel tarafından öne sürülen bütün şartları yerine getirme sözü verdiler.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

English

he met with high representative paddy ashdown, who reiterated the vital importance of arresting war crimes suspects.

Turkish

burada yüksek temsilci passy ashdown ile yaptığı görüşmede ashdown, savaş suçu zanlılarının tutuklanmasının taşıdığı hayati önemi tekrarladı.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

English

dutch foreign minister maxime verhagen said that arresting mladic would be the best proof that serbia accepts european values.

Turkish

hollanda dışişleri bakanı maxime verhagen, mladiç’in yakalanmasının, sırbistan’ın avrupa değerlerini kabul ettiğinin en güzel kanıtı olacağını söyledi.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

English

he cautioned, however, that arresting war crimes indictee radovan karadzic remains the major precondition for pfp membership.

Turkish

ancak bakan, savaş suçu zanlısı radovan karadziç'in tutuklanmasının pfp üyeliği için başlıca önkoşul olmaya devam ettiği yönünde de uyarıda bulundu.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

English

the ec said that serbia had earned candidate status by arresting all individuals wanted by the hague tribunal, and by making progress in reforms.

Turkish

ak, sırbistan'ın lahey mahkemesi tarafından aranan bütün kişileri tutuklayarak ve reformlarda ilerleme kaydederek aday statüsünü kazandığını belirtti.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

Get a better translation with
10,256,762,403 human contributions

Users are now asking for help:



We use cookies to enhance your experience. By continuing to visit this site you agree to our use of cookies. Learn more. OK