Ask Google

Results for backsliding translation from English to Turkish

Human contributions

From professional translators, enterprises, web pages and freely available translation repositories.

Add a translation

English

Turkish

Info

English

And the LORD said unto me, The backsliding Israel hath justified herself more than treacherous Judah.

Turkish

RAB bana, ‹‹Dönek İsrail hain Yahudadan daha doğru olduğunu gösterdi›› dedi,

Last Update: 2012-05-06
Usage Frequency: 1
Quality:

English

I will heal their backsliding, I will love them freely: for mine anger is turned away from him.

Turkish

Çünkü onlara karşı öfkem dindi.

Last Update: 2012-05-06
Usage Frequency: 1
Quality:

English

For Israel slideth back as a backsliding heifer: now the LORD will feed them as a lamb in a large place.

Turkish

Şimdi RAB nasıl güder onları otlakta kuzu gibi?

Last Update: 2012-05-06
Usage Frequency: 1
Quality:

English

It is clear that the EU learned a lesson from its experience with Romania and Bulgaria, where the backsliding started before their accession.

Turkish

AB'nin, geriye gidişin katılımlarından önce başladığı Romanya ile Bulgaristan'dan iyi bir ders aldığı açık.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

English

And my people are bent to backsliding from me: though they called them to the most High, none at all would exalt him.

Turkish

Asla yüceltmeyeceğim onları.

Last Update: 2012-05-06
Usage Frequency: 1
Quality:

English

Why then is this people of Jerusalem slidden back by a perpetual backsliding? they hold fast deceit, they refuse to return.

Turkish

Geri dönmeyi reddediyorlar.

Last Update: 2012-05-06
Usage Frequency: 1
Quality:

English

Such backsliding was not what the international community -- which had judged the time ripe for closing the Office of the High Representative -- expected.

Turkish

Yüksek Temsilcilik makamını kapatma zamanının geldiğine karar veren uluslararası toplum, böyle olumsuz yönde bir dönüşüm olmasını beklemiyordu.

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

English

Return, ye backsliding children, and I will heal your backslidings. Behold, we come unto thee; for thou art the LORD our God.

Turkish

‹‹Çünkü Tanrımız RAB sensin.

Last Update: 2012-05-06
Usage Frequency: 1
Quality:

English

And if their backsliding is hard unto thee, then seek out, if thou canst, an opening into the earth or a ladder to the heaven that thou mayst bring unto them a sign.

Turkish

Eğer onların hakka sırt çevirmeleri sana pek ağır gelip de kendilerine bambaşka bir mûcize getirmen için yer altında bir geçit veya göğe çıkacak bir merdiven arama peşinde olursan, şunu bil ki: şayet Allah dileseydi onların hepsini elbette doğru yol üzerinde toplardı.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

English

And if their backsliding is hard unto thee, then seek out, if thou canst, an opening into the earth or a ladder to the heaven that thou mayst bring unto them a sign.

Turkish

Eğer onların yüz çevirmeleri sana ağır geldiyse, onlara bir ayet getirmek için yerde bir tünel açmaya veya göğe bir merdiven dayamaya gücün yetiyorsa (yap).

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

English

And if their backsliding is hard unto thee, then seek out, if thou canst, an opening into the earth or a ladder to the heaven that thou mayst bring unto them a sign.

Turkish

Eğer onların yüz çevirmesi sana ağır geldi ise, yapabilirsen yerin içine inebileceğin bir tünel ya da göğe çıkabileceğin bir merdiven ara ki onlara bir mucize getiresin!

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

English

And if their backsliding is hard unto thee, then seek out, if thou canst, an opening into the earth or a ladder to the heaven that thou mayst bring unto them a sign.

Turkish

Eğer onların yüz çevirmesi sana ağır geldiyse, haydi (yapabilirsen) yerin içine (inebileceğin) bir delik, ya da göğe (çıkaileceğin) bir merdiven ara ki onlara bir mu'cize getiresin!

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

English

And if their backsliding is hard unto thee, then seek out, if thou canst, an opening into the earth or a ladder to the heaven that thou mayst bring unto them a sign.

Turkish

Eğer onların yüz çevirmesi sana ağır geldiyse, haydi gücün yetiyorsa yerin içine (inebileceğin) bir delik, ya da göğe (çıkabileceğin) bir merdiven ara ki onlara bir mucize getiresin!

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

English

And if their backsliding is hard unto thee, then seek out, if thou canst, an opening into the earth or a ladder to the heaven that thou mayst bring unto them a sign.

Turkish

Eğer yüz çevirip gitmeleri sana ağır geldiyse, haydi gücün yetiyorsa, yerin içinde bir delik yahut gökte bir merdiven ara da onlara bir mucize getir.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

English

And if their backsliding is hard unto thee, then seek out, if thou canst, an opening into the earth or a ladder to the heaven that thou mayst bring unto them a sign.

Turkish

Onların yüz çevirmeleri sana pek ağır geliyorsa gücün yeterse yeraltında bir yurt kurmaya, yahut gökyüzüne bir merdiven dayamaya bak da onlara bir delil getir.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

English

And if their backsliding is hard unto thee, then seek out, if thou canst, an opening into the earth or a ladder to the heaven that thou mayst bring unto them a sign.

Turkish

Onların yüz çevirmesi sana ağır gelince, eğer gücün yeri delmeye veya göğe merdiven dayamağa yetmiş olsaydı, onlara bir mucize göstermek isterdin.

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

English

And if their backsliding is hard unto thee, then seek out, if thou canst, an opening into the earth or a ladder to the heaven that thou mayst bring unto them a sign.

Turkish

Yüz çevirmeleri sana ağır geldiyse, bilesin ki, yerin içine bir delik açmaya ya da göğe merdiven dayamaya gücün yetse de bir mucize ortaya koysan yine kâr etmez..

Last Update: 2014-07-03
Usage Frequency: 1
Quality:

English

Wherefore gloriest thou in the valleys, thy flowing valley, O backsliding daughter? that trusted in her treasures, saying, Who shall come unto me?

Turkish

‹Bana kim saldırabilir?› diyorsun.

Last Update: 2012-05-06
Usage Frequency: 1
Quality:

English

The LORD said also unto me in the days of Josiah the king, Hast thou seen that which backsliding Israel hath done? she is gone up upon every high mountain and under every green tree, and there hath played the harlot.

Turkish

Kral Yoşiya döneminde RAB bana, ‹‹Dönek İsrailin yaptığını gördün mü?›› dedi, ‹‹Her yüksek tepenin üzerine, her bol yapraklı ağacın altına gidip fahişelik etti.

Last Update: 2012-05-06
Usage Frequency: 1
Quality:

English

Targeted efforts to reduce corruption in former socialist countries are showing positive results, but sustained reforms are needed to prevent backsliding, according to a new World Bank report. [World Bank]

Turkish

Dünya Bankası'nın hazırladığı yeni bir rapora göre, eski sosyalist ülkelerde yolsuzluğu azaltma amaçlı çabalar olumlu sonuçlar göstermesine karşın, gerilemeyi önlemek için uzun süreli reformlara ihtiyaç duyuluyor. [Dünya Bankası]

Last Update: 2016-01-20
Usage Frequency: 1
Quality:

Get a better translation with
4,401,923,520 human contributions

Users are now asking for help:



We use cookies to enhance your experience. By continuing to visit this site you agree to our use of cookies. Learn more. OK